17 Eylül 2014 Çarşamba

Buradayım

Uzun süredir ortalarda yoktum çünkü biz yine taşındık blogcum. Her ne kadar yeni bir evin insana getirdiği o ferahlama/ hafifleme hissini ve yeni evde uyanılan o ilk sabahı çok ama çok sevsem de, sandığınızın aksine taşınmadan duramayan tipler değiliz biz.

Bahçe katını çok sevmiştik ama yaşaması biraz zor bir yer oldu bizim için. Ömer'in alerjik astımı tavan yaptı bu evde. Çocukcağızım neredeyse evde ventolin spreyi eline yapışık hale gelecek şekilde evrim geçirecekti. Sürekli düzgün nefes alabilmek için ventolin çekip duruyordu. Balkona da kediler yüzünden pek yerleşememiştik. Hep bir portatif masa, portatif sandalyeler ile portatif keyifler mekanı oldu bizim için. Ama yine de çok keyifli, mutlu bir yuva oldu orası bize.

Geçenlerde evdeki ufak bir tadilatta şeffaf silikon kullanaraktan Ömer'i dehşetli bir astım krizine soktuktan sonra ana baba olarak çocuğa bir alerji testi yaptırmaya ve tam olarak nelere alerjisi olduğunu görmeye karar verdik. Her ne kadar alerjik bilinmezlik heyecanlı olsa da adrenalin tutkumuzu (!) şimdilik Özge tek başına fazlasıyla karşılıyor. "11 yıldır aklınız neredeydi, madem alerjisi var biliyorsunuz niye neye alerjisi var görmek için bir test yaptıramadınız çocuğa?" derseniz şöyle söyleyeyim; bende dermografi var Ömer'e de bu mucizevi(?) deri özelliğimi geçirmişim. Fi tarihinde bir hastanede "dermografisi olan birine deri yoluyla alerji testi yapamayız, sizin çocuktan kan almak gerek" demişlerdi o yüzden hep erteledik.  Meğerse teknoloji ilerlemiş artık farklı bir test kiti kullanarak basit bir şekilde deri yoluyla da dermografi sahibi insanlara alerji testi yapılabilir hale gelmiş tıp. İşte çocuk şeffaf silikon yüzünden tıkanana kadar alerji testini ertelememizin tek avantajı o oldu basitçe testini yaptırdık ve de ne görelim meğer bizim oğlanın en çok alerjisinin olduğu şey kedilermiş. Sonra toz ve yabani otlar geliyor. Yabani ot konusunda bir şey diyemeyeceğim ama bahçe katında en çok bulunan şey kedi ve de toz zaten.

O yüzden yine aynı sitede hemen yan apartmanın 1. katına taşındık. Hayatımın en zor taşınması oldu o kadarını söyleyeyim.  Bir önceki taşınmamızda 2 günde evi toplayıp, taşınmış, 3 günde de yerleştirip üstüne üstlük bir de taşındığımızın 4. günü yeni evde doğum günü partisi bile yapmıştık. Üstelik o zaman Özge 2,5 aylıktı sadece. Bu seferki taşınmada o günleri hatırladıkça ağzım bir karış açıldı yeminle. Fena halde formdan düşmüşüz  biz yahu. Tam bir hafta oldu taşınalı hala daha her yer her yerde... Nasıl olacak, bu ev nasıl yerleşecek bilmiyorum bu sefer. Tabi oturup blog yazmanın da ev yerleştirmeye katkısı olmadığı bir gerçek.

Neyse anacım, ben taşındım ama okullar da açıldı. Okullu çocukların anaları için tatil sezonu açılmıştır, hayırlı uğurlu olsun. Kısa aralıklarla blog güncelleme umuduyla hepinizi öper kaçarım.

Not: Taşınma, okulların açılması, Özge derken bilgisayara fotoğraf yükleyemedim. Bu seferlik affedin, instagram fotoğrafları ile idare ediverin. Söz veriyorum bu kış yine doğru dürüst (sık sık yazan ve yazılarını resimlerle süsleyen) bi blogger olacağım.

6 yorum:

  1. Ben de tam gelip okul açıldı sen hâlâ neredesin diyecektim:-)

    Hayırlı olsun canım. Kolay gelsin hemi de:-)

    YanıtlaSil
  2. tatil sezonu iyidir:):) off taşınmak ..çok zor yahu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zor.. Hep zordu ama bu sefer daha bi zor oldu niyeyse. Yaşlanıyoruz galiba... :P

      Sil
  3. Ben de diyorum sesi cikmadi. Gelmis gecmis olsun..

    YanıtlaSil