10 Mayıs 2011 Salı

Taşınma öncesi stres bozukluğu


Taşınma günü yaklaştıkça ben de havaya girdim artık. Artık benden hayır beklemeyin arkadaşlar. Atılacakları atıp, verilecekleri bir kenara ayırıp yavaş yavaş eşyaları kolilere koymaya başladım. Dün yatak odasını elden geçiriyordum, saç düzleştiricimi buldum. Oturup tam 1 saat boyunca saçımı düzleştirmeye uğraştım. Sonuç pek fena olmadı. Ama Özgür ve çocuklar çok yadırgadılar evdeki bu düz saçlı kadını. Çocuklar gidip gelip "Anne saçın hep böyle mi kalacak?" diye sordular. Ben de biraz eğlenmek istedim "Evet çocuğum bundan sonra artık böyle saçım, biraz da böyle gitsin bakalım" diye kandırdım onları. Nıhahaha, kötüyüm ben kötüyüm.. En nihayetinde gecenin 11'inde Özgür  "Yeter artık kadın, en kısa zamanda kıvırcık saçlı karımı geri istiyorum. Ne zaman sana gözüm takılsa, evdeki bu kadın da kim diyorum kendi kendime" diyerek patladı.

Neyse taşınma olayının ruh halime etkisinden bahsediyordum devam edeyim. Özgür akşam eve gelip te beni kolilerin ortasında, darmadağınık bir evde, dümdüz saçlarımla bulunca "Eyvah eyvah, bizimki uçmuş" dedi. Gerçi "Saçlarını düzleştireceksin diye bugün kasayı işlemediysen kafanı kıracağım" da dedi ama gerçekten kasayı işlemediğimi öğrendiğinde hiç ses etmedi. O ana dek farketmemiştim garipliğimi, ama iyi geldi be blog. Yemin ederim bunu hiç planlamamıştım, herşey hayatın doğal akışı içinde gelişti. Psikozlu hallerimi bir süreliğine taşınmaya bağlayacaklarından hiç sözümü sakınmadım. Zaman zaman ileri geri konuşmalarım oldu ama hep taşınma stresine bağlayıp ses çıkarmadılar.

Mesela dün gece temiz çamaşırları dolaba yerleştirirken bir baktım, Özgür yine alttan t-shirt alacağım diye çekmecesini didikleyip bırakmış. Benim yıkayıp paklayıp, ütüleyip güzelce dizdiğim t-shirtler yumak halinde çekmecede duruyor.  En psikopat halimle gidip "Bana bak, bir daha o çekmeceyi o halde bulursam içindeki tüm t-shirtlerini yere atıp üzerlerinde tepineceğim ve de öyle bırakacağım. Bir dahaki sefere yerden alır öyle giyersin onları" dedim. İnanabiliyor musunuz; benden özür diledi! Ne yalan söyleyeyim sevdim ben bu işi.  Belki de düz saçlarım yüzünden yabancılık çekmişlerdir bilemiyorum. Ama eğer böyle devam ederse taşınma stresi bahanesiyle kendime şahane bir deşarj yolu bulmuş oldum. Eh ne diyeyim, kısaca elimden çekecekleri var.

Bu sabah kalktığımda, dün özene bezene düzleştirdiğim saçlarım tanınmaz haldeydi. Aynada kendime baktım da gerçekten psikopata benzemiştim. "Tekrar düzeltmekle uğraşacağıma yıkar kendi halinde kuruturum daha kısa sürer" dedim kendi kendime. Dolayısıyla bu sabah itibariyle yine eski kıvırcık Selen'e dönüştüm. Bu gün göreceğiz bakalım, marifet saçta mıymış, yoksa gerçekten taşınma stresine bağladıkları için mi dün bana korkuyla karışık bir itibar göstermişler anlayacağız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder