Beni daha fazla süründürmek istemeyen bilgisayarcı, acı haberi geçen hafta aniden suratıma söyleyiverdi. Bilgisayarımın kuzey çipi yanmış blogcum. Game of Thrones'u da o bilgisayarda izlememiştim ama niye böyle havalara girip "kış geliyor" diye kuzey çipini yaktı anlamış değilim... Tamir etmeye çalışmışlar ama pek ümit yokmuş. Anakartı değiştirmeye de değmezmiş, yenisini alsam daha hesaplı olurmuş. O yüzden benim emektarı gözden çıkarsam daha iyiymiş. Çok canım sıkılıyor böyle şeylere...
Elektronik cihazların ömürlerinin böyle kısa olması en fazla 3-5 senede tık diye gidivermesi çok asap bozucu. Sürekli tüketimi teşvik ediyor. "Al, al, yenisini al! Daha eski bilgisayarın geri dönüştürülemeden yenisini al ki insanoğlunun çöpleriyle, atıklarıyla içine ettiği dünyaya bir teknoloji çöpü daha kazandır." Nasıl sinirleniyorum anlatamam. Geri dönüşüm için ayırdığım ambalaj atıklarına bakıyorum bazen, yoğurt kovaları, meyve suyu ve süt kutuları, soda şişeleri, yumurta kartonları, gazete yığınları, plastik bakliyat ve gıda ambalajları... Sonu yok bunun. 4 kişilik bir aile olarak neredeyse her 2 günde bir koca bir poşet ambalaj atığı atıyoruz. Nasıl daha azaltabilirim diye düşünüp duruyorum.
İyi olan şey artık büyük alışveriş marketlerinin poşetlerinin %100 geri dönüşümlü olduğunu görmek. Son birkaç sene içinde ambalaj atıklarının yarattığı kirlilik yönünde atılmış en büyük adım bu bence. Teknosa teknolojik atıkları ve pilleri geri dönüştürmek üzere alıyor. Onları bu şekilde hallettik diyelim, sütü dışarıdan aldın, yoğurdunu da kendin yaptın, süt ve yoğurt ambalajlarından yırttın ama şampuanı, kremi, sabunu da mı kendin yapacaksın? Bahçemde tavuğum da yok ki yumurta kartonuna ihtiyacım olmadan yaşayayım! Genellikle eve asitli içecek almıyorum. Doğal maden suyu veya şeker ilavesiz, %100 doğal meyve sularını seçiyorum. Haliyle az da olsa içecek ambalajımız oluyor. Ama dondurma veya peynir kutuları beni çok rahatsız ediyor. Bazılarını üzerlerine çocukların renkli çıkartmalarından yapıştırıp, içlerine çiçek ekerek saksı olarak değerlendirdim ama hepsini de bu şekilde kullanamam ki...
Velhasıl bu ambalaj atıkları içime çok sıkıntı veriyor. Başka ne yapabilirim bu konuda? Siz neler yapıyorsunuz? Var mı yenilikçi fikirleriniz?



