8 Temmuz 2011 Cuma

Filozof


Büyüyünce filozof olmak istiyorum. Bütün gün tek yapmak istediğim okumak, okumak, düşünmek ve yine okumak. Bir lokma, bir hırka yeter bana. Yeter ki bir yerlerde bir döşeğim bir de kütüphane kartım olsun. Başka bir beklentim yok hayattan. Okuyup düşündüklerim üzerine konuşacak bir kaç ta arkadaş fena olmazdı aslında. Ne kadar kafa, o kadar farklı bakış açısı şu hayata.

Ama çok geç kaldım sanırım zira bu hayat vizyonunun hiç bir yerinde bir koca, çocuklar, yıkanması gereken çamaşırlar, bulaşıklar, tozu alınması gereken mobilyalar yok. İnsanı henüz olgunlaşmamışken ne olmak istediğine karar vermeye zorlamak aslında şu hayatta çocuklarımıza yaptığımız en büyük eziyet.

"Mühendis oldum da ne oldu?" diyorum bazen kendi kendime. Bir eczacı olsaydım ya da öğretmen, çocuklu bir kadın olarak çok daha faal bir çalışma hayatım olabilirdi. Aldığım puanla mühendislik fakültesi yerine, annelikle birlikte mesleğimi de yürütebileceğim mühendislikten başka en az 10 farklı tercih yapabilirdim. 34 yaş yeni bir kariyer seçmek için çok mu geç dersiniz?

Neden gene bu hayat sorgulama muhabbeti derseniz sebebi tatil nedeniyle evde 24 saat birbirini yiyen iki oğlan ve sabah sabah sinirlerimi zıplatan Özgür tabii ki. Niyeyse 12 yıldır yaptığım ütüye son bir haftadır kusur bulmaya başladı. Evlilikte insanın evlendiği adamı zaman zaman tanıyamaması normal biliyorum da; bir insan bu kadar mı huysuzlaşır yahu! Senelerdir yaptığım ütü işte, yeni mi aklına geldi kusur bulmak demezler mi adama? Haliyle ben de dedim. Verdiği cevabı beğenmedim o yüzden ütüsünü beğenmediği dizi dizi tişörtleri dolaptan alıp yatak odasının muhtelif köşelerine fırlattım. Yetmedi, hepsini bir yere toplayıp üstlerinde tepindim. Sinirim yine de geçmedi, ama bir nebze iyi geldi işte. Ben çocuk büyütmek, evimin kadını olmak uğruna mesleğimden vaz geçmişken zaman zaman bana ev işlerinden sorumlu kahya muamelesi yapmasına nasıl sinir oluyorum anlatamam. Şu fani dünyada çok ta umurumdaydı adamın tişörtündeki fazladan çizgi!

Peki bunca öz eleştiriye, sinir stres karışık hayat muhasebesine, çalışma özlemine rağmen bünyedeki bu üçüncü çocuk hevesi nereden kaynaklanıyor bir bilen varsa beri gelsin. Bence iyi bir dayak lazım bana.

16 yorum:

  1. Hımmm, ben de kütüphane görevlisi mi olsaydım diye düşünmüyor değilim bazen. Düşünsene bir taşla iki kuş :)

    Biz mühendis ev hanımları işlerimize kusur bulunmasından hiç hoşlanmayız azizim. Kolay mı onca sene oku, diploma al, sonra da vır vır etsinler. Yok öyle. İyi yapmışsın Selencim. Ben de yemeğime falan laf söyleyen olursa aldığım gibi masadan direk lavaboya dökerim. Bulaşmasınlar kardeşim :D

    Son konuya bi yorum yapamayacağım, gençliğine veriyorum :D Bebekli bir arkadaş bul kendine acilen canım :)

    YanıtlaSil
  2. Bence mühendislik fakültelerine kızları almasınlar olsun bitsin.Her mühendis anne çalışan yada evde oturan aynı şeyleri sorgular ömrü boyunca.Eşşek kafam annemin sözünü dinleseydimde öğretmen,eczacı,dişçi ne biliyim mühendislik harici bişiy olsaydım der..ahh ahh..ama bence geç kalmış sayılmazsınız..başlayın bir köşesinden ne olacak..Sevgiler..

    YanıtlaSil
  3. Yasim 35, yaklasik 8 yildir evliyim. Benim nacizane bazi tavsiyelerim olacak sana sanal arkadasin olarak:

    Temizlik icin bir yardimci al mumkunse, utuleri de ona yaptir.
    Evde oturmayi da, calismayi da biliyorum. Is hayati cok stresli ama evden uzaklastirmasi nedeniyle iyi de geliyor. Kendine daha cok bakiyor insan calisirken. Kendi parani kazanmak da guzel bir duygu. O yuzden is icin sansini dene derim. Eger calismak istemiyorsan bir cocuk daha iyi gelebilir. Ama mutlaka bir yardimcin olsun. "Once ben" demeye calis.
    Bir de cocuk olunca kitap okumak cok zorlasiyor. 10 ayda sadece 6 kitap okuyabildim.

    Sevgiler

    YanıtlaSil
  4. Handan, kütüphaneci olmak hiç fena fikir değilmiş hakikaten. Düşüneyim ben bunu, hazır kendime yeni bir kariyer modeli çizmeye kalkmışken :D Fakat öyle bebekli bi arkadaş nereden bulucam öyle hop diye? Hem hiç te öyle kolay kaynaşamam ben insanlarla... :(

    Anne Kraliçe, ah ah... Mühendislik fakülteleri dursun durduğu yerde ama kız evlatlarımıza akıl verecek "Çocuğum ister uçak mühendisi, ister nükleer fizikçi ol, evlenip çocuk çocuğa karışınca çocuğunu orada burada sefil etmeden çalışabileceğin bir meslek seç" diyecek gerçekçi danışman hocalar lazım memlekete. İdealistlik te bir yere kadar di mi ama?

    Vejetaryen Kedi, Benimkiler bebekken vardı bir yardımcım. Muhteşem bir kadındı. Hem evişlerinde yardım etti bana, hem çocukların yükünü hafifletti hem de bana arkadaş oldu en sıkıntılı zamanımda. Hayatta bir daha öyle birini bulamayacağım için aramıyorum bile yeni birini. Ama çocuklar büyüyünce insanın işi epey hafifliyor merak etme. Okul zamanı bazen evde tek başıma canımın sıkıldığı bile oluyor hatta. Ama yaz tatillerinde işte böyle onlar evde azıp kudurdukça bana da arada bir afakanlar basıyor işte. :)

    YanıtlaSil
  5. Ben araştırma görevlisiyim. Kitap okumama ve fikirlerimi yazmam için bana para ödüyorlar. Ayrıca haftada sadece 1 gün işe gidiyorum, geri kalan zamanımı bebeğimle geçirebiliyorum. Bilinçli tercihimdi, çok memnunum. Ama bence her işte çocuklu insanlara bu olanak sağlanmalı. Bakın: Çocuklu KADIN demiyorum, dikkatini çekerim. Kadına da erkeğe de 2şer yıl ücretsiz izin verilmeli. O zaman evde kalıp çocuk bakmak da, işe gidip çocğunu evde bırakmak da çok daha kolay gelir anneye.

    YanıtlaSil
  6. ÇokBilmiş, çok akıllıca bir tercih yapmışsın o zaman. Benim aklım bi karış havadaymış. Çocuklar yüzünden çalışmak istemeyebileceğim bir zaman olur diye hiç ama hiç düşünmemiştim. :( Ah ah şimdiki aklım olsa...

    YanıtlaSil
  7. bence sana dayak değil bebek lazım :) bir de bebekli arkadaş ki o da benim zaten fekat siz gittiniz nerdeyse başka bir şehre taşındınız!

    YanıtlaSil
  8. Öyle diyorsun demek Yasemin :) Bakalım... kısmet.. :P

    Bebekli arkadaş konusuna gelince; hiç sorma zaten çok dertliyim o konuda. Ama dur bakalım, Allah'tan ümit kesilmez, bakarsın yollarımız gene kesişir. Nerelerden nerelere geldik baksana :)

    YanıtlaSil
  9. bu kadin meslegi-erkek meslegi ayrimini oldum olasi sevmedim, burada 25-30 yaslarinda erkek hemsireler var, bayiliyorum, benim kan aldigim serviste de vardi, dogum yaptigim serviste de,, genc adamlar bebeklerin altini degistirip, kucaklarina da yatirip mama veriyorlardi,,
    kadin taksi soforleri de var,,, bir suru ornek var ama en guzeli sanirim insanlarin part time calisarak da yasayabilmeleri,, aldiklari para yetiyor onlara,, cogu anne part time calisiyor burada, yarim gun ya da haftanin birkac gunu..
    ben de hic olmazsa dil okusaydim, bir sey bilerek mezun olurdum okuldan diye hayiflanirim,,, is hayati bana hicbir zaman cazip gelmedi, hele de ofis,, :( fakat ben calismazken bana 'bari bebek yap' diyen biri vardi ki, unutamiyorum, calismamamin mazereti olarak bebek yaparsam acirim o bebege demistim, 35'imde bebeklendim, bekledim ama degdi, ben de senden guzel kivircik bir kiz bebek haberi duymak isterim,, :)

    YanıtlaSil
  10. sectigin fotografa da bayildim, yatak ve kitaplik baska biseye gerek yok,,

    YanıtlaSil
  11. Yaban, Ya bilsen ne çok aradım doğru düzgün bir part time hatta dönemsel bir iş. Çocuklar okuldayken gidip deşarj olabileceğim, çocuklar eve döndüklerindeyse yanlarında olabileceğim bir iş... Ama yok işte burada, yok :(
    Ofis ortamı beni de geriyor. Zamanında fabrika ortamında da bir plaza katında da çalışmışlığım var. Hiç bir zaman bir plaza insanı olamadım ben ama fabrikada çalışmam da çalışma saatlerinin esnekliği nedeniyle artık çocuklarla pek mümkün değil. Dolayısıyla çalışma hayatı benim için günün birinde kendi işimi kurana kadar çok uzak bir hayal. Kısmet... O zamana kadar çocuk büyütmekten başka çarem yok sanırım :P

    YanıtlaSil
  12. Fotoğrafa ben de bayıldım, görür görmez "Tamam, işte budur" dedim resmen. :)

    YanıtlaSil
  13. her iki yolu da seçmiş ,bir mühendis ve 42 yaşına gelmiş bir kadın olarak sana tavsiye falan vermeyeceğim ,seçimler bazen insanı zorlandığı yerlere getirebilir,ama muhakkak içinde de kazanılmış güzellikler taşır ,karşı tarafın beğenmemesine gelince ağzınla kuş tutsan bile kimseyi yeterince mutlu edemezsin ,bu yüzden de yaptığın herşeyi önce kendin için yap zira başkaları için yaparsan sırtının sıvazlanmasını beklerken ömrün geçer çünkü insanoğlu yapılan fedakarlığı maalesef anlamaz ...kısaca seninkilere has tutum değil bu ...muhakkak kendine ait bir saat ayırmanı ve asla bu saatten vazgeçmemeni tavsiye edebilirim ancak ,çünkü kazanımın sadece o bir saat içindedir.

    any

    YanıtlaSil
  14. Any,
    Çok doğru söylüyorsun, kimsenin sırtımızı sıvazladığı yok o yüzden kendimi paralamaktan uzun süre önce vaz geçtim ama hiç takdir görmediğin gibi mütemadiyen eleştiriye maruz kalmak arada insanı çileden çıkarıyor işte.

    Seçimler konusuna gelince mesleğim yerine çocuklarımı seçtiğim için zaman zaman kendi kendime çok eziyet ettiğim oldu, ama şimdiki aklım ve olgunluğumla ve çok büyük bir gönül rahatlığıyla diyorum ki "Yine olsa aynı şeyi yapardım" Egoma bazen yenik düşsem de kalben biliyorum ki benim için doğru olan şeyi yapmışım. Zor olmadı mı? Oldu elbet ama tadı da belki oradan geliyor :D

    Kendime vakit ayırma konusunda zaman zaman çok bencil olabiliyorum bu da uzun acılı senelerin bir sonucu ama dediğin gibi o zamanlar olmazsa beni ben yapan şeyleri tamamen unutmaktan korkuyorum.

    Sevgiler

    YanıtlaSil
  15. benim oğlum 11 yaşında ,1,5 yaşında iken ani bir kararla bırakmıştım işi ,aynı süreçlerden sizin gibi ben de geçmiştim....
    Sonra 8 yaşına geldiğinde tekrar çalışmaya başladım ,çalışma hayatına devam etmiş olsaydım iyi kariyer elde etmiş olacaktım bu gerçek ,ama oğluma ve onunla yaşadığımız diyaloglara bakınca ne kadar doğru bir şey yaptığımı daha iyi anladım ,en önemlisi sevgi ve paylaşım bence ,çalışma hayatına geri döndüğümde en büyük yardımcım da oğlum oldu ...sizin için de öyle olacak eminim...ayrıca bir mühendisin yetiştirdiği çocuk farklı oluyor,tabi 12'inin karesi nedir ,karekökü nedir sorularına hemen cevap veren anneleri olunca ....Söyle bir yorumla da karşılaşmıyor değilsiniz ,"anne bu büyük bir lüks...:)"
    sevgiler
    any

    YanıtlaSil
  16. Any,
    Hakikaten mühendis anne, çocuk için büyük bir lüks, ben de oğluna katılıyorum :D O kadar çetrefilli matematik hesaplarına daha girmedi benimkiler biri 3'e biri 4'e gidecek bu yıl. Ama zaman zaman oğlanların bozulan oyuncaklarını tamir ettiğimde ya da onların gözünde çok büyük problem olan bir şeye pratik bir çözüm getirdiğimde ben de hayran bakışlara maruz kalıyorum ve de ne yalan söyleyeyim çok hoşuma gidiyor.
    İyi bir kariyeri çocuklarımı kendi ellerimle yetiştirme lüksüne asla değişmem ama ileride "30 yaşından gün almış" bir mühendis arayan bir işyeri bulabilirsem belki fırsatı da değerlendiririm. Kısmet biraz da bu işler. :D

    YanıtlaSil