Sonracığıma işte bu google profil mi yoksa blogger profil mi kalsın diye ayarları incelerken baktım kayıtlı android cihazlarda D500 bilmem ne diye bir cihaz. Dedim bu lavuk ta kim? Benim telefonun marka ve modeliyle uzaktan yakından alakası olmayan bir kod. Kaldır kardeşim bu cihazı android cihazlarımdan diye bir seçenek vardı, seçtim ki seçmez olaydım. Bir baktım benim telefonun ekranında android iconu dansediyor. Sonrasında anacım, bu google+ zımbırtısı internet üzerinden benim telefonu komple fabrika ayarlarına döndürdü. Son 5 aydır çektiğim tüm fotoğrafları, videoları, mesajlarımı, telefon rehberimi herşeyi sildi. Kaldır dediysek sadece google accountla ilişkisini bitir dedik, telefona neden komple format atıyorsun eeyy Google?
İlk şoku atlattıktan sonra, efendime söyleyeyim bana bi soğukluk geldi. Şu teknoloji fazla kurcalamaya gelmiyor. Eğer uğraşmasaydım, akıllı telefon var nasılsa diye google plus, bloglovin, instagram, hangouts bilmem ne diye dallanıp budaklanmasaydım dertsiz başıma dert te açmayacaktım. O yüzden gıcık oldum internetten sürekli bişeyler paylaşma gayretime. Bir dedim ki komple hepsini kapatayım. İnstagram, twitter, facebook, blog mlog hepsinin koy g.tüne gitsin. (Evet aynen öyle dedim affedin, çok tepem atmıştı çünkü. 5 aylık bir fotoğraf ve video arşivinden bahsediyoruz burada) Otur oturduğun yerde, dedim kendi kendime, kitabını oku, örgünü ör, kime ne senin ne yaptığından? Valla aslında temelde hala böyle düşünüyorum ama tam olarak gemileri yakıp, ipleri kopartmaya karar veremedim. Bana engel olan ne tam bilemiyorum. Tek bildiğim yazmayı seviyorum, beni ben yapan şeylerden biri bu kesinlikle. O halde bloga ağırlık verip sosyal medyadan bir müddet uzak kalmak daha mantıklı sanki. Bakalım hayat bana bu sefer ne verecek. Ne zaman bir konuda bir plan yapsam artık kader mi desek hayat mı desek hep kendi planlarını burnuma soktu çünkü.
Neyse uzun lafın kısası blogcum teknoloji özürlüyüm bu aralar. 2014 te 23 kitap okumuşum, 2015 hedefimi 30 kitap olarak belirledim. Yılbaşı itibariyle Rüzgar Gibi Geçti'yi okumaya başladım. Boyut olarak zorluyor beni, sayfa sayısından ziyade kitabın briketimsi ebatları ergonomik zorluk yaratıyor. Elişleri konusunda daldan dala konmaya devam ediyorum. Halihazırda başlanmış ve devam eden 3-4 projem var birinden biri biterse belki paylaşırım. Benden haberler böyle işte, hayat akıp gidiyor. Özge ile yeniden büyüyorum bu aralar.