18 yıldır birlikte olup, beraber büyüyünce ister istemez Özgür'le aramızda yeni bir iletişim şekli gelişti. Bazı konuşmalarımızı duyan herhalde ya bize deli der ya da şifreli bir dil kullandığımızı falan sanır.
Bazen birbirimize saçma sapan şakalar yapıyoruz ve çocuklar anlamadığı için de sadece ikimiz gülüyoruz. Birbirimizin herhangi bir olay karşısında nasıl tepki vereceğini çok iyi bildiğimizden durumu çoğu zaman kolaylıkla avantaja çevirebiliyoruz. Mesela akşam eve gelirken fırından ekmek almasını istediğimde, telefonda bana mırın kırın ederse dramatik bir ses tonuyla "Eve ekmek getir Adam!" diyorum. Gülerek kabul ediyor ekmek almayı. Beni delirtip zıvanadan çıkarttığı anlarda "Hasta ediyorsun insanı" diye çıkışıyorum Özgür'e O da cevap veriyor; "Hasssta oluyorsun bana, di mi!". Ne kadar kızgın olsam da gülüyorum ister istemez.
Annemin "keçiayağı" denilen bir çeşit hamur kızartması var. Çocuklar ona bayılıyor. Bazen anneanneyi arayıp akşam yemeğine keçiayağı ısmarlıyorlar, böyle durumlarda ben Özgür'ü arayıp "Kodadı Keçiayağı" diyorum O anlıyor ki akşam yemeğe annemlerdeyiz. İş çıkışı oraya geliyor. Ya da bazen çocuklar beni delirttiğinde ve ben dert yanmak için Özgür'ü arayıp "Senin filanca oğlun bana şöyle şöyle yaptı" diye başladığımda "Hmm peki... Var mı acil bir şey?" diye soruyor. Ben anlıyorum ki toplantıda "Yok" deyip kapatıyorum telefonu. Kimi zaman gün içinde aradığımdaysa "Alo, Galaksi Taksi" diye açıyor telefonu, bense "Araba var mı?" diye soruyorum, çünkü telefonu öyle açtığında moralinin iyi olduğunu, toplantıda vs olmadığını hatta muhtemelen eve dönmekte olduğunu anlıyorum.
Evde bazen Özgür salonda birşeylerle meşgulken "İyi geceler" deyip yatmaya gidiyorum. Ama klasik, yatmadan önce bir sürü yapılacak şey buluyorum evde. Hepsini halledip yatmaya gittiğimde bir bakıyorum Özgür sırf beni sinir etmek için benden önce yatmış sinsi sinsi gülüyor. Basit bazı şeyler bize başka anıları ya da başka eski olayları çağrıştırıyor, karşılıklı durup bir an birbirimize bakıyoruz ve o bakışta ikimiz de aynı şeyi düşündüğümüzü anlayıp durup dururken gülmeye başlıyoruz. Çocuklar çok bozuluyorlar böyle durumlarda. Uğur zaten ergenlik provası yapıyor bu aralar, herşeyi üzerine alınmakta bir numara.
Ben bir şeylerle uğraşırken, ellerim kirli, ıslak vs iken çocuklar oyuncak legolarını getiriyorlar ayırayım diye. Ben de "Götürün, meendis bey yapsın" diye babalarına yolluyorum, meşgul de olsa "meendis" lafına çok güldüğünden yapıyor çocukların istediğini. Benimle "mahallenin geceleri çamaşır asan manyağı" diye dalga geçtiği için akşam vakti elimde çamaşır sepetiyle görür görmez korku filmlerine yaraşacak bir fon müziği çalmaya başlıyor ıslıkla. Bazen ben dalmış harıl harıl bir şey söker ya da örerken ya da elimdeki sudokuya kafa patlatırken "Kahve yap Kadın!" diye takılıyor bana ben de gülüp kahve yapmaya gidiyorum çünkü biliyorum ki "Kahve yap ta şöyle karşılıklı bir keyif yapalım" anlamına geliyor bu. Bazen ben evde sinirlenip ev ahalisine bağırıp çağırdığımda Özgür başlıyor "Evdeki ses, evdeki ses. Kes! Stres yaratma" diye Manga'nın şarkısını söylemeye. Hiçbir şey bulamazsak birbirimize sataşacak, şokellalı ekmek yerken birbirimize hülyalı hülyalı gülümsüyoruz. Dişleri kaplamış şokellayla pek eğlenceli oluyor.
Geçenlerde kendisinin karşı yakada işi olduğu için Bağkur ve vergi borçlarımı taksitlendirmek için beni aynı zamanda en yakın arkadaşı olan ortağıyla Bağkur'a gönderdi. Dönüşte taksitlendirdiğimiz toplam borç miktarını öğrendiğinde adamcağıza benim için "Gelirken O'nu at bir yerde bi çukura, çok pahalıya patlıyor artık bana" demiş....
Geçenlerde kendisinin karşı yakada işi olduğu için Bağkur ve vergi borçlarımı taksitlendirmek için beni aynı zamanda en yakın arkadaşı olan ortağıyla Bağkur'a gönderdi. Dönüşte taksitlendirdiğimiz toplam borç miktarını öğrendiğinde adamcağıza benim için "Gelirken O'nu at bir yerde bi çukura, çok pahalıya patlıyor artık bana" demiş....
Kısaca bizim evliliğimiz anne babalarımızdan gördüğümüz resmiyet sınırlarına hiç uğramıyor. Ya belli bir süreyi birlikte geçirince insan birbirini daha iyi tanıyor ve çocuklar da büyüdüyse evlilikteki eğlenceli yanları yeniden görmeye başlıyor ya da biz gerçekten suyunu çıkardık bu işin.
