Kitap okuyorum, 2014 başında bu sene için kendime 20 kitap hedefi koymuştum. Şu anda 19. kitabı okuyorum ve ne yalan söyleyeyim biri 2 yaşından küçük bir bebek olmak üzere, 3 çocuk anası olarak senede 20 kitabı okuyabilmeyi şu aşamada kendim için büyük bir başarı olarak görüyorum. Kitaplığa da ek yaptığımız için artık yeni kitap almaktan korkmuyorum.
Başka neler yapıyorum? Elbette hala azimle bir şeyler örmeye çalışıyorum. Yaklaşık 1,5 aydır şu şalı örmeye uğraşıyorum ki arada iki tane yastık kılıfı ördüm bitirdim. Yavaş ilerliyor ama ilerliyor işte. Bazı işlerde süreç sonuçtan daha tatmin edici olabiliyor...
Balkonu kapattık, çiçekleri düzenledik, kendimize keyif mekanı yarattık, kış günü şahane balkon keyfi yapıyoruz valla. Özgür de çok radikal bir karar alıp iş hayatını yavaşlatma yoluna girdi. Gereken temel ayarlamaları yaptı, yılbaşı itibariyle yeni çalışma şekline tam geçiş yapacak inşallah. Seneler sonra ilk defa karşılıklı kitap okuyoruz, uzun uzun konuşuyoruz. O kadar çok ve yoğun çalışıyordu ki senelerdir artık bunlara vakit bulabilmek bile bizim için çok büyük değişiklik. Biraz onun tadını çıkarmaya çalışıyoruz.
Blog sayesinde tanıştığım muhteşem insanlar var. Buralara uğramıyorum belki ama onlarla artık blog dışına taşan ilişkim var. Gerçek hayatta hiç görüşemezsem bile sürekli mesajlaşıp yazıştıklarım, artık hayatımda olmazsa olmaz dediklerim var. Mesela Arzu onlardan biri. O Almanya'da ben İstanbul'da ama illa ki her gün iki çift laf ediyoruz. Kah kitap kulübü yapıp aynı anda aynı kitapları okuyup konuşuyoruz tartışıyoruz. Kah birbirimize kitap, dizi veya websitesi önerisi veriyoruz. Yeni projeler üretip paylaşıyoruz. Genelde o üreten bense şaşan taraf oluyorum ama olsun müthiş eğleniyoruz.
Evren, Gülşen ve yine Arzu ile facebook'ta bir de Bezsiz Bebek grubumuz var. Sonradan Hindistan'da yaşayan Birsen de katıldı aramıza. Yaklaşık iki senedir Tuvalet iletişimi konusunda insanlara yardımcı olmaya çalışıyoruz. Hepimiz dünyanın farklı köşelerinde yaşarken bu grup yüzünden/sayesinde akşamları internet üzerinden hararetli tartışmalar, muhabbetler yaptık. Gün geldi birbirimizi tanıdık, gün geldi dedikodu yaptık, güldük, kızdık, yazıştık... Yine çok ama çok eğlendik, eğleniyoruz.
Sonra Hindiba var ara ara yaşamıma dokunup muhteşem etkiler yapan. Yüzünü bile görmediği bu kadına ta Almanya'lardan bebek hediyesi yollayan kocaman yürekli kadın... Onun sayesinde hayatıma katılan diğer güzel kalpli insanları sayamam bile o kadar çoklar ki.. Kimiyle gerçek hayatta buluşup kaynaştık, kimiyle komşu çıktık, kimine akıl danıştım ve çok güzel öğütler aldım.
Handan'ım sosyal medyaya uzak kaldığı için biraz ayrı düştük ama ta İzmir yıllarında blog yazdığım dönemden beridir kalbimde yeri ayrıdır. Yine tanışıklığımız öyle eskiye dayanan Yasemin ve instagramda görüşüp yazıştığım, zaman zaman mailleştiğim diğer bloggerlar ile hayatıma şimdilik blogtan biraz uzak ama yine de bağımlı bir şekilde devam ediyorum. Bu güzel insanları hayatıma kattığı için kopamam elbet buralardan ama şimdilik biraz ayran içtik ayrı düştük işte. Geçer...











