13 Ocak 2012 Cuma

Şapka

 

Bu aralar öyle saçma sapan şeylerle uğraşıyorum ki, neler yapıyorsun diyen olsa vallahi söyleyecek bir şeyim yok. Havaların soğumasıyla çocukları okula götürüp getirirken kafam üşümeye başladı. Montun kapşonu var ama kapşonu kapatınca gözlerim de kapanıyor. Çok ciddi soğuk veya yağmur durumları haricinde kapşonu kullanmıyorum. Öyle olunca da kuru ayazda kafam bir üşüyor bir üşüyor sormayın. Demek ki neymiş, kabarık saç yeterince ısı izolasyonu sağlamıyormuş. Haliyle, örgü manyağı bir insan da olarak, kendime bir şapka öreyim dedim. Ama bere gibi dar, kafaya tam oturan bir şey ben kullanamıyorum. Kıvırcık saçlı olanlar bilirler, bere taktınız mı saçın tüm kıvırcığı ve kabarıklığı gider, bereyi takıp çıkarırken de saçlarınız iyice elektriklenir sonuçta kafam üşümesin derken, ortada elektrik çarpmış gibi gezer durursunuz. Üniversite yıllarımda bunu iyice deneyip test etmiş ve de kıvırıcık saçlı olduğum sürece bir daha bere kullanmamaya yemin etmiştim. O yüzden öreceğim şapka bol bir şey olsun, sadece alın kısmı kafaya otursun, üstü geniş olunca saçları kafama yapıştırmaz, takıp çıkarırken de bukleleri bozmayacağı için elektriklendirmez saçımı diye düşündüm. Ama işte bundan sonrası bulanık.

İlk önce örgü olsun, tığla uğraşmayayım, kalın şişle haldır haldır örüp biran önce takayım dedim. Gel gör ki istediğim gibi basit ama şık bir model bulamadım şişle örülen.  Ben kendi modelimi yaratayım dedim. Kendimi ne sanıyosam artık... Sanırsın içimde bir yerlerde bir Derya Baykal saklı. Ortaya çıkmak için tam da bu günü bekliyordu. Sen kim, örgü model yaratmak kim?  Neyse, gafil ben, başladım örmeye. Üstü geniş olsun diye lastikten sonra arttırdım arttırdım sonuçta öyle geniş oldu ki ör ör ör içime fenalık geldi. Bırak bitirmeyi, bir sıra gidip gelmek bile öyle uzun sürmeye başladı ki attım elimden bir kenara. 

Bu arada gidiyorum geliyorum okulda hep insanların kafasına, şapkalarına bakıp duruyorum. Manyak gibiyim. Dönüp dönüp insanların şapkalarına bakan, nasıl örülmüş olabileceğini anlamaya çalışan biri olarak ortalarda geziniyorum. Evdeki yün dergilerini döktüm ortaya. Hepsine tek tek baktım. İnternetten sürekli şapka modelleri inceliyorum. Bir şapka yüzünden aklını kaçırmış gibi dolanıyorum ortada.  Eve geliyorum şapka örmek istiyorum ama modeline karar veremediğim için oturup o sinirle aylardır elimde sürünen battaniyeyi harıl harıl örüyorum. Diğer bir köşede şişle başlayıp örerken kontrolden çıkan şapka denemem duruyor falan, böyle saçma bir haldeyim yani.

En sonunda pes ettim, "tamam" dedim "madem öyle, tığla yapayım". "Ben zaten şişle yaprak motifli bir şapka örüp sonra da onu takacak insan değilim. Basit, şık ama işlevsel bir şey istiyorum. Sıkiğne ile başlayayım, genişlete genişlete kafama uydurur sonra da lastik kısmında daraltır kafama oturturum" dedim. Özgür'ün atkısından kalan siyah ipi buldum evde. "Altı üstü bir şapka öreceğim, yeter herhalde" deyip başladım onunla örmeye. Epeyce büyüttüm ama kafamı kaplayacak kadar olamadan bir baktım ip bitti. Sinirden kudurdum tabi. Yeniden aldım elime battaniyeyi. Harıl harıl battaniye örüyorum diğer yanda leşlerime bir de tencere altlığı yerine de kullanılabilecek, sıkiğneden yapılmış yuvarlak bir parça eklendi.

Bu hafta şapka örmeye karar vermemin üzerinden yaklaşık 10 gün geçti sanırım. Ben evde tüm bu sinir harbini yaşar kendi kendime işkence ederken ses çıkarmayan Özgür, en nihayet dün sabah patladı. Evden çıkarken bana şaka yollu, "Şu evi topla kadın! Her tarafa örgülerin saçılmış yine..." dedi. Adamı işe gönderdim bir de baktım ki salon gerçekten savaş yerine dönmüş. Çocukların dağınıklığı bir yana ,salonun her tarafı şapka diye başlayıp beceremeyip fırlatıp attığım örgü denemeleriyle ve de kendimi vurduğum battaniye motifleriyle dolmuş. Güldüm kendi kendime. Önce evi topladım, Sonra arayıp tarayıp bir tane gri yün buldum. Sıkiğneden bu sefer gri ile örmeye başladım şapkamı. Bakalım, 2 hafta oldu daha bir şapka örmeyi başaramadım. Korkarım bu gidişle ben şapkayı bitirdiğimde kış bitecek.

Video ne alaka derseniz, elalem nereleri örgüyle donatıyo ben bi kafayı örtemedim diye asabiyet yaptım kendi kendime, ondan.

6 yorum:

  1. Video inanilmaz! Buna ancak sapka cikartilir :) Sapka takacagin gunlerin yakin olur umarim :) Kolay gelsin!

    YanıtlaSil
  2. Cok güldüm valla...benimde bodrumdaki leslerimin arasinda asiri artirma sonucu kafamda yüzen bir berem var..5sis örüldü..kafamda ödünc verilmis gibi durdugundan giyemiyorum..;) sökmediydim...sana ben onu yolluyim;) senin saclarini tutmaya yarar..
    Mavi tonlarda..akilli iplerle...

    YanıtlaSil
  3. Bak sana ne buldum..
    Belki isine yarar.. Benimtakip ettigim bir bloag yeni yayinlamis..iyi olacak hastanin doktoru ayagina mi gelirmis?;))))
    http://zarifce.blogspot.com/2012/01/ebruli-bere.html

    YanıtlaSil
  4. Ben tchibodan aldığım şeyi kullanıyorum, saç bantı oluyor, sac tokası oluyor, şapka oluyor, hatta iş yaparken yemeni gibi saçlarımı tutuyor. Yok bitmedi boynuma takınca atkı yerine geçiyor. En önemlisi de penye olduğundan benim gibi kaşıntılı birisi kolayca kullanıyor :)

    YanıtlaSil
  5. Evren, sağolasın. Videoyu çok beğenmiştim ben de. Şapkam olsa da ben de şapka çıkarabilsem... :P

    Nar Çiçeği, ben iki şişle sapıttım 5 şişle nasıl ördün onu? Saçım kabarık dediysem o kadar da olmayabilir... :D verdiğin linke baktım. Bu da güzel bir fikir olabilir. Benim sıkiğne denemem de başarısızlıkla sonuçlanırsa bunu denerim artık.. :P

    Handancım, o neymiş öyle İsviçre çakısı gibi? :D Ağzım açık kaldı resmen. Tam bana göre birşey olabilir işlevsellik açısından.. Hangi Tchibo'dan aldın sen onu bakiim? Ben hiç öyle bir şeye rast gelmedim.

    YanıtlaSil
  6. Şu anda satışta değil, görünce haber veririm ben sana :)

    YanıtlaSil