29 Kasım 2015 Pazar

Pişt!



Bu aralar benim mottom bu, çayını iç, kitabını oku, gerisini fazla düşünme. Kendi fanusumu yarattım, kitaplar, yünler ve pişirdiğim ekmekler arasında geçiyor günlerim. Geçirmeye çalışıyorum daha doğrusu. Yazmak istiyorum, hatta bazen çok heves ediyorum, yazıp yazıp taslak olarak kaydediyorum ama sonradan okuyunca beğenmiyorum. Ülke gündeminden bunaldıkça ruh halim yazdıklarıma yansıyor. Hissettiklerimi, düşüncelerimi, endişelerimi yazıp kimsenin içini karartmak istemiyorum. İstiyorum ki yine yazdıklarımı okuyanlar gülsün, çok kısa bir anlığına da olsa günlük dertleri unutsunlar. En büyük marifet şu fani dünyada insanların yüzüne bir gülücük kondurabilmek, birazcık neşe ve ümit verebilmek. Ama bilmiyorum ki nasıl olacak... Hem hala okuyan var mı ki burayı? ;)

11 yorum:

  1. Var tabiki...
    Sen yaz yeterki iyi, kötü...
    Paylaşırız hissettiklerimizi :)
    Hoşgeldin...

    YanıtlaSil
  2. E, ben de varim ya? Her mecrada takipte :)

    YanıtlaSil










  3. Okudum, sevdim. Yine gelirim :)


    YanıtlaSil
  4. Bayadir yazmamissin buraya.. Toplu okuma yapmaya geldiydim. 😊☺ tembel olma bacim.. yaz birseyler.. 😊

    YanıtlaSil
  5. Handancım dedi ki instagramın büyülü dünyasına takıldı bir seslenelim :)
    Cümle düşük oldu ama olsun :)
    Cümle kurma potansiyelim düşük benim bugün...
    Blogunu unutma :)

    YanıtlaSil
  6. bende varım ! Üstelik yeni geldim.Lütfen yazmaya devam et

    YanıtlaSil
  7. bende de durum biraz bu. Diyorum ki "mel, siyasetin s sin bile anma blog yazarken. Burası senin keyif sayfan. İnsanları da bunaltma." Ama bir bakıyorum çoğu zaman, bir kelime bile olsa dahil oluveriyor içeriğe. Fark edince silip atıyorum, sonrası sil baştan.

    YanıtlaSil