Uzun süredir Özgür "oram ağrıyo, buram ağrıyo" diye evde gezdiğinden geçen hafta hep hastanelerde, tahlil ve tetkiklerle geçti. Sülalece hepimizin yüreğini ağzına getirdikten, bir ton para verip kurcalanmadık yeri, filmini çektirmediği organı kalmadıktan sonra pazartesi öğleden sonra ortaya çıktı ki tıbbi olarak ciddi bir sorunu yokmuş. Allah'a çok şükür. Hatta bir kaç sene öncesine göre daha sağlıklıymış. :P Öyle ya ciddi boyutta karaciğer yağlanması, yüksek kolesterolü ve uyku apnesi vardı ama geçen yaz yaklaşık 10 kilo falan verince hepsi düzelme noktasına gelmiş.
Bütün sıkıntılarının tek kaynağı bence stres, ama tabi ki bir doktorluk diplomam olmayınca beni bu konuda kaale almamasını anlayışla karşılıyorum. Neyse adam zaten çok evhamlı, pimpirikli biri. Aşırı mükemmeliyetçi, yaptığı hiç bir işte bir hata bir noksan olmaz. İş konusunda herşeyi problem eder, bir konu üzerine en az 3-4 farklı olasılık üzerinden çözüm yolu düşünür, acaip planlı programlıdır. Bir insan bir konuda bu kadar ince eleyip sık dokursa mutlaka bir hata bulur elbet. Benim yapmamı istediği şeylerde de sürekli "Onu aradın mı, bunu gönderdin mi, şunu sordun mu? ..." diye verdiği her işi en ince noktasına kadar takip eder ve illa ki bir eksik bulur. Patron olarak Özgür tam anlamıyla çekilmez bir adamdır.
"Bir saattir Özgür'ü anlatıyor, konuyu bu tığ motiflerine nasıl bağlayacak?" diye merak ediyorsunuz tabi. :) Şöyle ki; ben tamamen zıddıyım Özgür'ün. Çok uzun vadeli planlar yapmam, işlerimi organize etmek üzerine çok uğraşmam. Rahat bir yapım var. Herşeyi çok kafama takmam, hayatta bazı şeyleri oluruna bırakırım. Aklıma eseni aklıma estiği zaman yaparım. İşte bu motifler de dün gece can sıkıntısından yünleri eşelerken birdenbire ortaya çıktı. Anaokuluna giderken Ömer'e bu çapraz çizgili atıkıyı örmüştüm. Ama bu kadar renkli olunca ipleri yandan yürütemeyip mecburen kesmiştim. Kullanılıp yıkandıkça kesilen ipler dışarı çıkmaya ve çirkin görünmeye başladı. O yüzden başka bir şekilde değerlendirmek istiyordum. Yine aynı iplerle bu sefer tığla düz bir atkı öreyim dedim ama büyüyen oğlanlara bu kadar rengarenk bir şeyi yakıştıramadığım için duruyordu bir kenarda. Dün gece, bunca kısa, bölük pörçük iple ancak motif yapılır deyip başladım örmeye. Durdurabilene aşkolsun. Dün geceden beri motif yapıp duruyorum. Bu gidişle altıgen motifli bir battaniye veya yastık kılıf olacak sanırım. Yine akışına bıraktım, bakalım zaman ne gösterecek, sonu nereye varacak.. :P
:))) eh bağlaman fena değildi
YanıtlaSilBayiliyorum bu motiflere ben. Soyle aralari da krem rengi olan bir battaniye yapabilirsin mesela. Altina da duz acik-tercihen yine krem rengi- renkten bir astar. Koltugun ustunde durur. Hem dekoratif hem de islevsel :)
YanıtlaSilTria, di mi? :) Son anda çevirdim :P
YanıtlaSilPınar, ben de tam düşünüyordum aralarını açık renkle mi koyuyla mı yapayım diye senin yorum geldi. Üstüne küçük oğlan da illa açık renk olması gerektiğinde ısrar edince benim gidip krem rengi ip almam şart oldu sanırım :)
Çarşamba günü Tchibo'da sana dediğim saç bantları yeniden çıkacakmış Selencim, haber vereyim dedim.
YanıtlaSilÖrtü bitince çok güzel duracak, ellerine sağlık :)
Yorumunu görür görmez baktım internet sitesinden, hemen alacağım Handan, sağolasın :)
YanıtlaSil