30 Mart 2012 Cuma

Nereye varacak bunun sonu?

Bazen çocuklarıma bakıyorum ve kendi çocukluğumu hatırlıyorum. Ben onlar kadarken daha renkli televizyonlar yeni yeni çıkıyordu. Okula gitmeden önce radyodan "arkası yarın" ları dinler, tek bir televizyon kanalının yayına başlaması için akşamüstünü beklerdik. Anneannemlerle telefonda konuşabilmek için isteğimizi santrale bildirmemiz gerekirdi ki bir kaç saatte şehirlerarası telefon anca bağlanırdı. Biz de genelde mektup yazardık. Yeni yıl veya bayramlarda eşe dosta kart atardık. Kuzenlerimle, arkadaşlarımla senelerce mektuplaştım ben. Ödevlerimizi kağıda basılı ansiklopedilerden araştırır bulur, dolmakalemle, ellerimizle yazardık. Dolabın dibinde bir yerlerde hala üniversitede kullandığım Sony Walkman'im taş gibi duruyor ama orada dinleyebildiğim tüm, ama gerçekten bütün şarkıları o walkman'in 10'da biri boyutlarında bir mp3 çalarla her yere cebimde götürebiliyorum. Bizim düğün videomuz bile VHS video kasetinde ama çocuklarımın doğum ve çocukluk videoları dijital el kamerasıyla çekilmiş mini dv'lerde kayıtlı. Aradaki farkı düşünebiliyor musunuz?

Çocuklarım doğduğundan beri evde cep telefonu, bilgisayar ve 24 saat internet bağlantısı var. Benim onlar kadarken haberdar bile olmadığım şeyleri onlar şimdiden biliyorlar. Benim çocukluğumda ancak bilim kurgu filmlerinde görebileceğim şeylere onlar doğduklarından beri şahit oluyorlar. Çocukluğu bırak, bana üniversitedeyken bile "gün gelecek evindeki televizyonunla internete bağlanıp, websitelerinde gezineceksin" veya "gün gelecek cep telefonuyla fotoğraf ve video çekmekten tut alışveriş veya internete bağlanmaya kadar yapamayacağın şey kalmayacak" deselerdi, "yok artık!" derdim. Halen daha bluetoothla dosya transferine aklı ermeyen bir insan olarak bu hızlı değişime ben inanmakta çok zorlanıyorum.

Çocuklar bazen öyle cümleler kuruyorlar ki ağzım açık kalıyor. Büyük oğlum "Ters psikoloji bende işe yaramıyor biliyorsun anne" diyor mesela. Ya da küçük oğlan gelip, "Anne akşam yemeğini yemek sepeti'nden söyle, parti yapalım bu akşam" diyor, veya ellerinde bir web adresiyle gelip "Anne şuraya bi bakalım, Assasin's Creed tişörtleri satıyorlarmış "  diyorlar. Böyle zamanlarda çocuk olan benmişim gibi hissediyorum. Onların yaşındaki kendimi düşünüyorum ve gelecekte çocuklarımın nasıl insanlar olabileceğini, nasıl bir dünyada yaşayacaklarını hayal etmeye çalışıyorum, başaramıyorum... Bu iki kuşak arasında böyle bir  uçurum varken bunun ileride nasıl etkileri olacak diye çok endişeleniyorum bazen.


İtalyan Corriere della Sera gazetesinde çıkan habere göre, merkezi Çek Cumhuriyeti'nde bulunan güvenlik yazılımı üreticisi AVG, çocuklar ve teknoloji arasındaki ilişkiyi ortaya koymak için çocuklarının yaşları 2 ile 5 arasında değişen 2 bin 200 anneyle anket yaptı. Dünyanın en gelişmiş ülkelerini kapsayan araştırmada, annelere çocuklarının alışkanlıklarıyla ilgili sorular yöneltildi. Ankete verilen yanıtlar, bu yaş aralığındaki çocukların yüzde 58'inin bilgisayar oyunlarıyla oynayabildiğini, bisiklete binebilen çocukların oranının ise yüzde 52 olduğunu gösterdi. Araştırmaya göre, yüzde 77'si yapboz yapmayı başaran çocuklar arasında en yaygın diğer yetenekler ise yüzde 69'la mouse kullanabilmek ve yüzde 63'le bilgisayarı açıp kapatabilmek. Bu yaştaki çocuklara ev adresleri sorulduğunda ise doğru yanıt verebileceklerin oranı sadece yüzde 37'de kaldı. Ankete göre, çocukların yüzde 28'i cep telefonundan arama yapabiliyor, yüzde 25'i internete girebiliyor, yüzde 19'u dokunmatik ekrandaki bir uygulamayla oynayabiliyor, ancak yine sadece yüzde 11'i ayakkabısını bağlamayı becerebiliyor. 

8 yorum:

  1. Ayakkabı bağlama demesinler bana :)

    YanıtlaSil
  2. Cok haklisin selencim. Hersey cok farkli..

    YanıtlaSil
  3. Handan, alemsin :)

    Nar Çiçeği, ne diyim... Hayır olsun inşallah bu farklılık...

    YanıtlaSil
  4. selen başka bi yerde okuyunca daha çok farkına variyormuşsun gerçekten şimdi düşününce benim oğluşlardan biride mesela dokunmatik telefonda isteği oyunu açıp oynayıp sonra başkasını açabiliyor ben bunu görünce çok şaşırmıştım çünkü hala ben elimi başka bir yere kaydırmadan açamıyorum :))bide çok değil 10 yıl aramız olan kardeşim bile inanmıyorum siz okurken cep telefonu yokmuydu diye tepki verebiliyor .

    YanıtlaSil
  5. Tria, o dokunmatik ekranlı cep telefonlarını ben de kullanamıyorum. Uğraşmak istemiyorum açıkçası. Telefondan beklentim sadece arama yapmak ve de acil durumlarda fotoğraf çekmesi olduğu için sanırım. Benim oğlanlar harçlıklarını biriktirip PSP aldılar harala gürele bir oynuyorlar gör ama ben kullanamıyorum aleti düşün artık, nasıl bir mühendis anneyim ben böyle? Rezalet...

    Ya bu arada profilinde görünmüyor hiç birşey ama varsa bir blogun okumayı çok isterim, mail atsana bana... :D

    YanıtlaSil
  6. selencim bi blogum var ama daha çok günlük tarzında bunu yaptılar şunu yediler modu:))ayarlardan pek anlamıyorum ama sana açmaya çalışayım yapamazsam senden yardım alırım artık

    YanıtlaSil
  7. mailine davetiye attım olmuşmu bakarsın :))

    YanıtlaSil
  8. Girdim, çok az bakabildim bloguna onda bile yanlış çocuğun altını değiştirmeye çalışmana çok güldüm :D ama davetiye bir defalık geçerliymiş :( tekrar giremiyorum
    Davetiyede 30 gün boyunca misafir olarak görebilirsiniz diyo halbuki...

    YanıtlaSil