Bundan başka, son iki haftadır Uğur'un proje ödeviyle uğraşıyorduk. Gene gidip almış vücut parçaları veya vücudun işleyişiyle ilgili bir ödev. Bu seferkinin konusu kan dolaşımıydı. Uzun süredir balon, serum hortumu, izole bant ve gıda boyalarıyla ufak çapta bir küçük kan dolaşımı maketi yapmaya uğraşıyorduk. Renkli su dolu balonları serum hortumlarının ucuna bağlayıp su akıtmamalarını sağlayabilmek epey zor oldu. Gıda boyalarıyla mutfakta boyanmadık yer kalmadı. Bir defasında balon patladı, başka bir seferde maketi yapıştıracağımız kartona adam şekli çizmeye çalışıp beceremeyince koca bir kartonu atmak zorunda kaldık. Sonunda güzel bir şey yapıp vermeyi başardık. 100 almışız. Almışız diyorum evet, çünkü şahsen ben Uğur'dan daha çok uğraştım o ödev için. Tüm bu süre boyunca tabi "Niye yanardağ gibi daha basit bir şey almadın sanki? Kan dolaşımı olmak zorunda mıydı?" diye çocuğun kafasını yedim. Bayılıyor vücudumuzla ilgili ödevlere. Yok iskelet maketi, yok çiğ tavuğun kemiklerinin incelenmesi derken, şimdi de bu kan dolaşımı olayı, kafaya takmış durumda resmen. Doktor mu olacak nedir? Bizse boşuna bilirkişi hocamızla görüşmeye, eski okulumuza giderken, belki birşeyler bulaşır, gaza gelir diye bu çocuğu da yanımızda sürüklüyoruz.
100 puan için ikinizi de tebrik ederim:)
YanıtlaSilBen bu sene Metehan'a dedim ki: Fenden ödev alırsan seni vururum.(Ay ne mükemmel bir anne örneğiyim:)
YanıtlaSilŞimdi güzel güzel İngilizce kitabımızı okuyoruz :D
Fadiş, sağol, teşekkür ederiz. Çok çalıştık bunu hak etmek için :P
YanıtlaSilHandan, eh haklısın ama :D Bir dahaki sene ben de böyle tehdit edeyim bari yetti canıma yahu.