Neyse, ne diyordum ben? Hah... sahil kasabası... İşin özü; Özgür'e afakanlar bastı iyice, hem işinden, hem büyük şehirden hem de iş sebebiyle uğraşmak zorunda kaldığı insanlar yüzünden kafayı yeme noktasına geldi. Adama hak vermemek elde değil, bunca zamandır ekmek parası diye katlanıyordu her şeye ama nihayet onun da içine fenalıklar geldi bu çalışma temposundan. Benimse canıma minnet, hep hayalini kurduğum şeydir; şöyle her yere yürüyerek veya bisikletle gidebileceğim kadar küçük bir yerde oturayım, pazardan taze sebze meyvemi alayım, yakınlarda bir yerden taze yumurta günlük süt temin edebileyim, minik bir bahçem olsun kah sebze kah çiçek dikeyim, içinde tavuk gibi eşineyim, bir balkonum veya terasım olsun akşam üzeri gün batarken çay keyfi yapayım... Velhasıl nihayet benim adamı da bu kıvama getirmişim demek ki bana;
- Selen artık yeni bir yol çizelim. Ben bu şekilde çalışmaya ve bu şehirde yaşamaya devam edemeyeceğim. Sen aza kanaat eder misin? İşlerimi toparlayayım sonra alıp başımızı gidelim buralardan ne dersin? dedi
Bir an için oruç adamın başına vurdu sandım ama ciddiymiş meğer. Nasıl mutlu oldum bilemezsiniz. "Çok bile dayandın" dedim. Gerçi bu işlerini toparlama durumu herhalde 2015 yılını bulacak ama en azından önümüzde tarih olarak bir hedef var artık. Şimdilik araştırma aşamasındayız. Henüz yer konusunda tam karar vermiş sayılmayız ama Özgür iş te değiştirmek istediği için yaşayacağımız yerde ne ile geçineceğimiz mevzusu daha büyük bir muamma şu an... En komik muhabbet te hep bu konu üzerinde dönüyor.
Ben eğer sahil kasabası olacaksa turizm olabilir, küçük bir pansiyon veya bir butik otel açabiliriz demiştim bir fikir olsun diye. Sonuçta kendimiz kalmayacağımız bir yerde kimseyi yatırmayacağımıza göre bu konuda nispeten başarılı olabiliriz diye düşünmüştüm. Sonra hep bu konu üzerine araştırma yaptık geçen akşam Özgür gelmiş, "Hani biz ekip biçmek istiyorduk, küçük bir çiftlik kuralım, çiftçi olalım diyorduk önceden, neden bu fikirden vaz geçtik?" dedi. Ben de "Özgür ekip biçelim ama bizim etimiz ne budumuz ne? Çiftçilikten nasıl geçiniriz, hiç bir tecrübemiz ve bilgimiz yok bu konuda, kendimiz yiyeceğimiz kadar eker deneriz, görürüz ama bununla geçinebilecek kadar konuya hakim değiliz ki..." dedim. "Çiftçilerin de durumu ortada, hem ne ekeceğiz ki 3 tane çocuk okutup rahat rahat geçinebilelim?" Durdu düşündü, o aşamada çiftçilik fikri ona da pek cazip gelmemiş olmalı ki anında espriyi patlattı, "Hint keneviri ekeriz, bir senede hepsinin parası çıkar!!"
Ondan sonra koptuk zaten, jandarma bizim tarlayı basıp hint kenevirlerimizi ateşe verirken kendimizi "biz mühendisiz, şehirden yeni geldik anlamıyoruz pek bitkilerden ve çiftçilikten, bunda para var dediler ektik" diyerek savunurken hayal ettik, sonra da güldük durduk halimize...
Dur bakalım başımıza neler gelecek...
Selen karariniz hayirli olsun oncelikle!
YanıtlaSilUmarim hersey beklediginizden de daha iyi gider cok guzel surprizler bekler sizi yolunuzda. Ama ciftlik konusunda aman dikkat. babam emelklilikten sonra toprak islerine verdi kendini sizi bir konusturayim isterseniz onunla. Ha ama Hint kenevri fena fikir degil bak 6 ayda cikar parasi :) Cok yasayin e mi :)
Gülçin, çok teşekkür ederim güzel dileklerin için :) Babanın maceralarını duymak isterdim doğrusu merak ettim şimdi. Hint keneviri olmasa da hala acaba bir şeyler yetiştirebilir miyiz diye düşünüyoruz çünkü ne yapacağımıza bir türlü karar veremedik. :P
SilUzaktan izliyorum, evet bakalım başınıza neler gelecek :)) Sabah sabah çok güldüm.
YanıtlaSilAsortikçim biz de merak içindeyiz. :) Daha önce planladığımız hiç bir şey planladığımız gibi gitmediği için heyecan doluyuz ama zaten bizden haberleri ilk duyan sen olursun herhalde zira sana danışacağımız çok şey var.
SilHarikasınız, umarım hayalleriniz gerçekleşir, dilediğiniz gibi bir yere yerleşirsiniz. Deniz de yazlıktayken şöyle diyor, anne biz burda yaşasak aşağıda okulum olsa, babam Mordoğan'da işe gitse akşam birlikte denize atlayıp yüzsek ne güzel olur değil mi?:) Biz de bunu hayal ediyoruz.
YanıtlaSilNe güzel olur ama hakikaten, çocuk haklı Fadişçim. İnşallah siz de hayırlısıyla gönlünüze ve hayallerinize göre bir hayata kavuşursunuz. Unutmadan, çok teşekkürler :)
SilYalova çok güzel böyle hayaller için, hem büyük şehirlere yakın hem de yemyeşil. Ben gözüme orayı kestirdim, sen de gel Selencim. Ya da görünüşe göre sen önden gidiyorsun, ben peşinden gelirim :)
YanıtlaSilHandan Yalova'yı daha önce de tavsiye etmiştin sen sahi oraya da bir bakalım. Hala araştırmaya devam ediyoruz.Kafamızda bir kaç seçenek belirdi ama kesin bir şey yok tabi. Kısmet olur da senden önce gidersem bi yerlere, zaten seni de getirebilmek için elimden geleni yaparım... :)
SilSana mail aticam ayrica... Sevgiler...
YanıtlaSilOkudum mailini, hatta sonunda cevap bile yazabildim bugün. Çok teşekkür ederim herşey için, güzel kalpli arkadaşım benim. :)
SilHersey gönlünüze göre olsun Selen'cim.
YanıtlaSilKenevirin tohumlarini azicik kavurup, yine kavrulmus bugdaya ekleyince cok hos bir atistirmalik oluyor. Biz onun icin ekmistik, cocuklar yesin diye dersiniz :D Bu kis anneme siparis etmistim ben, posta yolda gümrüge takilirsa buradaki gümrükcülere durumu böyle acikladigimda hakkimda ne düsünürler demekten kendimi alamadim valla :))
Hindiba, alemsin yahu! :D Çocuklar onu da yemeyiversinler artık. Hem bir de benim babam emekli hakim, zaten jandarmadan önce o canımıza okur bizim. :D
SilEmekli hakim kizlari da kavrulmus kenevir tohumu yiyebilirler yahu. Illegal bir durum yok. Patlamis misir kadar kanuni :)
SilHahahaha... Demek patlamış mısır kadar kanuni :D
Sil