1 Temmuz 2013 Pazartesi

Amma uzun bir ay oldu beeh

Uzun zaman oldu buraya yazmayalı. Öyle içime kapandım ki bir dönem, neredeyse her şeyi bir süreliğine rafa kaldırdım. Okuyamadım, ev işi falan yapamadım, uyuyamadım, yatağa bile yatmaktan utandım zaman zaman. Kimi zaman isyan ettim, kimi zaman ağladım, kimi zamansa ülkemin kocaman yürekli insanlarıyla gurur duydum. Malum konularda paylaşılabilecek, söylenip tartışılabilecek ne varsa sosyal medya aracılığıyla yerine getirdim. Bol bol dua ettim, düşündüm,  hayatım boyunca hiç ilgilenmediğim kadar politikaya bulandım, yüzlerce yazı okudum, ne olacak bu memleketin hali diye Özgür'le uzun uzun hararetli tartışmalar yaptım, en sonunda bir gün feci şekilde birbirimize girdik te ondan sonra biraz ara vermeye karar verdim. Blogta da Gezi olayları ile ilgili daha fazla yorum yapmak istemiyorum. Anlayış göstereceğinizi umuyorum.

Haziran ayında neler yaptığımıza gelince;


Haziranı çocuklarla Alien filmleri ayı yaptık. Ne kadar Alien filmi varsa (Prometheus hariç onu Özgür'le ben izledik sadece) oturup ailece izledik. En iğrenci en sonuncusuydu. Alien Predatör'e karşı 2 filmiydi dün izlediğimiz, ben bile rahatsız oldum izlerken. Çocuklar artık yalama olmuşlar anladık, Alien 2'de Ömer uyuyakaldı. O yüzden onu iki defa izledik, ikinciye izlerken de ben uyuyakaldım sonra yatmaya giderken bir baktım gecenin bir yarısı lağım borusu tıkanmış ve taşmaya başlamış. Bizim banyo paspası yüzmeye başlamıştı. O gece erken yatsaydık neler olabileceğini düşünmek bile istemiyorum. Geceyarısı boruyu açtırdık, paspasları atıp her yeri domestosa buladık en sonunda duş alıp yattığımızda gecenin 3 buçuğu olmuştu. Demek ki neymiş bahçe katı pek te matah bişey değilmiş ve banyodan plop plop sesini duyduğun anda teknik servise haber vermek lazımmış, 1,5 ay bekleyip lağımın taşmasını beklemek iyi bir fikir değilmiş. Iııyyhhh, neyse kapatalım bu konuyu.


Bu aralar öyle bir okuma hevesim var ama öyle de az vaktim var ki anlatamam... Geçenlerde gözümü kararttım bir sürü kitap aldım, yığdım kitaplığa, bakalım ne zaman okuyabileceğim. Kendi kendime işkence etmeye yarıyorlar şimdilik... Öyle bakıp duruyorum raflara acıklı acıklı... Momo'yu Yeliz öve öve bitiremedi sırf o yüzden merak edip aldım. Onun dışında anlayacağınız üzere bu aralar bir İngiliz edebıyatına sarma durumum var. Thomas Hardy'nin Orman Kızı (kimi yayınevleri Orman İşçileri diye de çevirmiş) ve Çılgın Kalabalıktan Uzak kitaplarını okuyup çok sevmiştim o yüzden Tess'i ve Adsız Sansız Bir Jude'u almadan edemedim. En üstteki ise sabırsızlığımdan, Game of Thrones (Taht Oyunları) serisinin son kitabını Sibel Alaş'ın Türkçe'ye çevirmesini bekleyemedim zira kaset çıkaracağı yönünde bir söylenti duydum inşallah yanlıştır. Çevirmenlikte daha başarılı buluyorum kendisini.


Yine Haziran'da bu tarifi denedim. Nigella Lawson'un bir programında buna benzer birşey görmüştüm. Bayat ekmekleri küp şeklinde doğradım. 3 yumurtayı, küçük bir çay fincanı dolusu toz şeker ve yaklaşık1 bardak sütle çırptım. Ekmeklerin üzerine döktüm. Azıcık tarçın ve damla çikolata ekleyip ekmekler iyice ıslanıp sütlü karışımı emene dek karıştırdım. Bu aşamada gerekirse biraz daha süt eklenebilir sanırım. Sonra fırında yaklaşık 175 derecede üstü hafif kızarana dek pişirdim. Bayat ekmeklerle yapılabilecek en tatlı tarif oldu sanırım. Hepimiz çok beğendik.


Bu arada Özge 4,5 aylık oldu. Artık gözü ufaktan bizim yediklerimizde... Bakınız burada dondurmama kesik atarken...

Haziran'da ayrıca bu danteli ördüm, bizim camın önündeki sehpaya da yakıştı bence, siz nasıl buldunuz? (Sehpa üzerindeki bardak izini görmezden gelin lütfen malum 3 çocuklu kadınım :P)



Bu arada Özgür'le 14. Evlilik yıldönümümüzü kutladık, geçen seneki fiyaskodan sonra bu seneki oldukça iyi geçti. İlk çıkmaya başladığımızdan bu yana da 20 sene geçmiş, onu da kutladık. ( Bu arada linke göz attım da her sene Haziran ayında bir mavi dantel olayına giriyorum anlaşılan tuhaf...) Haziranda Özgür hayatında ilk defa dayı oldu gittik yeni doğan bebişi gördük, Cuma günü de nihayet kardeşimi evlendirdik ve bu ayı böylece kapattık. Haziran ayına bunca heyecan, endişe ve mutluluk sığdırdıktan sonra artık biraz durulma vakti geldi sanırım. Zaten Ramazan da yaklaştı, huzur bulup sakinleşme, düşünme, kısmetse bol bol okuma veözünü arama zamanı artık.

Gördüğünüz gibi Haziran ayına pek çok şey sığdırmışız. Eeee, ben yokken siz neler yaptınız?

14 yorum:

  1. Ay ne dolu bir ay olmuş.Özge de tatlı mı tatlı.Benim için öper misi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öperim tabi Petek Ablacım, teşekkür ederiz :)

      Sil
  2. Merak etmiştim,yazman iyi olmuş :)

    YanıtlaSil
  3. Ne iyi geldi senden haberler almak, Özge'ye maşallah, pek tatlı kuzu:)

    YanıtlaSil
  4. Özlemiştik valla.

    Ben de geçen hafta seyrettim Alien Diriliş'i. Biz ona Kürşad'la kucağımızda paket yaptırdığımız sarımsaklı pizza ile gitmiştik de bütün film boyunca yüz kat paltonun altında olmasına rağmen leş gibi kokmuştu. Hiç unutmam :) Yaratığın kokusu buraya kadar geliyor demiştik Kürşad'la :)

    Benim de en politik ve haber dolu ayım oldu, umarım herşey çok güzel devam eder... Umudum var...

    Şeker kız yumurmalık kıvamlara gelmiş, bir ara senin o tarafa kaçamak yapıp yumursam mı bilemedim şimdi :)

    Öpüyorum kocaman..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Handancım ben de özledim ama nedense yazasım gelmedi bir süre,

      Yaratığın kokusuna öyle güldüm ki Özgür korktu benden :)

      Bi de benim de var artık umudum öncesine göre çok mutluyum o yüzden. En çok ta yeni yetişen gençliğin ülkesine, özgürlüklerine bu kadar sahip çıkabilmesine, herkesi bu denli hoşgörüyle kucaklayabilmelerine şaşırdım, oysa ben onları çok vurdumduymaz akılları bir karış havada sanıyordum, hiç beklemezdim onlardan, beni utandırdılar :)

      Gelebilsen ne güzel olur valla Handan, hem artık çay ikram edebileceğim bir balkonum da var... :D

      Sevgiler

      Sil
  5. ahahhaa öldüm yahu fotoğrafta... Özge dondurmaya kesik atmamıl Selen'im basbayı çakılmış kalmış.. verseydin bir yahu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mümine'm haklısın valla, ben de o bakış yüzünden çektim o fotoğrafı :) Arada yalatıyorum zaten yediklerimizden, dondurmaya zaten daha parmağımı görür görmez açıyor ağzını ama bir kaç defa elma rendeleyip suyunu verdim diye doktordan azar işittim geçen ay, 6 ay bekleyecekmişim sonra da sebze suyuyla başlayacakmışız. :P Korkuyorum açıkçası sebze suyunu ben bile içmem, çocuk başlamadan hoşlanmayacak sanki bu ek gıda olayından. Sen neyle başlamıştın ek gıdalara benim bildiğim ilk elma verilir sonra yavaş yavaş diğer dokunmayan meyveler, yoğurt, muhallebi çorbalar falan öyle gider. Çok uzun olmuş galiba ben çocukları büyüteli...

      Sil
  6. Sebze suyu degil, sebze püresi yap .. BEN HAVUC PÜRESI ile baslayacagiim 4 hafta sonra..havucu cam rendede rendelere.. Minicik biraz su ile hasla..sonra biraz (minicik ) zeytinyagi damlasi.. Sebze suyunu icerse karni su dolar..ama doymaz.. Muhallebi kivaminda olsun.. Sonrasinda bal kabagi ile de deneyebilirsin.. Sonra icine patates karistir bir hafta sonra.. Sonra ezilmis et ondan iki hafta sonra.. Meyve suyu ile baslamak cocuklari hemen tatliya alistirmak gibi oluyor..;)) onun icin sebze ile tadimsi seylerle baslatiyor doktorlar,,almanyada da öyle..öncesinde sonrasinda emecekler yine.. Yani baslangicta iki yemek kasigi sebze püresi yemeleri yeterde artar bile..;) bu ara bende sadece politik , siyasal haberleri takip etmekten bloga girip yazamiyorum..icimden de gelmiyor..bizimki dislerini kasiyip duruyor.. Kiz da arada hasta oldu.. Iste böyle.. Bunarada takip listem silinmis blogtan.. Herkesi yeniden takibe almam gerekecek yazik oldu .. Hepsini de hatirlamiyorum bloglarin..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fena fikir değilmiş havuç püresi. Dediğin gibi meyve suyu cambul cumbul bişey çocuğu tok tutmasına imkan yok. Yarın doktor kontrolümüz var. İki aydır doktor çocuk sadece yarım kilo almış diye burun kıvırıyor ne bekliyo bilmiyorum?sumocu mu yapıcaz bu çocuğu.. kaç kilo olması lazım ki? Hele bu ay yüzükoyun dönmeye de başladı, nereye koysam hop dönüveriyor. Hareketlendi diye sanırım 1 ayda sadece 300gram falan aldı bu ay, bakalım ne diyecek bu sefer çok merak ediyorum.

      Sil
  7. bir gezi birde bizim ufaklıklardan dolayı ayrı kaldık bloglardan :(

    YanıtlaSil