21 Şubat 2014 Cuma

Hastayım, hastasın, hasta..


Bu haftanın özeti şu fotoğraf blogcum. Önceki hafta Özgür hastaydı, daha önceki hafta Ömer. Geçen hafta Özge nezleydi. Bu hafta da benim sıramdı anlaşılan. Özge bana bulaştırdı, O ortada fink atarken ben burnumu çekip oturdum bütün hafta. Ballı limonlu zencefil içip battaniye altında kitap okudum. İşin iyi yanı nihayet bir ayın sonunda Howard's End'i bitirdim. Fena değildi, çok akıcı, insanı alıp götüren bir kitap değildi, ama oldukça güzel bir tad bıraktı geride..

Onu bitirince bu kitabı aldım elime. Taaa 1969 basımı, annemin gençliğinde aldığı kitap. Zamanında annem de babam da aynı kitabı almışlar, ikisinin de kitapları uzun memuriyet yılları boyunca kolilerde, depolarda süründü durdu. Günün birinde babam iyi bir marangoz bulup bir kütüphane yaptırtmaya karar verdi. Annemle oturup resmini çizdiler. Ölçülerini belirlediler ve verdiler ustaya. Sonunda kitaplık bitip te kitaplar raflarda yerlerini bulduğunda nasıl da şaşırmıştım... Bizim evde o kadar kitap olduğunu hayatta tahmin edemezdim. İnsan kolilere bakınca gözünde bir şey canlandıramıyor. Neyse, o zaman annemle babam kitaplarını birleştirince baktılar ki bazı kitaplardan ikişer tane var, işte onların birer tanesini evlenirken çeyiz olarak bana verdiler. :) Böyle bir aileyiz biz, çeyiz anlayışımız farklı azıcık. Ben de niyeyse senelerdir okumamışım, duruyordu öyle bir köşede, hastalık aklımı başıma getirmiş olmalı ki başladım dün okumaya... Aman nasıl su gibi akıp giden güzel bir kitapmış, bin pişman oldum daha önce okumadığıma.

Uzun lafın kısası, bu hafta iyice tembellik yaptım. Ne temizlik, ne yemek... Pazartesi iyiydim, daha yeni yeni boğazım ağrımaya başlamıştı.  O zaman bi tencere karnıbahar pişirdim, iki gün yedik. Oğlanlar söylendi durdu ama mecbur yediler.  İki gün öyle ıvır zıvır, çorba, kahvaltı, dışarıdan falan söyleyerek takıldık.  Bu akşam da koca bir tencere nohutla pilav pişirip bu haftayı böyle kapatmayı planlıyorum inşallah. Çünkü hasta olunca alışveriş falan da yalan oldu haliyle. Dolapta meyveden başka bir şey kalmamış. Artık evde ne varsa ona talim. Temizlik ve ütü gelecek haftaya anacım. Hala burnum şarıl şarıl akıyor. Hastayken, fırsatım varken biraz daha okuyayım şu kitaptan hele, sonra işten güçten elimde günlerce sürünüyor kitaplar.

6 yorum:

  1. geçmiş olsun selen. battaniye aynı benimkinden, çok benziyor yani. selen diye bir arkadaşım örmüştü, sağolsun :p ne güzel ya, şu yemek halleri çok benziyor bizim evdekine bazen bizde de aynıları yaşanıyor. mesela bugün :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağol Yasemin :) Hehehe güle güle kullanın battaniyeyi, ne güzel baktıkça hatırlıyorsun işte beni :))
      Yemek mevzusuna gelince; eh bizim kumaşımız aynı Yasemin, ondan bu benzerlikler, normal yani... :D

      Sil
  2. Gecmis olsun..battaniye harika" kitap bende de var. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağolasın Nar çiçeğim :) Kitap sende de olacak elbet, beraber okuyoruz ya ;)

      Sil