17 Şubat 2014 Pazartesi

Araba müziği

Haftasonu uzun zamandır yapmadığımız bir şeyi yaptık. Bi salaklık edip cumartesi günü köprüyü geçmeye kalktık zira cumartesi Özge'nin doğumgününü babannelerle karşı tarafta kutlayacaktık. Her ne kadar cumartesi hafta sonu sayılsa da konu köprü trafiği olunca cumartesi günü hafta içinden beter oluyor. Nitekim tam iki saatte geçtik karşıya ve o yüzden yol boyu epeyce müzik dinleme imkanımız oldu.

Şimdi şöyle bir durum var, bir ailede çocuk sayısı arttıkça trafiğin ortasında arabada rezalet çıkma olasılığı da katlanarak artıyor. Allah'tan Özge arabaya biner binmez uyuyor. Günün hangi saati olursa olsun, ruh halinden bağımsız bir şekilde araba hareket eder etmez, dakikasında uyuyakalıyor. Onun uyuması şimdilik bize huzurlu bir araba yolculuğu sağlıyor o yüzden onu arabada uyur tutmak  temel prensibimiz. Bunun için de en iyi yöntem müzik dinlemek. Oğlanlar büyüdüğü için artık arabada müzik dinlerken onların da zevkini gözetmek zorundayız zira müziği beğenmeyince arabada hır çıkıyor o zaman bebek uyanıyor ve bizim araba dışarıdan çok sakin görünse de aslında içeride kıyametler kopuyor. Bu aşamada Amerikan filmlerindeki o arabada geçen kalabalık aile sahneleri gözümün önüne geliyor. Bizde de durum gerçekten Amerikan filmlerini aratmıyor. Hatta o açıdan kalabalık ailenin en eğlenceli yanlarından biri araba yolculukları diyebilirim. Her kafadan bir ses çıkıyor. Çocukları oyalamak için abuk sabuk oyunlar icat ediliyor. Yol fazla uzun sürerse oğlanlar can sıkıntısından birbirlerine sataşıp didişmeye başlıyorlar sonra da gürültü yüzünden bebeği uyandırıyorlar falan. Ya da nadiren de olsa Özge sıkılıyor, basıyor yaygarayı, onu sakinleştirene kadar arabanın içinde şekilden şekile giriyoruz en kötü ihtimal emniyet şeridine geçip beni arka koltuğa atıyorlar, çocuklardan biri öne geçiyor ben de Özge'yi kucağıma alıp en son çare olarak emziriyorum.

Neyse arabadaki en favori oyunumuz aramızda bir sıra belirlemek ve rastgele bir radyo kanalı açmak. Sırayla çalan parçalar belirlenen sıradaki kişilerin şarkısı oluyor ve en güzel şarkı kimin şansına çıktıysa o kişi o turun birincisi oluyor. Sonraki turda sıralamaya göre en baştan yeni şarkılar belirleniyor ve yeni değerlendirme yapıyoruz. Aslında kulağa saçma gelse de 4 kişi oynadığımız için bazen çok eğleniyoruz. Bu oyunun riski ise bazen berbat şarkılar üst üste gelince dayanamayıp kanal değiştiriyoruz ve sıra karışıyor. Çevirdiğimiz kanaldaki şarkı daha güzelse az önce şansına berbat şarkı çıkan kişi arıza çıkarıyor sonradan gelen şarkıyı sahiplenmeye kalkıyor, sırası ondan sonra olan ise itiraz ediyor ve "senin şarkın az önce çalan o berbat şarkıydı bu benim şansım, benim şarkım" diyor, iş uzuyor ve genelde tabi didişen bu iki kişi bizim iki oğlan oluyor.

Müzik işini benim adamlara bırakmaya gelmiyor. Geçenlerde nereden estiyse ailece D&R da bakınırken Özgür mehter marşlarının CD sini görmüş. İlginç gelmiş, alayım bakalım çocuklara dinletiriz demiş, arabada tekvandoya giderken dinlemişler çocuklarla. Aman efendim bizim oğlanlar da bir sevmiş bu mehter marşlarını sormayın gitsin. Haftada bir ailece arabayla bir yere gidicez biniyoruz arabaya, çocukların gazıyla yol boyu dinliyoruz mehter marşlarını ondan sonra bütün hafta o marşlar beynimin içinde çalıp duruyor. Nasıl gıcık şeyler anlatamam, insanın diline bir dolanıyor kurtulamıyorsun. Sonra kendimi gün içinde soğan doğrarken "Ey şanlı ordu, ey şanlı asker..." diye mırıldanırken veya gecenin bir yarısı tuvalete kalktığımda "Ceddin deden, neslin baban" diye beynimde çalan fon müziği eşliğinde banyoya giderken buluyorum. Yapışıyor insana resmen.

Neyse ki böyle geçen bir kaç haftadan sonra nihayet ders aldım o yüzden artık ben seçiyorum arabada dinlediğimiz müziği. Zamanında bir sürü Mp3 CD'si çekip atmışız arabaya. Torpido gözünü karıştırıp seçiyorum bir tane, takıyoruz teybe oh! Ne çıkarsa bahtımıza artık... Bu hafta sonu seçtiğim CD'nin üzerine "sürpriz" yazmışım. Heyecanla taktık teybe, müzik arşivcilerinin bile unuttuğu bir kaç şarkının yanı sıra işte bu şarkı çıktı şansımıza.



Şarkı çalmaya başlar başlamaz, anında Özgür'le ikimiz geçmişe gittik. Sene 99, yeni evlenmişiz. Mevsimlerden yaz, Özgür'le evimize taaa Sirkeci'ye kadar gidip, Doğubank'tan Philips marka bir müzik seti almışız. Surround ses sistemini de kurmuşuz bi güzel... İşte o zamanlar iki yeni evli, yeni yetme evde hep Cher CD'si dinleyip duruyoruz. Bir daha da hiç o kadar güzel bir ses sistemimiz olmadı bu arada... Müzik seti bozulunca ses sistemini kullanamadık, televizyonun zaten uzun zaman önce tüpü bitmişti. (Evet anacım biz evlendiğimizde tüplü televizyonlar vardı hala piyasada. Dinozoruz biz...) Ne diyordum, evde o ses sistemiyle uyumlu bir şey kalmayınca verdik gitti mecburen. 

Cumartesi günü arabamızın dışında öyle kasvetli, yağmurlu ve trafik keşmekeşi içinde berbat bir gün vardı ki anlatamam. İçeride ise biz bu şarkı sayesinde yeniden 99 yazını ve evliliğimizin ilk günlerini yaşıyorduk. Birbirimize bakıp güldük Özgür'le. Şarkıların insana zamanda yolculuk yaptırma yeteneği var kesin. Ya da en azından hafızaya böyle derin izler bırakanların...

6 yorum:

  1. Şarkıyı tabletten göremedim ama 99 ve Cher deyince anladım hangi albüm olduğunu. Ben hamileydim o çalıp dururken, İzmir, çalıştığım banka, Metehan'ın doğmasını beklemem gelir aklıma hep:-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazı şarkılar hep böyle oluyır değil mi Handan? Ben de Teoman'ın 17 albümünü dinlerdim Uğur'a hamileyken. Minicik bir Ford Ka'mız vardı o zamanlar ben de ne zaman Paramparça'yı veya Onyedi'yi duysam aklıma o arabada hamileyken Teoman dinlediğimiz günler geliyor :)

      Sil
  2. Selen aynı eski günlerdeki gibi öldürdün beni gülmekten. Tuvalete kalktğın sırada dilinde "ceddin deden, neslin baban"... ahahahaha

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yasemin böyle çok komik geliyor kulağa ama gecenin bir yarısı marş söyleyerek tuvalete gitmek veya gece gündüz beyninde aynı şeyin çalması insanı sinir ediyor. Aman diyim, uzak durun :)

      Sil
  3. mehter marşı dilime dolandı :*)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya çok pis dolanır hem de... iyi bilirim, ondan zaten ipleri elime aldım artık.. :D

      Sil