17 Nisan 2014 Perşembe

Kabus

Geçen gün aklıma geldi çok güldüm, buraya da yazayım ileride okudukça tekrar tekrar hatırlar gülerim dedim.

Uğur benim ilk çocuğum, onu doğurduğumda daha 25 yaşımı bile bitirmemiştim. Ne saf ve başıma geleceklerden bihabermişim tabi yeni yeni anlıyorum. Uğur sezeryanle doğdu, şimdiki aklım olsa sonuna kadar normal doğumda ısrar ederdim ama neyse, dedim ya gençtim, azıcık ta salaktım sezeryana razı oldum. Ameliyattan çıktığımda solunum tüpü yüzünden boğazım çok feci tahriş olmuştu. Ameliyat yerini hissetmiyordum bile ama boğazım felaketti. Çok acıyordu, içtiğim bitki çaylarına, leblebi gibi yuvarladığım pastillere rağmen tırmalanma ve rahatsızlık hissi hiç bir şeyle geçmiyordu, nitekim daha sonradan enfekte oldu, bu sefer sezeryanlı halimle öksürükle ve boğazımdaki sürekli bir gıcıklanma hissi ile epey zorluk çektim. (Bilmeyenler için; öksürürken karın kasları istemsiz kasıldığı için sezeryan ameliyatı yeri çok feci acır, eğer çok yeniyse dikişler bile açılabilir.) Üstüne hastaneden çıkışta sütün gelmesiyle birlikte sol koltuk altım davul gibi şişti. Meğerse olmaması gereken yerde ekstra bir süt bezim varmış, ağrısından kolumu kıpırdatamaz hale geldim. Bir de Uğur çıktı mı sana kolikli bir bebek.. Gecenin bir yarısı uyanır ağlar ağlar ağlar, hepimiz perişan oluruz... Yeni anneyim, neyi nasıl yapacağım, kolikli bebekle nasıl başa çıkacağım hiç bir fikrim yok.

Lohusalığın ne berbat birşey olacağından kimse bahsetmemişti. Sanıyordum ki; lohusalıkta bebeğim yanımda ben efil efil sabahlıklarım, pofidik terliklerimle, hamileliğin son aylarına nazaran 1 ton hafiflemiş hissederek ortalıkta salınacak mutluluktan havalarda uçuyormuş gibi hissedecektim.

Oysa tüm bu yaratılan imajın aksine; uykusuzluktan, yorgunluktan, can acısından nevrim dönmüş, öyle perişan  bir durumdaydım ki bir gece yattım ve acaip bir kabus gördüm. Kabusum da şu; Hastaneden arıyorlar, Uğur'un bir de ikizi varmış, hastanede unutmuşuz, acilen gidip almamız lazımmış. :P

Ertesi sabah kalkınca halime nasıl şükrettiğimi hatırlıyorum da... Hahahahaaaa... Hala daha ikiz, üçüz annelerini görünce içim ürperir, Allah hepsine kolaylık versin. Yaşları kaç olursa olsun, öperim ellerinden. :)

13 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. Di mi ama Handan, düşünsene aynısından iki tane tam kafayı yemelik.. :D

      Sil
    2. Ben de Metehan doğduğunda hastaydım, öksürmemek için ne hallere girerdim, düşündükçe kötü oluyorum.

      Sil
    3. Evet ya, berbat bir şey sezaryanli iken öksürmek zorunda kalmak...

      Sil
  2. Ben de kendi gördüğüm kabusları en korkuncu sanıyordum =)

    YanıtlaSil
  3. Hahayt, harikaymış, çok güldüm.
    Hayalinde canlandırdığın sabahlıklı, pofidik terlikli lohusa tiplemesi de bize Türk filmlerinden yadigar sanırım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet korkarım öyle Özlem, Türk filmlerinin üzerimizdeki etkisi sandığımızdan fazla maalesef :)

      Sil