13 Kasım 2014 Perşembe

Blog vs İnstagram

Koptum gittim blogtan farkındayım. Gündem zaten berbat, artık haberleri izlemek bende çarpıntı yapıyor.  Kendimi instagrama vurdum anacım. Güzel fotoğrafların arasında bambaşka bir dünya, ütopik bir yer orası. Anında tepkiler alabildiğin, öyle blog gibi günlerce bekleyip "Acaba bunları okuyan var mı?" "Bir Allah'ın kulu çıkıp ta bir yorum yapacak mı?" dediğin bir yer değil. O yüzden ne yalan söyleyeyim çok cazip bir yanı var. Zaten bu aralar öyle uzun uzun anlatasım yok birşeyleri. Kışla birlikte kendi dünyama kapandım.

Kitap okuyorum, 2014 başında bu sene için kendime 20 kitap hedefi koymuştum. Şu anda 19. kitabı okuyorum ve ne yalan söyleyeyim biri 2 yaşından küçük bir bebek olmak üzere, 3 çocuk anası olarak senede 20 kitabı okuyabilmeyi şu aşamada kendim için büyük bir başarı olarak görüyorum. Kitaplığa da ek yaptığımız için artık  yeni kitap almaktan korkmuyorum.


Başka neler yapıyorum? Elbette hala azimle bir şeyler örmeye çalışıyorum. Yaklaşık 1,5 aydır şu şalı örmeye uğraşıyorum ki arada iki tane yastık kılıfı ördüm bitirdim. Yavaş ilerliyor ama ilerliyor işte. Bazı işlerde süreç sonuçtan daha tatmin edici olabiliyor...



Balkonu kapattık, çiçekleri düzenledik, kendimize keyif mekanı yarattık, kış günü şahane balkon keyfi yapıyoruz valla. Özgür de çok radikal bir karar alıp iş hayatını yavaşlatma yoluna girdi. Gereken temel ayarlamaları yaptı, yılbaşı itibariyle yeni çalışma şekline tam geçiş yapacak inşallah. Seneler sonra ilk defa karşılıklı kitap okuyoruz, uzun uzun konuşuyoruz. O kadar çok ve yoğun çalışıyordu ki senelerdir artık bunlara vakit bulabilmek bile bizim için çok büyük değişiklik. Biraz onun tadını çıkarmaya çalışıyoruz.





Blog sayesinde tanıştığım muhteşem insanlar var. Buralara uğramıyorum belki ama onlarla artık blog dışına taşan ilişkim var. Gerçek hayatta hiç görüşemezsem bile sürekli mesajlaşıp yazıştıklarım, artık hayatımda olmazsa olmaz dediklerim var. Mesela Arzu onlardan biri. O Almanya'da ben İstanbul'da ama illa ki her gün iki çift laf ediyoruz. Kah kitap kulübü yapıp aynı anda aynı kitapları okuyup konuşuyoruz tartışıyoruz. Kah birbirimize kitap, dizi veya websitesi önerisi veriyoruz. Yeni projeler üretip paylaşıyoruz. Genelde o üreten bense şaşan taraf oluyorum ama olsun müthiş eğleniyoruz.

Evren, Gülşen ve yine Arzu ile facebook'ta bir de Bezsiz Bebek grubumuz var. Sonradan Hindistan'da yaşayan Birsen de katıldı aramıza. Yaklaşık iki senedir Tuvalet iletişimi konusunda insanlara yardımcı olmaya çalışıyoruz. Hepimiz dünyanın farklı köşelerinde yaşarken bu grup yüzünden/sayesinde akşamları internet üzerinden hararetli tartışmalar, muhabbetler yaptık. Gün geldi birbirimizi tanıdık, gün geldi dedikodu yaptık, güldük, kızdık, yazıştık... Yine çok ama çok eğlendik, eğleniyoruz.

Sonra Hindiba var ara ara yaşamıma dokunup muhteşem etkiler yapan. Yüzünü bile görmediği bu kadına ta Almanya'lardan bebek hediyesi yollayan kocaman yürekli kadın... Onun sayesinde hayatıma katılan diğer güzel kalpli insanları sayamam bile o kadar çoklar ki.. Kimiyle gerçek hayatta buluşup kaynaştık, kimiyle komşu çıktık, kimine akıl danıştım ve çok güzel öğütler aldım.

Handan'ım sosyal medyaya uzak kaldığı için biraz ayrı düştük ama ta İzmir yıllarında blog yazdığım dönemden beridir kalbimde yeri ayrıdır. Yine tanışıklığımız öyle eskiye dayanan Yasemin ve instagramda görüşüp yazıştığım, zaman zaman mailleştiğim diğer bloggerlar ile hayatıma şimdilik blogtan biraz uzak ama yine de bağımlı bir şekilde devam ediyorum. Bu güzel insanları hayatıma kattığı için kopamam elbet buralardan ama şimdilik biraz ayran içtik ayrı düştük işte. Geçer...


15 yorum:

  1. Merhabaaa, ben bir Allah'ın kuluyum :):):) güzel bir paylaşımdı..Blogger arkadaşlığı güzeldir...:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, güzel yorumdu, teşekkür ederim :) Blogger arkadaşlığı şahane! ;)

      Sil
  2. ahaha ben de bir Allah'ın kuluyum:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahaha süper ya, geç Mümine'm sen de şu tarafa :)

      Sil
  3. 1-Blogla ara düzeltmenin yolu, buraya yazı yazmaktır:-)

    2-Çocuklar uyuduktan sonraki o saatler olmasa kendimize gelemezdik sanırım. Bizimkiler saat dokuzdan sonra çok üstüme gelirlerse, anne mesaim doldu, üstüme gelmeyin daha fazla diyorum:-)

    3- Limon Özge'ye kadar tatlısın ki ekşiliğim geçti diye cevap vermiştir ihtimal.

    4- Ben de kesenlere inat ağaç yetiştiriyorum:-) Ve kocaman bir yerim olsa, ağaçlarımın arasındaki küçücük evimde dünyadan soyutlasam kendimi diye hayal kuruyorum.

    5- Gördüğün gibi gözüm üzerinde:-)

    6- Aynı fotoğrafları bloğa koymakla oraya koymak arasındaki farkı anlayamıyorum:-)

    Günaydın:-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu ayrıca detaylı şekilde mail yoluyla cevapladım Handan'cım o yüzden bu yorumu burada pas geçiyorum izninle. Ama cidden gözün üzerimdeymiş, titredim ve kendime geldim :D

      Sil
  4. Haa, yirmi kitap çok iyi tabii ki ve şala bayıldım:-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Handan, bakalım bitince neye benzeyecek, korkuyorum ip yetmeyecek düdük gibi diz battaniyesivari bişey olacak diye... Kitaplar konusunda ben de mutluyum, 20. kitabı okuyorum şu an üstelik yıl sonuna da daha 1,5 ay var :D

      Sil
  5. Canim.. Senin benim kücük dünyama ne kadar cok sey kattigini anlatamam.. Sadece su iki hafta icinde hayatimii cylonlar, elfler büyücüler istila etti... :D Halimden gayet memnunum.. Ben de senin gibi kendimi güzel bir hayali alemin icine attim.. Gündemi takipten iyidir.. Instagrama daha bulasmadim.. Bulasirsam internette iyice kendimi kaptiririm diye korkarim.. :) pinterest bile yetiyor bu ara güzel fotograflariyla.. ;) biz ayri ayri yerlerdeyiz.. Ama ayran icmeye niyetli degiliz daha tahminimce...:) uzaktan uzaktan caylari kahveleri tokusturuyoruz... Blogtan koptum uzun zamandir.. Ama gelip seni okuyorum.. Merak etme sen.. Bak.. Bugün hemen buldum okudum seni.. :) ;) sal güzel olmus.. Aferin.. Yildizli pekiyi.. :) cicekler harika.. Balkon müthis.. Tadini cikarin.. Kitaplarda sayende 28 de kaldim.. Celme taktin bana o dizi sayfasini göstererek.. :) farkinda degilim sanma.. :P

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel şeyler yazmışsın :) Yıldızlı pekiyileri de bol keseden dağıtmışsın :D Neyse ki arada bir şeyler buldum seni oyalayacak yoksa hasedimden çaaaaat diye çatlayacaktım valla, o ne hız? Her konuda ama her alanda bu kadar becerikli olmak yasaklanmalı bence.
      Şaka bir yana maşallah arkadaşım, iyi ki blog yazmaya başlamışım iyi ki beni okumuş ve bana ulaşmışsın. Kim bilir belki bir gün yüzyüze de görüşebiliriz. Umut fakirin ekmeği... :)

      Sil
  6. Öperim, paralel bi hissiyatta, paralel bi direnisteyim :) Kimsesi kalmamis apartmanda komsu gibiyiz :) Handan da olmasa ne yapacagiz biz :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hindiba kimsesi kalmamış değil de sanki daha ziyade herkesin kendi kabuğuna çekildiği huzuru bulduğu anları yaşadığı o akşam saatlerini yaşıyor gibi bence o apartman şu sıralar, bir de böyle düşün ;) Ben de öperim...

      Sil
  7. Ya o şala bittim ama ben! Var mı biryerlerde şeması, yakından fotosu nasıl yapılır bişeysi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nihal, bana mail adresini ver şemasını göndereyim sana ;) Japon dantel dergilerinden birinden seçtim deseni, şimdi burda yayınlamayayım telif hakkına girmeyeyim kimsenin.

      Sil
  8. blog ve instagram arası gidip geliyorum. ilk göz ağrımı terk edemiyorum :)

    YanıtlaSil