10 Kasım 2011 Perşembe

Bu aralar nelerle uğraşıyorum?

Son zamanlarda tembellik ettim blogcum, itiraf ediyorum. fazla yazı yazmadım buraya. O yüzden şimdi kısa bir özet geçeceğim. Belki yaklaşan soğuk hava dalgası ile gelmesi olası kasvetli günlere biraz renk katar bu yazı.

Geçenlerde kafamdaki yumrularımdan kurtuldum. Özgür'ün deyişiyle "beyin fıtığı", benim bildiğim şekliyle yağ bezeleri olan kafamdaki çıkıntılar meğerse deri altı kistleriymiş ama önemli değillermiş. Senelerdir görüş(e)mediğim, birlikte yatılı okuduğumuz, lise arkadaşım büyümüş, güzelleşmiş, doktor olmuş. Güzide bir tıp fakültemizin hastanesinde anestezi uzmanı olarak çalışıyormuş. Onun vasıtasıyla gittim, yarım saatte kafamı tıraşlattım. Şaka yapmıyorum, cidden kistlerin alınacağı yerlerdeki saçlarımı da kestiler. Sonra da yattım boylu boyunca biyopsi masasına, lokal anesteziyle aldılar kistlerimi. Bir ara saçların arasından gözüme sızan batticon ve kan karışımı feci halde gözümü yakınca can havliyle elimle yüzümü gözümü silmiştim. Ameliyat örtüsü kafamdan kalkınca arkadaşım kanlı ellerime ve suratıma şöyle bir baktı, ve "Özgür nerede? O gelmeden çabuk temizleyelim şu kanları... Yoksa seni böyle görünce korkup kaçtı mı?" diye sordu. O ve hemşire hanım alelacele yüzümü gözümü temizlemeye çalışırken, kendimi tuhaf hissettim. Kendi suratımı kendim temizleyeyim diye gayri ihtiyari etrafta ayna aradım ama yoktu. Beni insan içine çıkar hale getirene dek yüzümü gözümü sildikten sonra arkadaşım beni koridordaki aynaya götürdü ve "Sanırım şimdi anlamışsındır içeride neden ayna olmadığını" dedi. Kafamdaki traşlanmış yerlerdeki dikişlerin arasından sızan kanlarla aynada pek bir psikopat görünüyordum. "Böyle sızdırarak mı gezeceğim ben?" dedim. Sonra Frankensteinvari görünümüme bakıp, etrafımdaki insanların hayrına kafama bandaj yapıştırmaya karar verdiler. O arada arkadaşımın bir sorusu üzerine hemşirenin "Koridorda var Doktor Hanım" demesi hayatımın en güzel ve tuhaf anlarından biri olarak hafızama kazındı. Beraber büyüdüğün, yatılı okulu kırıp birlikte türlü saçmalıklar yaptığın insana birilerinin "Doktor Hanım" diye hitab etmesi çok ama çok değişik ve hoş bir duygu... Bandajların üstüne de kendi ameliyat kepini geçirip, "Sende kalsın evde hamur açarken takarsın" diyerek beni eve öyle gönderdi canım arkadaşım. Böylece 2-3 saatliğine de olsa ameliyat kepiyle havam oldu.

Birkaç gün evde keyfim yerindeydi. Ufak ta olsa bir operasyon geçirmiş olduğumdan bu fırsatı sonuna kadar değerlendirdim. Ne de olsa toplamda 7 dikişim vardı, az değil. Bir kaç gün çocukları okula Özgür bıraktı ve aldı, bir-iki öğün tam teşekküllü sofra olmadı diye kimse trip yapmadı falan. Ondan sonra cildim öyle çabuk iyileşti ki, kesi yerleri komple kapanmış ama bu sefer dikiş ipleri cildimi kesmeye başladığından dikiş yerleri çok acımaya başladı. Günlerden Pazar olduğunda artık daha fazla sağı solu tırmalamamak için oturdum Özgür'ün önüne, verdim eline batticonladığım bir makası ve dikişlerimi ona aldırdım. Gayet güzel becerdi sağolsun. Seneler önce, kendi parmağındaki dikişleri Ayvalık'ta karavan kampındaki bir tanıdığa aldırırken dikkat etmiş nasıl yaptığına. Eh ben de babam by-pass olduktan sonra tüm o göğsündeki dikişleri doktor alırken izlemiştim. Sonuçta nasıl dikiş alınacağını ikimiz de az çok biliyorduk. Zaten hiçbir hemşire Özgür kadar dikkatli ve hassas dikiş alamazdı eminim. Eeee o kadar besliyoruz, bakıyoruz, koca kişisi arada böyle işe yaramalı değil mi? Daha önce kuaföre gitmek yerine saçlarımın uçlarını Özgür'e kestirmek suretiyle kendisine berberlik te yaptırmıştım ama dikiş almada berberlikten daha yetenekli olduğu anlaşıldı. Berberliğe yatkın olsa daha iyiydi ama ne yapalım idare edeceğiz artık.

Kafam iyileştikten sonra uzun zamandan beri dökülen saçlarımdan içime fenalık geldiği için soluğu kuaförde aldım. Artık kafamdaki yumruları da aldırdığımdan kuaförde bir ucube izlenimi bırakmayacağımdan emindim. Bulduğum ilk kuaföre gidip saçlarımı kısacık kestirdim. Seneler sonra yeniden saçlarım toplanamayacak kadar kısa. İnanılmaz rahat ve hafiflemiş hissediyorum kendimi. Ailedekiler başta yadırgadılar ama sonra sevdiler yeni görünüşümü. Umarım yıllardır toplanmaktan hava almayan saç diplerim kendine gelir de artık şu saç dökülmesi durur. Zira bir eve, bir tane kel yeter.

Bunların dışında hala küçük oğlanın okula uyum sağlaması için uğraşıyorum. Bir tane çok bilmiş bir kız var sınıfında, benimki de bunun söylediklerini çok fazla kafasına takıyor. Aslında tüm durum bundan ibaret ama çocuk işte, ne kadar konuşursan konuş kendi bildiğinden şaşmıyor. Kendi kendine problem yaratıyor, alışacak elbet...



Ayrıca bütün bayram bu battaniye ile uğraştım. Malum havalar serinledi, TV karşısında insan sarınıp bürünecek birşeyler arıyor. Daha önce yine bu kırmızı iple aynı bu modelden bir diz battaniyesi örmüştüm ama biraz biçimsiz olmuştu. Fazla ince uzun, şal gibi bir şeydi, kullanamıyorduk. Onu söktüm, elde kalmış bu gri iple arasına çizgi ekleyip daha kullanılabilir bir boyuta getirmeye çalışıyorum. Özgür ise hala yılan hikayesine dönmüş olan battaniyesini sorup duruyor. Anlatamıyorsun ki, bunu örmek daha kolay ve de hızlı, öbürünün önce motiflerini ör, sonra birleştir çok uzun iş. Beklesin biraz daha battaniyesini, belki bittiğinde daha kıymetli olur.




Epeydir de bu kitap sürünüyor elimde. Aslında çok ilginç bir konusu olan, hoş bir kitap ama ben doğru dürüst vakit ayırıp okuyamadığımdan ancak akşamları uykuya dalmadan önce birkaç sayfa okuyabiliyorum. Dolayısıyla bitmedi, bitemedi epeydir.







Bunlar da bütün yaz ayılıp bayıldıktan sonra kış geldiğinde coşan çiçeklerim. Baktıkça içim açılıyor, çok güzel olmamışlar mı ama? Herkesin geçmiş bayramını kutlar, bu kasvetli gününüze azıcık neşe katmış olabilmeyi dilerim.

7 yorum:

  1. Cok gecmis olsun Selen! Gunumuzu tabii ki neselendirdin yine :) Sesini duymak her zaman guzel zaten! Kitabi okumustum ve cok sevmistim. Uzun sure etkisinden cikamadim. Ciceklerine bayildim :) Orgu isi de cok guzel! Tekrar gecmis olsun! Sevgiler :)

    YanıtlaSil
  2. Merhaba,
    Çok geçmişler olsun diyorum öncelikle.Allah daha beter sıkıntılardan korusun umarım.Keyifle takip etmeye devam edeceğim sizleri.
    Görüşmek dileklerimle...

    YanıtlaSil
  3. "Oğlanın okulunda çok bilmiş bir kız var" deyince üzerime alındım :)
    Çok geçmiş olsun...
    Bu arada çiçekler cidden harika görünüyorlar.

    YanıtlaSil
  4. Geçmiş olsun Selencim. Yeni saçını da güle güle kullan.

    YanıtlaSil
  5. Evren, çok teşekkürler. :D Kitap elimde sürünüyor ama böylesi işime geliyor aslında, tadını çıkara çıkara okuyorum.. :)

    Yaruze, hoşgeldin. Amin, çok teşekkür ederim iyi dileklerin için. Yeniden görüşmek üzere o zaman... :)

    ÇokBilmiş, sen neden üstüne alınıyorsun? Emin ol, sen o okuldaki kız kadar antipatik olamazsın :D Teşekkürler..

    Handancım, sağolasın :D Bu arada kitap listeni gördüm ama iki satır yazamadım bi türlü, internetim bir gidiyor, bir geliyor :(

    YanıtlaSil
  6. Selencim geçmiş olsun... Böylesi bir operasyonu bu kadar mizahi anlatan kimse az bulunur doğrusu :)

    YanıtlaSil
  7. Çok teşekkür ederim Banu Ablacım :D

    YanıtlaSil