Dün akşam okuldan eve dönen küçük oğlan market alışverişinde fıstık ezmesi almayı unuttuğumu görünce, hiç abartmıyorum kelimesi kelimesine bana şunları söyledi. "Fıstık ezmesi almayı unuttuğuna inanamıyorum Anne, biliyorsun ki ben her sabah yiyorum."
Söylediklerinde tamamen haklı olmakla birlikte öyle hafif ve tatlı bir ses tonuyla ama öyle sitem dolu bir şekilde söyledi ki bunları resmen içim cız etti. Kafama bir balyozla vursaydı da beni ancak bu kadar sarsabilirdi. Çok çok üzüldüm. "Evdeki daha bitmemiş ki annecim, yarın sabah yeter sana. Yarın da gider alırım yeni bir kavanoz, söz!" diye toparlamaya çalıştım durumu. Sesindeki o hayal kırıklığı ve sitem kulağımdan hiç gitmiyor. Öyle ya, insan çocuğunun her sabah ekmeğin üzerine fıstık ezmesi ve bal sürerek yediğini nasıl unutur? Hele de her sabah ekmeğe onları sürüp çocuğuna veren kişi kendisiyse... Çocuğun istediği atla deve değil ya, altı üstü küçük bir kavanoz fıstık ezmesi vasıtasıyla hatırlanmak, annesi tarafından düşünüldüğünü, kendisine değer verildiğini bilmek... Çok ama çok kafasız bir anneyim ben.
Ne kadar ince düşüncelisin Selen. Bayılıyorum senin gibi hassas annelere. Başkası olsa o lafın altındaki anlamı anlamaz "Alırım işte abartma sen de" diye kızardı bile çocuğa.
YanıtlaSilBence oğulların çok şanslı...
ÇokBilmiş, o kadar da hassas değilim canım, çoğu zaman ben de geçiştiriyorum zaten ama o lafı söyleyiş şekli beni etkiledi, içime oturdu resmen.
YanıtlaSilHmmm,bu kıssadan çıkarılacak hisse şu olsa gerek,ne söylediğin değil,nasıl söylediğin önemli.Koca kişisiyle diyaloglarda akılda tutulması çıkar icabıdır :)
YanıtlaSilözlem
Özlem, işte budur! :D Yazarken bu açıdan hiç düşünmemiştim ama çok yerinde bir fikir ve kıssadan hisse çıkarımı olmuş seninki. Çok hoşuma gitti, süper! Çok güldürdün beni, Allah ta seni güldürsün :D
YanıtlaSil