Bugün öğlen çocuklarla oturmuş portakal yiyoruz, Uğur ağzı portakal dolu dönüp bana sordu;
- Anne benim en çok sevdiğim meyveler hangileri biliyor musun?
- Portakal, çilek, karpuz!
- Ohaaaa! Anne beynimi mi okuyorsun? (Aile içinde "Oha" lafını kullanmasına izin verecek kadar ifade özgürlüğüne izin veriyoruz.)
- Ben bilmeyeceğim de kim bilecek çocuğum?
- Peki amcamın beyin okuma yeteneği var mı?
- O nerden çıktı?
- Hani bir defasında bilmişti ya okuldayken benim bahçeye hırkasız çıktığımı...
- E görmüştür seni öyle bahçede...
- ....
Uğur şaşkın şaşkın bakarken Ömer burada koptu, "Uğur bahçede tişörtle koştururken seni görmüş olamaz mı? Beyin okumasına gerek mi var!"
Bir defasında da ortodontistte Ömer'in bir türlü dökülmeyen süt dişlerini çektirdikten sonra Özgür;
- Çok pahalıya patlıyor bu dişlerin dökülmesi, dişçiye ayrı para diş perisine ayrı para... ohoooo işimiz var valla, diye bana fısıldarken Ömer şans eseri duymuş ve eve gelince
- Anne bana doğruyu söyle bak, diş perisi sensin değil mi? diye sormuştu...
Bu çocukların biri 10 diğeri 9 yaşında! Bu kadar büyüdükleri halde nasıl bu kadar saf kalabildiklerine bazen cidden şaşıyorum. Sanırım bebek doğunca bizi daha eğlenceli günler bekliyor olacak..
Bence de :) Yazacak malzeme bol olacak.
YanıtlaSilKesinlikle :)
YanıtlaSilMasum olmalarına bayılıyorum ve çocuk gibi çocuk olmalarına :)
YanıtlaSilMutlu yıllar Selencim :)
YanıtlaSilİnşallah hep birlikte göreceğiz bakalım kızlar. :)
YanıtlaSilHandan, çok tatlı ve komik oluyorlar, ben de bayılıyorum o hallerine. Sana da sevdiklerinle birlikte sağlıklı ve mutlu bir yıl dilerim :)
YanıtlaSil