5 Ocak 2013 Cumartesi

Yeni yılda yeni olan ne var?


Yazmak istiyorum ama hamilelik üzerine yazmak istemiyorum o yüzden senle aramıza mesafe koydum blogcum. Bir süre görüşmeyelim istersen. Hayatımın şu döneminde koca göbeğim neredeyse tüm gerçekliğim olmuşken hamilelikle ilgili yazmamak çok zor tabi. Pazar sabahı kahvaltıya gittiğimizde Annem beni "tombulum" diye karşılarken, Özgür "Dombili, otur şuraya da karşılıklı bir çay içelim" demeye başlamışken, çocukları okuldan almaya gittiğimde önü bile kapanmayan montumla beni daha karşıdan görür görmez Uğur'un yüzüne yayılan o kocaman hınzır gülümsemeyi görmezden gelemezken tutup bunlardan bahsetmemeye çalışmak resmen odanın ortasında tüm heybetiyle dikilen bir fili görmezden gelmeye çalışmak demek. Ama siz sevgili okuyucularımın ruh sağlığı açısından bu fedakarlığa razıyım.

Hamilelik dışında hayat sakin bir şekilde akıp gidiyor. Bu aralar hiç kitap okuyamıyorum nedense, içimden hiç gelmiyor. Halbuki sırada okunacak çok süper kitaplarım var. Taht oyunları serisinin 4. kitabını (Kargaların Ziyafeti) aldım hevesle ama açıp okumak gelmiyor içimden. Öylece yatağımın başucunda duruyor. Başucumda ayrıca Nicholas Gage'in Eleni'si ve Salman Rushdie'nin Geceyarısı Çocukları da duruyor ama eninde sonunda bir şeyler okumaya karar verdiğimde şanslı olan hangisi olacak hiç bilemiyorum. Salonda istiflediğim Thomas Hardy'nin Orman Kızı, Henry James'in Güvercinin Kanatları, Thomas Mann'in Buddenbrooklar'ı ve Orhan Pamuk'un Benim adım Kırmızı adlı romanı da benim okumamı bekliyor. İşin kötüsü bunların hepsi ödünç alınmış kitaplar, yani eninde sonunda sahiplerine iade etmem gerekecek ve daha ne kadar benim keyfimi bekleyecekler bilmiyorum. Bebek doğunca hiç fırsat bulamayacağım. Aslında o yüzden kendime çok kızıyorum, "Fırsatın varken okusana şu kitapları" diye ama içimden gelmiyor okumak. Öyle saçma bir uyuşukluk içindeyim. 

Maalesef el işinden yana da çok çalışkan olduğumu söyleyemeyeceğim bu aralar. Bir ara tam gaz elimde kalmış olan eski battaniyeyi bitirmeye yoğunlaşmıştım. Artık ondan da biraz sıkılmış durumdayım. Elime bile almak istemiyorum koltuğa oturunca. Eski örgü dergilerini karıştırıp duruyorum. Şu koca göbekli halime bir şey örmeye niyetim yok tabii ki çünkü çok azimliyim doğumdan sonra ilk etapta hamilelik kilolarını, sonra da geriye kalan fazlalıkları vereceğim. Yoga kitapları ve de bir tane yoga matı aldım. İlk etapta bebek küçükken evde kendi kendime uğraşırım diyorum o büyüdükçe de yavaş yavaş yogayı hayatımın bir parçası haline getirmek hatta belki ileride bir kursa falan yazılmak gibi bir planım var. 

Bunu gecikmiş bir yeni yıl yazısı olarak ta düşünecek olursanız o zaman 2013'teki beklentilerimi/hedeflerimi 
  • öncelikle sağlıkla şu bebeği doğurmak,
  • az önce listelediğim ve ödünç almak suretiyle zapt ettiğim kitapları bir an önce okumak
  • okula yakın, balkonlu, gönlüme ve kesemize uygun bir ev bulup taşınabilmek
  • doğumdan sonra fazla koyvermeyip tez zamanda forma girmek ve
  • sağlıklı bir yaşam hedefinde yogayı hayatıma sokmak olarak sıralayabiliriz. 
Bu sene nedense en azından benim açımdan yılbaşı sıradan bir gün gibi geldi geçti. Ama yine de insanın kafasında "Yeni bir başlangıç olsun, bari bu sene şunları şunları halledeyim" gibi bir liste ister istemez oluşuyor. İnsanın yeni yıl hedeflerini böyle yazması riskli tabi, ileride kimseyi kendime güldürmek gibi bir amacım yok ama belki kararlılık açısından kendime bir faydası olur diye yazıyorum bunları buraya. Yoksa yeni yıl hedeflerini kimsenin gerçekleştiremediği gerçeğini ben de bal gibi biliyorum. Öyle bir şey olursa zaten büyük ihtimalle bu yazı kendi kendini yok edecektir...

Not: Fotoğraf ne alaka diyecek olursanız bu aralar kafayı tatlıyla bozmuş haldeyim. Aşırı bir tatlı, çikolata isteği içindeyim. Hamilelik başında yiyemediğim tatlıları şimdi yiyorum sanırım. Bu da benim yaptığım elmalı kekin fotoğrafı. 2013'te tatlı yiyelim tatlı konuşalım di mi ama? :)

6 yorum:

  1. Bilgehan' a hamileyken 7 kitaplık bir seri okuyordum ama son kitaplar doğuma yakın çıkınca okuyamam artık diye düşünmüştüm. Sonra beyfendiyle saatler süren emzirme seanslarında bitmişti o kitaplar :)

    Bütün planladıklarını yapabilirsin bence :)

    YanıtlaSil
  2. Hadi inşallah o zaman Handancım, haberdar ederim ben seni :D Ömer'i küçükken ayağımda sallayarak uyutuyordum, o zaman epey kitap okumuştum ben de ama emzirirken hiç denemedim açıkçası.

    YanıtlaSil
  3. Emzirirken bence de zor ama o bitmez tükenmez uyutma sürelerinde olabilir. Ben de ayağımda sallardım Deniz'i, o yine de bir türlü uyumak bilmezdi. Böylece saatlerce kitap okuyacak zamanım olurdu. Gece sabahlara kadar emzirdiğim dönemlerde de cnbc-e'nin dizilerini izlerdim. Altyazılı ya, sesi kapatıp kimseyi rahatsız etmeden kendimi öyle oyalardım ancak.

    YanıtlaSil
  4. Bunalmışsın belli ama çok önemli bir yükün var ,bir can taşıyorsun için rahat olsun bu önemli olayı tek başına yaşamayaçaksın içindeki can sana yardım edecek.Umut seninle olsun.Eskiler şöyle derdi- bir avazda doğur İnşallah

    YanıtlaSil
  5. Yeni yılın kutlu olsun.Tüm isteklerin gerçekleşsin.Sevgiler.

    YanıtlaSil
  6. Özlemcim, iyi fikirmiş. Bu sefer emzirirken altyazılı film veya dizi izlemeyi mutlaka deneyeceğim. :D

    Kardelen Hanım, Ne güzel şeyler yazmışsınız böyle... :) Evet bunaldım biraz ama bebek sağlıklı olsun da zaman içinde tüm bu yaşananlar, çekilenler unutuluyor nasılsa. Çok çok teşekkür ederim iyi dilekleriniz ve dualarınız için. İyi seneler... :)

    Petek Ablacım, çok teşekkür ederim :) Sana da sevdiklerinle sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir yıl dilerim. Sevgiler...

    YanıtlaSil