Uzun zamandır şu akıllı telefon manyaklığına kapılmadan mutlu mesut yaşıyordum. Gidiyorum geliyorum, bakıyorum küçük büyük herkesin elinde bir tane akıllı telefon, kurcalayıp duruyorlar, bana tuhaf geliyordu. Birisiyle konuşuyorsun, gözü bir yandan elindeki telefonda baş ve işaret parmaklarıyla o meşhur ekran büyütüp küçültme hareketlerini yapıyor, kendi kendine gülüyor falan. Ben insanların gözlerinin içine bakarak konuşmayı severim, seninle konuşurken bir yandan telefonunu kurcalayıp duran bir insan haliyle aklı başka yerde izlenimi veriyor. Hoş değil bence. Özgür çok yapar ki her zaman söylenmişimdir. Akşam yemekten sonra çay koyarım otururum karşısına hop mesaj gelir durur ona cevap yazar, iki dakika sonra hop mail gelir bu sefer ona cevap yazar, ardından biri arar bi saat konuşur, kapatır. Bu arada ben çayımı içer bitiririm o daha bir yudum almamış olur, kalkar çayımı tazelerim yine otururum karşısına bakarım yine telefonu kurcalıyor, neymiş efendim çinliler what's up'tan bilmem ne soruyormuş hemen cevap vermesi lazımmış "elinin körü artık" diyerek çayımı alıp gitmişliğim, onu telefonuyla başbaşa bırakmışlığım çoktur. Öyle gıcık oluyorum ki, nedir yani 7x24 online olmayıver, dünya mı duracak?
Benim yaklaşık 6 senelik Sony Ericsson, kayar kapaklı bir cep telefonum vardı, önceki de yine öyle seneler sonra kullanılmaktan bozulunca gidip bunu almıştım. Açık söyleyeyim benim cep telefonundan en temel beklentim istediğim kişiyi arayıp konuşabilmek. Bunun yanısıra uzun süredir fotoğraf çekmek için cep telefonunu kullanır oldum o yüzden haliyle yeni bir telefon alacaksam bari güzel fotoğraf çeksin diye düşünmeye başlamıştım. Bir de benim için diğer zaruri şey de, müzik dinlemeyi seven bir insanım, mp3 çaları vs olan gerektiğinde radyo veya müzik dinleyebileceğim bir alet olursa bir taşla 3 kuş vururum şahane olur diyordum. O yüzden 6 sene önce, bu akıllı telefonlar daha piyasada yokken, gidip bu benim emektarı almıştım. E alet Sony olunca tabi müzik dinleme kalitesi süperdi. Hatta kendi kulaklığından hariç üniversal girişli sıradan bir kulaklık daha takıp aynı anda iki kişi, iki kulaklıkla müzik dinleyebiliyorduk ki benim için lüks kavramı buydu işte. :)
Neyse efendim zaman içinde akıllı telefonlar çıktı, herkes bir akıllı telefonla gezer oldu ama ben bu telefonu değiştirme ihtiyacı hiç duymadım. Niye duyayım? Çalışmıyorum, işle ilgili bir "aman bana ulaşamazlarsa yer yerinden oynar" durumu yok. Tam tersine bazen telefonu da evde bırakıp kaçayım, biraz kafamı dinleyeyim diye planlar yapıyorum. Kısaca benim işim evde, ben de zaten çoğunlukla evdeyim, dışarıya çıkabildiğim ender zamanlarda da maillerimi kontrol etmeye hiç ihtiyacım yok. Evde fiber internet varken ve ben bütün gün evde oturup dururken cep telefonum internete bağlı olsun gibi bir derdim yok zaten. Twitter desen benim için son derece anlamsız bir şey, neden her yaptığımı insanlara ifşa etme gereği duyayım? Ki ben anlatsam bile kim ilgilenecek o da ayrı bir konu, ünlü değilim, tanınmış biri hiç değilim kime ne benim ne yediğimden ne içtiğimden? İnstagram da keza hiç kullanmadığım bir şey. Yanlış anlaşılmasın bunlara karşı değilim, kullananları da eleştirmiyorum sadece olaya kendi açımdan bakınca çok gereksiz ve anlamsız geliyor benim gibi sıradan bir insanın bunlara düşkün olup kullanması. Açıkçası öyle çok egzantrik ve aksiyon dolu bir hayatım yok. Neyi twitterdan paylaşacağım? Kızın adaptörle tuvalete yaptığı kakayı mı? Maalesef ne kadar istesem de çok gezebilen bir insan hiç değilim o yüzden aman son model bi cep telefonum olsun, her yerden ulaşılabilmem lazım, yaşadığım her anı, çektiğim her fotoğrafı, yediğim her şeyi anında herkesle paylaşmam lazım, şu kadar takipçim olsun her an yeni bir laf yumurtlayayım herkes "like" etsin gibi saplantılarım yok, hiç olmadı. Sadece bu blog var benim için bir de gerçekten tanıdığım ve sevdiğim insanların kayıtlı olduğu bir kişisel facebook hesabım.
Benim sosyal paylaşımlarım işte bu blog, facebook hesabım ve bezsiz bebek facebook grubumuzdan ibaret. Bunlar bile bazen çok vaktimi alıyor diye söyleniyorum kendi kendime... Durum böyle olunca, bloga koymak için çektiğim dandik fotoğraflar yüzünden her sinir krizi geçirdiğimde Özgür defalarca "gel sana da yeni bir telefon alalım" dedi ama benim istediğim özelliklerde bir telefon bulamadık. Kamerası iyi, müzik çalabilen doğru dürüst bir telefon yok, zaten akıllı olmayan bir telefon kalmamış. Allah allah mecbur mu herkes böyle telefon almaya? Tezgahtar anlatıyor da anlatıyor şusu var, busu var, bilmemnesi var, istemiyorum kardeşim diyorum. Kamerası en iyi olup aynı zamanda müzik çalabilen telefon hangisi dediğimde tutup bana en son model telefonları gösteriyor, istemiyorum böyle bir telefon diyorum, klavyesi olmasa da olur cep telefonunda mektup yazacak değilim ben mesaj bile yazmıyorum kimseye diyorum, evdeki bilgisayarla ben istediğim her yere bağlanıyorum zaten bu internete bağlanmasa da olur bluetoothu olsun yeter diyorum öcü görmüş gibi bakıyorlar bana. Yok öyle bir cihaz hanımefendi dediler. Düz bir telefona, kaliteli çekim yapabilecek bir kamera ve iyi bir mp3 çalar koymak kimsenin aklına gelmemiş niyeyse. İlla akıllı olması gerek şart olmuş telefon seçiminde, kimse aptal bir telefon istemiyor anlaşılan. Özgür belki de bu çağdışı kadınla yaşamaktan utandığı için "Olsun gel alalım doğru düzgün bir şey" dedi, "İstemiyorum. Neden o kadar para verelim ihtiyacım olmayan bir şeye, o fiyatın yarısından da aza bana güzel bir dijital fotoğraf makinesi al ben memnunum telefonumdan, hala çalışıyor" dedim.
Velhasıl anlaşamadık gitti. Aylardır yakındaki alışveriş merkezine her gittiğimizde bu konu açılıyor sonra da bir sonuca ulaşamadan kapanıp kalıyordu. Özgür çok kızdı, "Ne biçim kadınsın sen? Hiç bana onu al, bunu al gibi huyların yok cins misin lan sen?" bile dedi. :P En sonunda yine bir gün Özgür yeni model telefonları incelerken aklıma dahiyane bir fikir geldi, Özgür'e dedim ki; "Yahu yeni telefonu neden sen kendine almıyorsun? Hangi akıllı telefonu alırsak alalım hakkıyla kullanacak tek adam sensin, cep telefonunun tüm fonksiyonlarını kullanıyorsun, cepten maillerini kontrol eden, ofis uygulamalarını, what's up, viber, chat on ne varsa hepsini kullanan sensin, sen kendine yeni bir telefon al, bu eski telefonunu bana ver işte, kamerası gayet güzel, hd video bile çekiyor, müzik te çalabiliyor e daha ne isteyeyim?" Özgür başta razı olmadı, eski telefonu bana vermeye, "Yok olmaz, o iki senelik telefon, sağı solu çizik, yer yer boyaları bile döküldü vermem sana" falan dedi ama sonunda ikna edebildim. "Bu erkek kılıfıyla zaten hayatta istemem bu takozu, bana hanım hanımcık bir kılıf al o zaman çalıştığı müddetçe bayıla bayıla kullanırım ben bunu" dedim, anlaştık. Özgür gitti kendine istediği telefonu aldı onun eski telefonuna da internetten 20 liraya kırmızı beyaz puantiyeli bir kılıf aldık böylece yeni bir telefonum oldu. Oh, alan memnun veren memnun, en çok ta şu telefon araştırma /seçme külfetinden kurtuldum ya ona seviniyorum. Telefonum bir akıllı bir akıllı ki sormayın gitsin, ben kendimi onu kullanacak kadar akıllı hissetmiyorum yalnız, şimdilik böyle bir sorunumuz var, ama zamanla aşacağız elbet. Neyse uzun lafın kısası; bundan sonraki postlarda resim kalitesi artarsa şaşırmayın efenim.
Hehehe, ben de yıllarca direndim, hep T.'nin eskilerini kullanıyordum ki onların hiçbiri de akıllı değildi. Seninle düşüncelerim tıpkısının aynısı şeklinde çünkü. Ama en son kardeşim verdi eski telefonunu, ayfon 4, o kendisine 5'ini almış çünkü. Ben istemedim, ne gerek var falan dedim ama ayfonlar arası facetime diye bir uygulama ile ücretsiz görüşülüyormuş. Annem tutturdu, sen kullanmazsan da ben kızlarımı (yani torunları, ben artık nesi oluyorsam :) görürüm al şu telefonu diye, öylece ben de terfi olmuş oldum bu akıllı telefon ailesine. Bu arada ailede bir tek ben kalmıştım, annem-babam-kardeşim hepsi ne zamandır kullanıyordu. Sonuç olarak ben de sadece fotoğraf çekmek ve annemlerle ücretsiz kameralı görüşmek için kullanıyorum. Gerçi hala çektiğim fotoğrafları bilgisayara aktaramıyorum ya o da ayrı konu. Güle güle kullan sen de, bekliyoruz güzel resimlerini :)
YanıtlaSilSağol Evren :) Özgür ilk aldığında bana kullanımı çok karmaşık gelmişti, bir alarmını bile kapatmayı beceremiştim neyse ki iki sene gibi bir alışma sürem oldu telefona yoksa sıfırdan alsaydım siz daha çok beklerdiniz yeni fotoğrafları :P
SilTüm dediklerine aynen katılıyordum son telefonumu almadan önce. Ne gerek var diyordum, aramak istediğim kişiye ulaşabileyim yeter diyordum. Hele öyle durmadan elindeki telefonun içine düşmüş gibi görünen kişilere sinir oluyordum, başta kocama tabii. Ama aylar önce, nihayet elimdeki telefon ömrünü tamamlayınca madem yeni bir telefon almak zorundayım bari iyi bir şey olsun diyerek ben de akıllı telefona transfer oldum. Çok pahalı olmayan, minilerden birine. Akıllı telefonun hayatıma getirdiği tek değişiklik instagram oldu. Ve tabii bir de Bülent elindeki telefona gömüldüğü zamanlar ona misilleme yapabilme şansım var artık :) İnstagram kullansam da o hoşlanmadığım insan tipine girmemek için çok dalmamaya çalışıyorum. Ki senin dediğin gibi blog bile bazen çok zamanımı çalıyor gibi geliyorken bir de başka sosyal mecralarda uzun uzun zaman öldürmeye hiç niyetim yok.
YanıtlaSilNeyse, lafı ne çok uzatmışım, hayırlı olsun telefonun canım, fotoğrafları dört gözle bekliyorum :)
Sağol Özlemcim :) Sürekli kurcalamak istemiyorum ben de ama kurcalamadan da öğrenilmiyo meret. :)
SilBenim tel.internet özelligi bile yok.. :))))) tablet desen fotograf ceken tür degil... :) herseyim yarim.. :)))) puantiyeli telefona bayildim... :) senden bir yazi okumak güzeldi yine...
YanıtlaSilSen de artık terfi et güncel bir modele Arzucum, bakarsın facebook yerine oradan temasa geçeriz. ;) Sağolasın :)
SilCan da bana söyleniyor cins misin, neden istemiyorsun diye:-) Ben de telefonlarımı tuvalete düşürmediğim sürece kullandım hep:-) Bunu da düşürürsem başıma gelecekleri bildiğimden sımsıkı koruyorum valla...
YanıtlaSilGüle güle kullan telefonunu :-) Kılıfına da bayıldım bu arada.
Handan ben tuvaletten korkmuyorum da benim büyük oğlan bebekken cep telefonumu su dolu bardakta yüzdürmüştü :) Malum şimdi de bir bebek var evde inşallah tekrarlanmaz böyle bir olay bir daha :P Sağol teşekkür ederim :)
SilKılıfın internet adresini alsak.. ne iyi olur :) Güle güle kullan.
YanıtlaSilAlmakla iyi yapmışsın, ilerki yaşlarda kullanmaya başlamak zor olacak,çevremde görüyorum ve bir zaman sonra her şeyi internetten okuyacağız :(
Asortik Krepçim, kılıfı gittigidiyor.com dan aldım. Telefonun modelini markasına göre "falanca kılıfı" diye arat hemen çıkıyor. :) Doğru söylüyorsun bu kadar teknoloji nereye varacak diye ben de korkuyorum bazen :(
YanıtlaSilSağol :)
Sil