Koca bir ayı "Ne okusam?" ve "Ne örsem?" diye bakına bakına bomboş geçirdikten sonra sonunda karar verebildim. Bebeği uyuttuktan sonraki çok değerli boş vakitlerimi kah örgü ve dantel kitapları ile internet sitelerinde şuursuzca kendimi kaybederek, kah kitaplığın önünde kitaplara bakarak boşa harcadıktan sonra aklım başıma geldi sonunda. En son Sabahattin Ali'nin Kürk Mantolu Madonnası'nı okumuştum. Öyle tadı damağımda kaldı ki üstüne yeni bir kitaba başlayamadım bir türlü. O yüzden yine Sabahattin Ali ile devam etme kararı aldım. Eltim de getirip "bunu oku" diye elime tutuşturunca memnuniyetle kabul ettim. Bu da ilk sayfadan sonra içine insanı içine çekiveren bir kitap. Doğum günü telaşından fazla okuyamadım bu aralar, daha çok başlarındayım, ama yine öbür kitabı gibi çok güzel akıp gidiyor bu da.
Yukarıdaki battaniyeye ise başlayalı 3 sene olmuş (artık rezaletin son perdesi) Daha önce de pek çok defa, mesela burada ve burada elime alıp bitirmeye niyetlenmişim ama sonunda yine sıkılıp atmışım bir kenara. Bu sefer bitirmeye çok acaip azimliyim, kendimi motive ettim, gaza getirdim artık ne derseniz deyin. İnşallah yılbaşından önce bitirebilirim ve yeni bir projeye başlayabilirim. Gerçi bir tane daha bitmeden bir köşeye atılmış başka bir motifli battaniyem daha var ama bunu bitirince yeni bir şey yapmak için kendime izin verdim. O zamana dek başka şeyleri araya sokup yine bunu yarım bırakmayacağım; söz. :P
Evet çılgın yıl sonu procem bu; 3 senedir elimde sürünen bu battaniyeyi nihayet bitirebilmek. Siz ne sanmıştınız? :) Adını "ömrümü yedi battaniyesi" veya "ömür törpüsü" koyabilirim sanırım, hak etmiş artık.
Neyse, bebiş uyandığına göre battaniye de kitap ta yorumlar da biraz daha bekleyecek beni zira boş vaktimi, bir kahve bile içemeden, bunları yazarak geçirdim bu sefer. Ühüüü...
Not: Yeni telefonun fotoğraf kalitesini sevmedim, sehpa çok tozlu çıkmış. Daha iki gün önce doğum günü yaptık herhalde, elbette temizledim köşe bucak her yeri. Gözünü seveyim eski telefonun, flu mlu çekiyodu ama insanı yok yere rezil etmiyordu en azından... :P

Ah be Selen'cim,birleştiren biri olsa 1000 tane örerim motiflerden.Beni de en geren kısmı birleştirmek.Azıcık zamanın kalıyordur geriye canın ne isterse onu yap.Sevgiler.
YanıtlaSilBiz seninle harika bir ekip olurmuşuz Petek Abla, bana da motif örmek acaip sıkıcı geliyor. Birisi örse de ben birleştirsem keşke :)
SilHaydi bakalım kolay gelsin. Ben İstanbul'a taşındığımdan beri elime örgü almadım sanırım. Ama örgü torbam inatla koltuğumun yanında duruyor bak.
YanıtlaSilO toz örgüden gelmiştir. Bir de ütü yapınca çok feci tozutuyor ortalık. Amaan dünyamız toz bulutundan meydana gelmiştir zaten, onları yok etmeye çalışmak akıl kârı mı , boşveeerrr.
Handan şu yorumların beni bitiriyor.. :D Bırakayım gaz ve toz bulutu kalsın o zaman :) Sen de bir şeyler örmeye başla artık, örgü torbasına ayıp oluyor . :)
SilBu proje cok cilgin amaaaaa..:) kalmis 4 hafta.. Hadi bakalim..heyecanla bekliyoruz sonucunu... Kiza olmazsa torunlara kalir.. :p ( son cümle seni gaza getirmek icindi)
YanıtlaSilSenin projeler kadar çılgın değil ama idare ediyorum işte Arzu :D Neydi o UHT süt kutusundan cüzdan yapma olayı yahu...
SilUfff çok sert oldu bu yalnız, artık bu gazla yılbaşı gecesi sarılıp oturuyor olmam lazım bu battaniyeye :D
Ay çılgın proje dedi gitti, elini klavyeye sürmüyor hatun, huuuu...
YanıtlaSilHandan valla hiç niyetim bugün yazmaya senin bu yorumun üzerine uzun uzun gülüp sonra da oturup bugünkü yazıyı yazdım...:) sana ithaf ediyorum bugünkü yazıyı. :D
Sil:D
Sil