8 Mart 2011 Salı

İnsanlar böyle cinnet geçiriyor işte..

Digitürk sağ olsun bloglara erişim hala kapalı. Yazdığımı okuyamıyorum ama bloguma yeni yazı ekleyebiliyorum. Bu da işin başka bir boyutu. Düşüncelerimi ifade etme özgürlüğümü engellemeyi başarabilir belki ama Digitürk hakkında halen istediğimi düşünmekte serbestim. Pek te güzel şeyler düşünmediğimi itiraf etmeme gerek yok herhalde. Kendi hakkını korurken benim hakkımı elimden almasına gerek yoktu tabii ama neyse... Uzun lafın kısası hala daha Digitürk'e çok kızgınım.

Destek için şuraya bir tıklayıp bir imza da siz verin dostlar. Bu arada böyle de bir sevindirici gelişme var bakalım bir şey çıkacak mı. Facebook grubu 15528 kişiye ulaştı. Bir umut, bekliyoruz bakalım.

Diğer yandan bu aralar Ömer'in proje ödevleri iyice kabak tadı verdi. Bir çocuğa haftada 2-3 tane araştırma ödevi verilir mi yahu? Hayır internetten araştırması neyse de, evdeki printerı işyerine gönderdiğimiz için, çıktı almak için neredeyse her gün yakındaki Office Superstore'a taşınır oldum. Bıktım usandım proje ve araştırma ödevlerinden. Evin işi yetmiyormuş gibi bir de ödev peşinde koşuyorum. Artık kime çektiyse bizim oğlan bi asabi bi mükemmeliyetçi ki sormayın gitsin, ödevi uyduruk oldu diye yine gelip benim başımda zırlıyor. Çıldırmak üzereyim. Tek avuntum, biricik blogum da engelli, ben delirmeyeyim de kim delirsin?

3 yorum:

  1. Sakin ol Selencim. Derin nefes al. Bak kar yağıyor. Harika bir görüntü var dışarda. Biz de hâlâ buradayız. Sen yaz da deşarj ol canım, okuyoruz biz. (Ay biz de kimse, ben okuyorum en azıdan kendi adıma konuşayım şimdi :D)

    YanıtlaSil
  2. İyi bari Handan, bir kişi bir kişidir, hiç yoktan iyidir. Bu arada başardım bir yoruma cevap yazabilmeyi. Bu da bir işaret olsa gerek :P

    YanıtlaSil