Akşam ben mutfakta yemek pişirirken çocuklar da ödevlerini yapıyorlar, içerden gelen konuşmaları duyabiliyorum. Uğur'un ödev konusu hastanelerin acil servislerinin ne işe yaradığı. Konuyu okuyor kardeşine sonra da tartışıyorlar.
Uğur- Parmağınızı kırsanız, ya da ağaçtan düşüp yaralansanız, zarar görseniz ne yapardınız? Ya da gece aniden rahatsızlansanız ve telefonla bir doktora ulaşamasanız...
Ömer- (Gülerek) Ağaçtan düşüp yaralansak mı? Ne saçmaymış.
Uğur- (O da gülerek) Evet ağaçtan düşüp neden yaralanalım ki? Ağaçta ne işimiz var??!!
Bu noktada güldüm kendi kendime, ama sonra düşününce yüreğim sızladı. İki oğlum var ve bir insan neden ağaçtan düşebilir bilmiyorlar. Sebebini hayal bile edemiyorlar, öyle ki birinin ağaçtan düşüp yaralanması fikri bile onlara çok saçma geliyor. Nereden bilecekler? Hiç bir ağaca tırmanmadılar, bir meyveyi dalından koparıp yiyemediler ki... Ya da karanlık bir gecede, gökyüzünde uzanıp giden yüzbinlerce yıldızı, samanyolunu şehir ışıklarının arasından seçip göremediler ki... Bana soruyorlar "Kestane nerede yetişiyor anne? Peki ya turp?" diye. İnsanlık nasıl bir noktaya geldi. Gurur mu duymalıyız şimdi kendimizle? Hepimiz kendimize soralım; bu kadar tabiattan kopuk yaşamak normal mi?
Bizimkiler bu konuda şanslı. Yalova'ya ilk taşındığımızda Bilgiç ağaçtan düşdüm diye geldi. Allah Allah ağaca çıkmayı ne zaman öğrendindi de düşmeyi de başardın o arada:)
YanıtlaSilO zaman senin oğlanlar şanslı azınlıktan Handancım :) Şehirde büyüyüp te ağaca tırmanmayı bilen kaç çocuk kaldı??
YanıtlaSilGerçekten de çok şanslılar Selencim. İzmir'de on sene bahçe içinde tek katlı bir evde yaşadık. Hayatları sokakta geçti. Ardından Yalovada da şehir dışında yeşilin ortasındaydık. Şu anda da şehrin tam göbeğinde ama yine yemyeşil bir yerdeyiz. (Havalar güzelleşsin oğluşları alır gelirsin, sitenin bahçesinde piknik yaparız seninle :)
YanıtlaSilValla acı acı güldüm ben de diyaloglarını okuyunca.
YanıtlaSilÇok haklısın Selen...Nasıl bir zamandayız?Yoksa bunlar daha iyi günlerimiz mi?
Belki acımasızca gelecek kulağa ama ben çocuklarımın ağaca tırmanmayı bilmemelerindense ağaçtan düşüp bir yerlerini kırmalarını tercih ederim...
Handan, ne güzel, çok şanslısınız, çok kıskandım... Ama iyi bir kıskançlık, öyle kem gözlü değilimdir yani için rahat olsun. :)
YanıtlaSilÖykü, gerçekten kendi çocukluğumla kıyasladığımda bazen üzülüyorum Onlar için. Evet biraz acımasızca olmuş:P Ağaca tırmanmayı hiç bilmemelerindense en azından ağaçtan düşmeyecek kadar becerikli olmalarını dilesek? :D