21 Haziran 2011 Salı

Terapi

Son zamanlarda çok canım sıkıldı, üzüldüm, yoruldum, büyüdüm. "Yemek yemeden de olsa keşke" diye istemeye istemeye sofra kurduğum anlar, gözlerimi kapayıp herşeyi unutmak istediğim zamanlar oldu. O kadar bıkkın ve yorgun hissettim ki kendimi, canım yazı yazmak hiç istemedi. Buralara uğrayıp sizin de asabınızı daha fazla bozmayayım dedim. Babalar gününde babamın elini öpmeye hastaneye gittim. Göğsüne takılı ilaçlı su hortumu, boynundaki damar yolu ve karnındaki direne rağmen giyinip hazırlanmış bekler bulunca çok mutlu oldum. Göğüs boşluğunu yıkayan suya bakıp "Vaaay, iç dış yıkama ha!" dediğimde içtenlikle gülen gözleri beni utandırdı. "Tüm bunları yaşayan O olduğu halde böyle yürekten gülebiliyorsa, sana ne oluyor ki böyle trip yapıp duruyorsun?" dedim kendi kendime ve şöyle bir silkinme ihtiyacı duydum. Kendime hayatta güzel şeyler de olduğunu hatırlatmak istedim.


Mesela bu tavşan gibi


 Veya fırından yeni çıkmış ıspanaklı böreğin kokusu


Ya da en sevdiğim renkteki bu laleler gibi


İnce belli bardakta içilen bergamot aromalı, demli çay


Ya da bambaşka bir şey ararken bilgisayarınızın arşivinde bulduğunuz ve sizi seneler öncesine götürüveren şu fotoğraf gibi güzel şeyler de var hayatta...


4 yorum:

  1. Bazı zamanlar çok zor geliyor insana. Benim babacığım da tam beni doğumgünümde çok hastalanıp hastaneye gitmişti. Geri dönerken bahçeden hanımelleri kopartmış, eve girerken doğumgünümü kutlayarak vermişti. Hanımelleri çok çok özeldir benim için.

    Babacığına acil şifalar diliyorum. Sen de güzel şeyler düşünmeye devam et. Geçti geçti.

    YanıtlaSil
  2. Sağol Handan, her ne kadar beni ağlatsa da destek veren yorumların için minnettarım :)

    YanıtlaSil
  3. son fotoya gözlerim dolarak baktım. ben bu çocukları bir yerlerden tanıyorum :)

    YanıtlaSil
  4. Tanıyorsun tabi Yasemin :) Ne çabuk geçiyor zaman değil mi? Dün gibi sanki o hallerini anlattığım satırları yazışım... Şimdiyse büyük olan neredeyse boyuma yetişti.

    YanıtlaSil