15 Haziran 2011 Çarşamba

Harry, Sally, Endoskopi



Dün Özgür uzun zamandır kaçındığı bir şeye nihayet teslim oldu. Endoskopi yaptırdı. Normal insanlar 5 dakikada endoskopi yaptırıp sonra da yürüyüp gidiyorlar biliyorum. Ama sizin bilmediğiniz Özgür'ün normal bir insan olmadığı. Dişçide dişinin kalıbı alınırken kusan bir insandan bahsediyoruz burada. Dolayısıyla senelerdir gözünde büyüttüğü böyle bir işlem ve de böyle alerjik ve hassas mideli bir insan bir araya gelince dün ben çok eğlendim.

Önce hastaneye giderken arabada, bana internetten okuduğu endoskopi sırasında yaşanabilecek, ölüm de dahil olmak üzere tüm terslikleri anlattı. Herhalde vazgeç dememi bekliyordu bilmiyorum. İlgiyle dinledim, dinledim sonunda baktım endoskopiyi sanki kalp ameliyatına girecekmiş gibi gözünde büyütüp herşeye ters tarafından bakıyor, ".ok vardı, internetten araştırıp herşeyi okuyacak. Endoskopiyi sen kendin yapmayacaksın sonuçta, doktor yapacak, biliyorsun değil mi?" deyince sustu.

Hastaneye gittik, sırada bekledik bir müddet. Bizden önce giren 3 hasta 5'er dakikada yaptırıp çıktılar. Sadece bir kızcağıza sakinleştirici verip yaptılar ki o da çok küçükken aynı işlemi hiç sakinleştirici olmadan yaptırdığı için deli gibi korkuyordu. Kızın bayıltılacağını öğrenince Özgür "Beni de bayıltıp yapsınlar, ben öğürmeden duramam, öğürme endoskopide en tehlikeli durummuş, yemek borusu delinebilirmiş" dedi. Bir an karşımda sanki kocam değil de oğullarımdan biri oturuyormuş gibi hissettim. "Daha neler Özgür, kaç saat oturacağız burada? Senin ayılmanı mı bekleyeceğiz bi de? Uyursun sen burada, ben gider kahvaltımı ederim valla, hiç karışmam. Hem sen o kız gibi değilsin, ben seni taşıyamam da hiç bir yere" dedim. İçeri girene dek sesi çıkmadı bir daha, içeri girerken de öyle acıklı bir bakış attı ki bana, sanırsınız son görüşmemizdi.

Neyse Özgür içeri girdi. Aradan 10 dk falan geçti beni çağırdılar. Girdim, bir baktım benimki aynı önceki kız gibi battaniye sarılmış yatıyor yatakta. "Ne oldu?" dedim dehşet içinde. Tabi aklımda o bayıltılan kızdan önceki takım elbiseli genç adam ve O'nun endoskopiden dinç adımlarla tek başına çıkıp gidişi var. Dediler ki "Sakinleştirici yaptık, çok hassas bünyesi varmış" "Hah" dedim, "Tamamdır, .oku yedik" Gittim yanına. Yatakta yatarken Özgür endoskopide olanları bana anlattı;

- Spreyi sıktılar boğazıma. Başladı boğazım şişmeye. Boğazım şişiyor, kapanacak birazdan, hortum falan sokamayacaksınız dedim. "Niye alerjin mi var ki?" dediler. Alerjim var tabi, girmeden söyledim ya dedim sonra doktor geldi şırıngadaki ilacın hepsini verdi. Sonrasında zaten soktular gırtlağıma aleti...

Sonra yattığı yerden aynı şeyi 2 kere daha anlattı. 10 -15 dk sonra oturabilir hale gelince Özgür'ü açılsın diye dışarı çıkarttım, koridordaki koltuklarda otururken içeride olanları bana 2 defa daha anlattı. Birşeyler yiyelim dedik. Kafeteryaya giderken asansörde aynı şeyi yeniden anlattı. Kafeteryada kahvaltı ederken yeniden anlatmaya başladı. Bu sefer ben dedim ki "Dur tahmin edeyim, spreyi boğazına sıkınca boğazın şişti di mi?" "Hııı, sen nerden biliyorsun?" deyince de "Eh Özgür 3 kere yatakta, 2 kere koridorda otururken, bir defa da asansörle buraya inerken anlattın ya" dedim. Hiç abartmıyorum cevabı şu oldu; "Ne asansörü, buraya asansörle mi geldik biz?" 

Uzun lafın kısası, Özgür için aynı şeyi söyleyemeyeceğim ama dün benim için çok eğlenceli geçti. Akşam eve geldiğimizde kalan son iki koliden bir tanesini boşaltırken yukarıdaki filmi buldum, oyuncağını bulmuş çocuk gibi sevindim resmen. Meg Ryan ve Billy Crystal'in oynadığı "When Harry met Sally (Harry Sally'le tanışınca)" filmi çok sevdiğim, romantik filmlerden birisidir. Uzun zamandır izlememiştim. Klasik bir sonu olan ama oldukça eğlenceli bir filmdir. Hiç izlemediyseniz şiddetle tavsiye ederim. Şimdilik bana müsaade, gidip Harry ve Sally'yi bir kere daha izleyeceğim...

2 yorum:

  1. Safra kesesi ameliyatımdan önce yaptıkları endoskopide ölüyordum neredeyse. Onun için haklı çocuk, dalga geçmeyelim :)

    Not: Neyse bugün yorum yazma kısmına girebiliyorum. Benim hatlarda mı birşey var genel olarak blogger mı böyle anlayamadım.

    YanıtlaSil
  2. Allah allah... Demek o beş dakikada endoskopiden çıkanlar insanüstü yaratıklarmış Handan. Ben de terslik benimkinde sanıyordum.

    YanıtlaSil