10 Haziran 2011 Cuma

Sallanıyor!



Evet sallanıyor. Yeni evin hayatımıza soktuğu yenilikler bitmiyor. Nihayet seneye 3. sınıfa geçecek olan çocuğumun ilk dişi sallanıyor. Senelerdir abisinin dökülen dişlerine iç geçirip duruyordu. Sonunda O'nun da dişleri dökülecek. Başta kendisi olmak üzere hepimiz heyecan doluyuz. Dörtgözle dişsiz kalacağı o anı bekliyoruz. 

Bu arada evimizin içinde bulunduğu, sevgili "yeni" sitemiz halen daha ufak çapta bir şantiyeye benziyor. Bugün asansörler bozuk olduğu için markete gidemedik mesela. 8 katı inmesine inerdim ama market dönüşü aldıklarımla beraber gerisin geri nasıl çıkardım bilmiyorum. O yüzden alınacakları ufak bir listeye indirgeyip babamıza sipariş vereceğiz. Akşam illa ki gelecek eve, o zaman getirsin, belki bu kadar yeni bir siteye taşınmakla iyi yapıp yapmadığımızı da yeniden düşünme şansı olur merdivenleri çıkarken.

Doğalgaz yan binada varmış. Yakında bizim binaya da gelecek diye ümit ediyoruz. Bugün gelip evin içinde boruların olduğu yerleri kırıp dökerek doğalgaz yönetmeliğine uygun birşeyler yapmaya çalıştılar. Tam olarak ne değişti derseniz, adamların gelmesiyle gitmesi arasındaki tek farkın ortalığı kaplayan  toz ve moloz yığını olduğunu söyleyebilirim. Doğalgaz bağlanana kadar evdeki tek elektrik ocağıyla insanüstü bir performans çıkardığımı bilmelisiniz. Düdüklü tencerede fasulye bile yapmayı başardım elektrik ocağında. Yalnız pilav olmadı, ne kadar uğraştıysam da hep lapa gibi oluyor. Neyse duruma elimden geldiğince isyan etmeden, Özgür'ün kafasını kırmadan uyum sağlamaya çalışıyorum işte. 

Yeni evdeki en büyük avantaj komşularımızı da yanımızda getirmiş olmamız. Özgür'ün abisi, eşi ve çocuklarıyla hemen üst katımıza taşındılar. Çocuklar daha sık birbirlerini görüyorlar. Biz de gayet mutlu mesut komşuculuk oynuyoruz. Üst komşu tanıdık olunca gidip birşeyler istemek daha kolay oluyor. Bugün markete gidemeyince ekmeği üst komşudan aldık mesela. Bu akşam cümbür cemaat, yürüyerek yakındaki parkta biraz vakit geçirmeyi planlıyoruz. Bakalım dönüş yolunda yürümek zor gelecek mi çocuklara. Ne kadar zor gelirse gelsin hepimizin daha çok harekete ihtiyacı var. O yüzden içim rahat. 

Ömer'in alerjik astımı iyi durumda. Eski halı kaplı evi terk ettik edeli öksürüğü kalmadı. Kuşlar da hala evde olmasına rağmen bir sıkıntısı yok çok şükür. O yüzden yeni evin pozitif yanları listesine (ki şimdilik çok kısa bir liste bu) bunu en başa eklemek lazım. 

Bu arada, bomba haber; babam taburcu oldu! Dün hastaneden çıktılar nihayet, ama iştahı çok azmış bu aralar. Hepimizi en çok endişelendiren şey bu. Hafta sonu seçim bahanesiyle annemlerde olacağız, malum eski evin orada oy kullanacağız. Bu vesileyle babamın da torunlarla falan belki morali yerine gelir, yeniden doğru dürüst bir şeyler yemeye başlar diye ümit ediyorum.

Neyse şimdilik durumlar böyle, babamın da taburcu olmasıyla biraz hafifledim sanki. Kendimi evime adadım. İçime Martha Stewart kaçmış gibiyim. Yeni evi daha sevecen hale getirmek için yırtınıyorum resmen. Bugünkü icraatım eski devasa balkonumuzla kıyas kabul etmeyecek yeni, düdük kadar "Fransız" balkonumuza çiçek dikmekti. Zaman içinde alışacağız elbet hem eve hem de çevreye. Neyse şimdilik benden bu kadar, bakayım asansör tamir olmuş mu...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder