27 Ağustos 2011 Cumartesi

Hiiii! Ne patladı?


Benim büyük oğlanı bu halde görünce doğal olarak oturduğum yerden fırlayıp, panik içinde bu soruyu sordum. Ben dehşet içinde suratına bakıp evdeki olası tehlike noktalarını bulmak için kafamdan binbir çeşit senaryo geçirirken, ikisi kahkahalar atarak suratımdan okunan dehşete gülmeye başladıklarında anladım bunun şaka olduğunu. Sonrasında yüzüne yaptığı bu gerçekçi makyajı takdir ettim tabii ki. Eh ne diyeyim, uzun zaman sonra ilk defa göz farım bir işe yaramış...


Geçen gün oğlanlarla Migros'a gidebilmek için epey dil dökmem gerekti. Büyük oğlan, "Gitmek istemiyorum Anne, sen git biz evde oturalım" diye tutturdu. "Oğlum evladım, ben de bayılmıyorum bu sıcakta marketten eve poşet taşımaya ama sizi tek başınıza evde bırakacak halim yok herhalde" deyip zar zor götürdüm bunları markete. Aman ne surat astılar görmeliydiniz. Haklılar belki ama ben ne yapayım? İki fırlama oğlanı evde tek başlarına bırakmayı gözüm yemedi doğrusu. Sonrasında ikisini neşelendirmek için yapmadığım şaklabanlık kalmadı. Buna rağmen aradan epey zaman geçmiş olduğu halde büyüğü hala somurturken görünce "Ne oldu? Niye hala somurtuyorsun? " diye sordum. Aldığım cevap ne olsa beğenirsiniz?  "Bütün esprilerine gülmek zorunda mıyım Anne?"



Büyüyorlar... Serpiliyorlar... Kendi fikirleri, kendi espri anlayışları, kendi karakterleri oluşmaya başlıyor. Bazen Uğur'a bakıyorum da hangi arada bu kadar büyüdüğüne aklım ermiyor. Ve bazen ben çok korkuyorum. Öyle böyle değil, ciddi ciddi paniğe kapılıyorum. İçim daralıyor. Sanki koca bir öküz gelip göğsüme oturmuş gibi hissediyorum. Göğsüm sıkışıyor, nefes alamıyorum.  Büyüdüklerinde, ergenliğe girdiklerinde başıma neler  gelebileceğini kestiremiyorum. Ne beklemem gerektiğini bilmiyorum. Kendimi buna nasıl hazırlayabilirim zaten onu hiç bilmiyorum. Var mı önerebileceğiniz bir kitap? Şimdiden okumaya başlayayım bari ben...

6 yorum:

  1. Hahaha! çok tatlılar Selen'cim maşallah ve de çok akıllı.. Kelin ilacı olsa diyeceğim gerisini sen anla.. iyi bayramlar:)

    YanıtlaSil
  2. Ah o kitabı bulursa koca koca ilanlarla duyur lütfen,öyle çok ihtiyacım var ki.Oğlunun verdiği cevaba bayıldım ama bence en iyisi "uzun zaman sonra göz farım bir işe yaramış" ifadesiydi.Çok güldürdün beni :)
    özlem

    YanıtlaSil
  3. Ben de dün bizimkileri zorla migrosa götürdüm, sonra alacaklarımın iki mislini alıp döndük eve tabi :D Neyse ki büyüdüler de torbalarımı taşıyorlar en azından :D

    Boşveeer Selencim, biz şimdiki halleriyle başa çıkalım sonrasını sonra düşünürüz :D

    YanıtlaSil
  4. Sağ ol Mümine'cim, seninkilere de maşallah. Sana da iyi bayramlar...:D

    Ah Özlem, o verdiği cevap bana nasıl dokundu, nasıl bozuldum anlatamam. Resmen suratıma tokat yemiş gibi sersemledim. Bazen büyüdüklerini anlamak için cüsselerine bakmak yetmiyormuş demek ki... Sevgiler

    Handan, sen gene şanslısın benimkiler pek fazla şey taşıyamıyorlar daha. Ancak ekmek, makarna gibi hafif olanları. Bakalım daha neler göreceğiz bu oğlanlarla... İki oğlan anası olmak zor işmiş vesselam...

    YanıtlaSil
  5. selen ben cemi evde bırakıyorum epeydir, daha bu sabah biz üçümüz gittik o kaldı, o da istemiyor gelmek. tabi iki oğlan, tek oğlandan her zaman daha risklidir. ama fotolara bayıldım, çok muzurlar, çok tatlı. sevgiler.

    YanıtlaSil
  6. Yasemin bayramda evde yoktum, yeni gördüm bu yorumu, teşekkürler :) Ya benimkiler sürekli didişiyorlar Yasemin, çok karıştırıcı haşarı tipler değiller ama ben evde yokken de birbirlerine girerler diye korkuyorum daha çok. Yoksa hatırlıyorum, ben Uğur kadarken belki biraz daha küçükken annem kardeşimi uyutup, bana emanet edip öyle okula gidiyordu. Sevgiler...

    YanıtlaSil