Deli gibi örgü örüyorum bu aralar. Ne kitaplar, ne diziler ne de başka bir şeye vaktim var. Şu incecik kitabın bile günlerdir yatağımın başucunda sürünmesinden belli bu durum. Nerde kaldı bin küsür sayfalık Bilge Adamın Korkusu'na başlamak? Hala ilk cildini açıp, bazı yerlerini tekrar okuyorum. Sonra dizinin ikinci sezonu başlamadan okumayı planladığım Taht Oyunları'nın ilk iki cildi (hatta 3 cilt denebilir, ikinci cildi iki parça halinde basmışlar) duruyor kütüphanemde...
Sizin de böyle dönemleriniz oluyor mu? Bir kitap okumaya sarıyorum bazen, çorba karıştırırken veya diş fırçalarken bile kitap okuyorum. Bazen de işte böyle örgüye dadanıyorum, gece uykudan önce kitap okumak yerine yatakta tığ işi yapıyorum. Deli miyim, neyim? Çocukları okula götürüp getirirken bir taraflarım donduğundan olsa gerek, kendime süveter örüyorum bu aralar. Örmediğim zamanlarda ise internette yün bakıyorum. Nako web sitesinden yumak bazında satış yapmaya başlamış bu arada. Eskiden paket olarak satıyorlardı. Artık 2 tane şundan, 3 tane bundan diye yumakları tane tane alabilirsiniz. Bilmeyenlere duyrulur.
Bizim eve yakın denebilecek mesafede 3 tane yüncü var. Bir tanesi çok aksi bir adam. Resmen her soruyu tersleyerek cevaplıyor. Çok merak ediyorum böyle bir muameleye rağmen gedikli müşterisi var mı diye. Bir esnaf nasıl bu kadar aksi olabilir? Nerden geliyor bu özgüven anlamış değilim. Neyse ben de mecbur kalmadıkça gidip kendimi azarlatmıyorum. Arada zoraki de olsa gidiyorum çünkü tek düğme satan adam bu. İkinci yün satan dükkanın sahibi bir kadın. O da asabiyet seviyesinde ikinci sırada. Yünleri güzel, kaliteli ama acaip pahalı. Sebebi de büyük ihtimalle dükkanının bir alış veriş merkezinin içinde olmasından kaynaklanıyor. Ama asabiyetin satışlara faydası olmuyordur büyük ihtimalle. Üçüncü yüncü en çok gittiğim, cadde üzerinde bir dükkan. Sahibi de güleryüzlü tatlı dilli bir adam. Fikir veriyor, önerilerde bulunuyor.
Her ne kadar esnafa destek olmak gerektiğini düşünsem de bence en iyisi yünleri internetten almak. Yüncü dükkanları büyük çocuklar için şeker dükkanı gibi, gidince kurcalamak karıştırmak istiyor insan. Ama her yüncü dükkanda bu kadar oyalanan müşteriden hoşlanmıyor maalesef. Siz biraz fazla soru sorup kurcalayınca "bir an önce alacaksan al git" moduna giriyorlar. Ben de bunu anlamıyorum. Zaruri bir şey satmıyorsun ki sen, zevk işi bu. Bırak müşteri önce zevkini tatmin etsin, gözü gönlü doysun. Ondan sonra da alacağı varsa alsın gitsin. Böyle davranınca müşterinin dükkandan ayağını da kesmiş oluyorlar haberleri yok. İnternette ise karışan görüşen yok. İstersen saatlerce bak kimse terslemiyor, git diye uğraşmıyor. Haliyle ben de internetten satış yapan yün sitelerinde epey vakit harcıyorum. Bir şey almadım bu yakınlarda, Özgür keşfetmeden önce evdeki yün stoğumu eritmeye çalışıyorum çünkü. Yoksa hayatta çenesinden kurtulamam.
Ama bir şekilde, piyangodan ya da lotodan bir yerden biraz para çıksa ilk yapacağım şey kitapçı, yüncü karışımı bir cafe açmak olacak. İsteyen oturup örgü örecek, isteyen kitabını okuyacak çay, kahve eşliğinde. Ben de huşu içinde izin vereceğim müşterilerin tüm yünleri ve kitapları mıncıklamasına. Kurcalamak serbest, yeter ki bir gelen yine gelsin. Müşterilerimden kendime geniş bir arkadaş çevresi yapmayı planlıyorum sanırım. :P Kulağa çok mu saçma geliyor sizce? :)
Kafe fikrine bayıldım ben, muhteşem, ilk gedikli müşteri adayınım :))
YanıtlaSilSorma bu aralar benim de yarım bir kitabım başucumda bitirilmeyi bekliyor, salondaki köşemden ayrılamıyorum birtürlü, minik goblenler işlemeye verdim kendimi :)
Yünleri de özledim bu arada ama anneme bıraktım ya örgü işlerini...
Geliyorum..gedikli müsterin olucam... Benim haliya 24 yün gitti..1200 gr..acayip para kazandiririm sana..bir de yanina kütüphane koy..hem evde yer acilir sana.l.valla kadinlar kabul günlerini bile sende yaparlar.. Daha fikr cok bende..;)))))))) su minciklatma olayi dogru..yüncüler cok ters oluyo.. Yünleri kirlensin istemiyooooolar belki..Belki de cok müsteri istemiyorlar..cözemedim...
YanıtlaSilhayııır çok cici bir yer canlandı gözümde cok keyifli bence süper fikir:)
YanıtlaSilBir filmde vardı, yüncü dükkânında kulüp kurmuşlar, haftanın belli günlerinde toplanıp orada birlikte örgü örüyorlardı :)
YanıtlaSilBanu Abla, ama çok şirin senin goblenler. Elinden bırakamamana hiç şaşmamalı.. Kafe fikrini beğenmene çok sevindim. Demek ki o kadar uçuk kaçık değilmiş.
YanıtlaSilNar Çiçeği, parada gözüm yok sen gel yeter. :) Cafenin bir kitap köşesi de olacak zaten. Hayallerimde var yani.. İster al kitabını oku, ister örgünü ör. Yünleri mıncıklatıcam ben anacım. Sohbetse bedava.. :P
Nohut Oda, valla kendi kendime diyordum ki herhalde çok saçma gelir insanlara. Böyle bir cafeyi bir tek ben cazip buluyorum sanıyordum. Sevindim fikri beğenmene. Belki de günün birinde gerçekleştirebilirim kim bilir? :)
Handan, çok iyiymiş ya. Keşke ben de denk gelseydim o filme. Adı neydi, hatırlıyor musun hiç? Tam hayallerimin filmiymiş resmen.
Mim'lendiniz efendim :)
YanıtlaSilÇok büyük sürpriz oldu bu benim için.. Teşekkürler :) İlk fırsatta yanıtlayacağımdan emin olabilirsiniz. :D
YanıtlaSil