Bir yıl daha bitiyor ve insanda yine biten yılın bir muhasebesini yapma sorumluluğu bırakıyor ardında. Çocukluğumu düşünüyorum yılın bu zamanında, yeni yılın gelişinin beni ne kadar heyecanlandırdığını, yılbaşı günü okuldan eve nasıl heyecanla geldiğimi falan hatırlıyorum da şimdi aynı heyecanı çocuklarımın yüzünde görmek garip bir duygu. İnsanın bir çocuğunun olması aslında yeniden çocukluğunu yaşama şansı. Onların heyecanına katılmak, çocukken gerçekleşmeyen yılbaşı hayallerini gerçek yapmak için bir şans şimdi. Böyle düşününce çok güzel geliyor ama diğer yandan insan kendi kendine "Dün ben çocuktum, şimdi çocuğum var, yarın çocuğumun çocuğu olacak ve ben ne olacağım Allah bilir.." demeden de duramıyor.
Geçmişte annem, yılbaşı gecesi, kardeşimle benim sevdiğim yemekleri yapardı. Şimdi ben aynı şekilde benimkilerin sevdiği yemekleri yapıyorum. Onları mutlu etmek için, yeni yılın gelişi dünyanın en önemli şeyiymiş gibi davranıyorum. Yaşlandıkça belki bizim için yeni yıl, o eski parlaklığını yitiriyor. Ama çocuklarımızın mutlu olduğunu görmek için biz de onların neşesine katılıyoruz. Olgunlaşmak bu belki de. Zaman içinde büyüyüp kendi çocuklarımıza sahip olunca, hayata anne babalarımızın gözünden bakabilmeyi öğreniyoruz. Dedemin cenazesinin ardından babamı, dedemlerin evindeki büfeye yaslanmış,eski, ahşap bir transistörlü radyoya bakarken gördüğümde, yüzündeki ifade içime işlemişti ama aklından ve kalbinden geçenleri anlayamamıştım o zaman. Şimdi anlıyorum ki bana hiçbir şey ifade etmeyen o anda, babam o radyoda geçmişini görüyordu. Dedemin o radyoyu ilk alıp getirdiği günü, o radyo çevresinde yaşanan mutlu anıları, şimdi hayatta olmayan ama geçmişte bir gün o radyo çevresinde gülüp konuşan insanları hatta.
Yeni yıl tabii ki hepimiz için umutları beraberinde getiriyor. Hepimiz geleceğe dair hayaller kuruyoruz. Geçen seneye baktığımda, çok şükür içimde bir pişmanlık yok ve 2010 benim için mutlu bir seneydi diyebiliyorum. Doğal olarak sorunsuz bir yıl geçirdim diyemeyeceğim. Yaşadığımız pek çok sıkıntılı gün oldu. Kriz nedeniyle iptal olan siparişler, karşılıksız çekler, beklemeye tahammülü olmayan sabırsız borçlular ve zamanında ödeme yapmayan, yapamayan müşteriler yüzünden çok sıkıntı yaşadık. Özgür karlı bir günde sıkışık trafikte kaza geçirdi ve biz şükrettik. Kar yüzünden trafik sıkışık olduğu, sadece 15-20km hızla gidebildiği ve de bu sayede aslında senelerdir yaşadığı sıkıntıların sebebinin, tedavisi olan bir hastalığa bağlı olduğunu bu şekilde öğrendiğimiz için. Bu kadar probleme rağmen 2010 çok mutlu bir seneydi çünkü evimizde huzur vardı. Geleceğe ve 2011'e dair Allah'tan tek dileğim bu huzurun daim olması.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder