Haftanın en sevdiğim gününün Cuma olduğunu söylememe bilmem gerek var mı? Zaten Cuma'yı sevmeyen yoktur herhalde. Ama benim oğlanlar okullu olduğundan beri Cumaların ayrı bir önemi var benim için.
En başta ertesi gün okul olmayacağı için okul kıyafeti kontrol zorunluluğu yok. Okul tişört ve pantolonları temiz mi, ütülü mü kimin umurunda? Temiz okul kiyafeti kalmamışsa ertesi sabaha kadar yıkanmışları kurutmaya çabalamak yok. Ertesi gün beslenmeye ne koyacağım derdi yok. Çocuklar erken yatacak, uyku saatinden önce tüm ödevler kontrol edilmeli diye bir zorunluluk yok. Yatmadan çocukları yıkayıp akça pakça yap, kulak ve tırnak kontrolünü unutma vs gibi dertler de yok. Ohh misss... Cuma geceleri bunların hepsini boşverip keyif yaptığım tek gece. Cumaları benim resmi tatil günüm.
Birazdan gidip çocukları okuldan alacağım. Okuldan eve yürürken bana okulda yaptıklarını anlatmak için yarışacaklar. Yine ufak olan, abisi sözünü kesti diye trip yapacak. Yol ortasında birbirlerine girecekler. Eve gelince birbirlerine sataşmaya devam edecekler. Ya da daha okul kıyafetlerini çıkarmadan odalarında top oynamaya ya da güreşmeye başlayacaklar. Ben kızıp bağırmaya başlayıncaya dek odalarında okul kıyafetiyle oyuna ya da didişmeye devam edecekler. Sonra yine büyük oğlan terli terli kendini tuvalete atıp, tam 40 dakika çıkmayacak. Ben akşam yemeğini hazırlamaya çalışırken küçük oğlan gelecek, önünde koca bir haftasonu olduğu halde, benim en meşgul olduğum saatte gelip ta Pazartesiye teslim edeceği ödeviyle ilgili bir şeyler soracak. Ben yemekle boğuşurken kendisiyle ilgilenemiyorum diye bir daha trip yapacak. Sonra ben yemeği yoluna koyup mutfağı şekle şemale soktuktan sonra bağırarak zorla büyük oğlanı tuvaletten çıkaracağım, üstünü değiştirmesini sağlayacağım. Yemek piştikten sonra çayı demleyeceğim ki yemekten hemen sonra içebilelim. Bu arada çocuklar üstümü başımı tırmalamaya başlayacaklar acıktık diye. Şansımız varsa, köprü trafiğine takılmazsa Özgür erken gelecek. Yemek yiyeceğiz, çocukların sevdiği bir yemek yapmışsam hele Cuma keyfimiz katmerli olacak. Sonra Özgür'le kendime ince belli bardakta birer çay koyacağım. (Bu adamı da 11 yıl sonunda çaysever biri yaptım ya gurur duyuyorum kendimle) Çocuklar ya yine o bayık çizgi filmlerinden birini açmış olacaklar ya da yine legoları salona yaymaya başlayacaklar. Hava güzelse çayımızı alıp balkon keyfi yapacağız. Soğuksa salonda karşılıklı oturup günlük olayları konuşacağız. Güzel bir dizi ya da film varsa oturup ailece seyredeceğiz. Televizyon karşısında alacağım elime örgümü ya da sudokumu. Film izlerken çocuklar yine abur cubur yemek isteyecekler bense yine ağızlarına meyve tıkıştırmaya çalışacağım.
Uyku saatini aşmaya izin var bu gece. Normalde 10'da yatıyorlar. Hoş ufak oğlan belki yine Cuma olmasına rağmen saat 10 bile olmadan koltukta uyuklamaya başlayacak. Zorla onu kaldırıp pijamalarını giymeye, diş fırçalamaya göndereceğim. Uyku iyice başına vurduğundan bana bağırıp çağırıp trip yapacak. Özgür bir köşede bize gülecek yine. Ben de O'na kızacağım "güleceğine yardım et te şunu yatıralım" diye. Saat 12 de büyük oğlanı zorla yatağına göndereceğiz. Adamı bıraksan sabaha kadar oturacak. Ama olmaz, çocuk dediğin erken yatar, uyur, büyür. Anne babası da insan sonuçta, biraz kafa dinlerler onlar da...
Çocuklar yatıp ta ev sessizleşince biz Özgür'le keyif çatacağız biraz. Gerilim korku, polisiye vs ne kadar çocukların izlememesi gereken film varsa izleyeceğiz, hiç bir şey yoksa biraz kitap okuyacağız. Yatmadan önce ben yine mahallenin manyağı olarak, gecenin bir vakti çamaşır sereceğim ve de Özgür her zamanki gibi dalga geçecek benimle. Ne yapayım? Ev küçük, gündüz serersem adım atacak yer olmuyor evin içinde, kışın zaten balkonda çamaşır kurumuyor. Mecburen gece yatmadan seriyorum, sabaha dek bayağı kurumuş oluyorlar böylece.
Ben çamaşır sererken koltukta uyuyakalan Özgür'ü dürtükleyeceğim. Yarış yapacağız kim önce yatağa girecek diye. Tabii ki yine o kazanacak çünkü benim yatmadan önce kapıyı kilitlemem, yemekleri buzdolabına koymam, çocukların üstünü bilmem kaçıncı defa örtmem gibi bir sürü işim olur. Sonra yatakta kitabımı okuyacağım iyice uyku bastırana dek. Saat geç olmuşsa çocukları zorla tuvalete kaldıracağım gece dere gelmesin diye. Ancak ondan sonra yatıp uyuyacağım inşallah güzel bir cumartesi sabahına uyanmak üzere...
İşte benim sıradan, huzurlu bir Cuma akşamım da böyle geçecek inşallah ve ben yine her anından keyif alacağım her ne kadar çocuklar aksi için yırtınsa da...
Yazıların insanı dinlendiriyor. çocuklarla ilgili hayattan kesitler sunuyorsunuz. Bu arada eğer bir maniniz yoksa sabah kahvesini bizde içebilir miyiz? Sizin gibi duyarlı bir anne tarafından yazdığım bir öykünün okunması bizi bahtiyar edecektir.
YanıtlaSilAman efendim mahçup ediyorsunuz beni, teşekkür ederim :)
YanıtlaSilçok tatlı ya. süper oldu geri dönmen :)
YanıtlaSil:D Sagolasın Yasemin
YanıtlaSil