25 Nisan 2011 Pazartesi

Kan Çıkmazsa Para Yok


Daha havalar bile ısınamamışken biz bir şekilde leyleği havada görmüş olmalıyız ki bu Pazar da düştük yollara. Özgür'ün işi nedeniyle taşınacağımızdan bahsetmiştim önceki yazımda. İşte taşınmaya 2 ay kalmışken bari gidip şu taşınacağımız semte bir bakalım, okul nerede, kiralık evler nerede görelim, ısınma turları düzenleyelim istedik. Pazar sabahı köprü trafiğine falan kalmadan geçelim diye sabahın köründe kargalar bile kahvaltısını yapmadan düştük yollara.
 
Eğlence olsun diye de tek araba gidelim deyip 4 yetişkin, 4 çocuk doluştuk bir arabaya. Kafamıza edeyim. Bir eğlendik bir eğlendik ki sormayın. (!) Sabah 9:30 da evden çıktık tam 25 dakikada müstakbel yeni evimizin bulunacağı semte vardık. Ondan sonra da saatlerce arabayla dolaşıp okul ve ev aramak suretiyle kendimize işkence ettik. Çocuklar önce bağıra çağıra muhabbet ederek kafamızı şişirdiler. Arkasından acıktık demeye başladılar. Saat daha 11:00 olduğundan acıkma konusunda iyi birer fırça yiyince bu sefer susadık diye başladılar. Su aldık, içtiler ve sonra da doğal olarak "Çişimiz geldi" diye başladılar. Bir yerde mola verip hem tuvalete götürdük hem de arabada birbirimize kaynadığımızdan kolumuz bacağımız açılsın, kan dolaşımımız normale dönsün diye biraz oturup sıcak çikolata içtik. Ama hiçbir şey fayda etmedi.  Zaman geçip ev arama muhabbeti uzadıkça arabada hem bizi hem de birbirlerini yediler. 

Saat 14:00 olduğunda gidip bir şeyler yemeye karar verdik. Çocuklara da sabah beri işkence ettiğimiz için gönüllerini almak için akvaryuma götürmeye karar verdik. Pazar trafiğinde akvaryumun bulunduğu alışveriş merkezine ulaşıp arabayı park edecek bir yer bulmak neredeyse 1,5 saat sürdü. saat 16:00 da ancak birşeyler yiyebildik. Sonra da akvaryuma girdik ve hepimiz kendimizden geçtik. Çok eğlenceli oldu akvaryum ziyareti.Günün en güzel ve en rahatlatıcı kısmı buydu.


Oradan çıkıp eve geldiğimizde saat akşamın sekizi olmuştu ve hepimiz yorgunluktan bayılmak üzereydik. Çocukların banyosuydu, yiyecek bir şeyler hazırlamasıydı derken saat 21:00 de ancak oturup kendimize gelebildik. Ama harcadığımız enerji yetmemiş olacak ki o saatten sonra da Özgür'le ben birbirimize girdik. Ev ararken görüp "Aaaa ne güzel site" diye tepki verdiği, bir bahçe içinde 5 tane devasa blok ve de büyük bir havuzdan oluşan, dağ başında bir yere taşınmakta ısrar ettiği için neredeyse elimde kalacaktı. Neymiş efendim site süpermiş, fitness centeri, kapalı havuzu bile varmış, içinde okul da olacakmış seneye, e daha ne istiyormuşum. Hiç abartmıyorum site dediği, şehir merkezinden oldukça uzak, dağ başındaki bu bina yığınının etrafı, göz alabildiğine toz toprak, moloz, tahta yığınları ve amele konteynerları ile dolu devasa bir şantiyeye benziyordu. Şansımız yaver gider de site içine bakan kiralık bir daire bulabilirsek ne ala. O zaman da  sadece çim ekili cascavlak bir bahçede, 5 bina ve bir de havuz manzaramız olacak. Haliyle delirdim tabi. "Yepyeni bina olmayıversin, satın almayacağız ya! Altı üstü kiralayacağız. Varsın 10-15 yıllık bina olsun ama merkezde, okula, çarşıya, pazara, toplu ulaşıma yakın olsun" dedim durdum ama dinleyen kim. İkimizin de sinirleri bozuldu sonra. 12 senedir evliyim, bu adamla beraber büyüdüm diyorum  ama halen daha adamın kafasının nasıl çalıştığını çözebilmiş değilim.

7 yorum:

  1. Ev konusunda- hatta daha bircok konuda aslinda- biz de anlasamayiz. Amerika'daki ilk yilimizda esimin tum israrlarima ragmen sectigi kus ucmaz kervan gecmez evde oturduk. O arabayi alip gidiyor, ben evde kaliyordum tabii ki. Benim esim cogu zaman bana inat olsun diye boyle isler yapar, bir sure gectikten ve artik ben sacimi basimi yolduktan sonra benim sozume gelir.
    Hatirlayinca gene sinir oldum bak...

    YanıtlaSil
  2. Galiba bize yakın bir yerlere geliyorsunuz? Halkalı Atakent'te oturuyorum ben. Bir yardımım olabilirse sevinirim...

    YanıtlaSil
  3. Anlayabilmek icin yillarin yetmedigi , tecrübenin islemedigi koca milleti hep ayni hikaylerle karsimizda:))Neyseki göcebe hayati terkedeli cok olmus...Yoksa kadin erkek olayi hepten biterdi.Düsünsene göcebe cadirinizi dag basinda ama havuzlu, fitnessli araziye kurdugunuzu.
    Belkide daha mi iyi olurdu ne?
    :))
    Sevgiler ,ev arama sürecinde hem sana hem de esine kolayliklar ve tabiiki bol sabir.

    YanıtlaSil
  4. Şöyle bir ön kabulleri var kadınlara dair: Kadınlar, mantıklı değllerdir (genelde), duygularıyla hareket ederler. O nedenle çoğunlukla bizim söylediklerimizi pek irdelemezler. Ancak ya yılmadan mantık yarıştırmak ya da ilk yorumda da yazıldığı üzere saç baş yolmak/ağlamak suretiyle yola gelebilmekteler. Ama onlarsız hayat çok sıkıcı olurdu :)

    YanıtlaSil
  5. Vejetaryen Kedi, nedir bizim çektiğimiz bu adamların elinden? :) Ama bu sefer çok azimliyim, direnişim devam edecek...

    ÇokBilmiş, evet şimdikinden daha yakın olacağımız kesin. İşyeri Hadımköy'de dolayısıyla oraya yakın yerlere bakıyoruz şimdilik. Çok sağol yardım teklifin için ama başımızda Özgür gibi bir adamla sanırım bize ancak Allah yardım edebilir.

    Kittycim,sağol, sabır çok lazım olacak sanırım. Zira hiç kullanmayacağı bir fitness center'ın peşinde koşan adamla ne yapacağım bilmem. :D

    Buse, ah ah! İzmir yıllarından kalan ne çok şey hatırlıyorum bir bilsen, ben dayanamayıp yorum yaptığımda sinirlenip "senin aklın ermez, aklının ermediği şeylerde yorum yapma" deyip te sonradan "sen haklıymışsın" diye bana geldiği... Allah'ın sopası yok işte :)

    YanıtlaSil
  6. aaa selen nereye gidiyosunuz ya? daha kadıköy'de gezecektik? şaşırdım kaldım bak. biz yine memlekete gittik geldik 10 günlüğüne, cemin okulu tatildi. mail atayım da siz gitmeden görüşelim artık.

    YanıtlaSil
  7. Ya Yasemin sorma hiç, benimki dellendi yine. 3 aile toplu halde Avrupa Yakasına göç ediyoruz iş nedeniyle. Nasıl gözümde büyüyor anlatamam, öyle mutlu öyle huzurluyduk ki burada, ya taşındığımız yerde bu huzuru bulamazsak diye endişeliyim. Hele şu okul olayı en gerilim yaratan konu taşınmada. Okul kapanmadan temelli taşınamayız zaten, o zamana kadar da görüşebiliriz herhalde. Yazışırız.

    YanıtlaSil