26 Ekim 2010 Salı

Başliycam proje ödevinize!

Cumhuriyet Bayramı ayı olduğundan mıdır nedir Ekim başından beri bizim evde bir proje ödevi çılgınlığıdır gidiyor. Küçük oğlan neredeyse her akşam ayrı bir araştırma konusuyla geliyor eve.

Sorum şu; 2. sınıf öğrencisi bir çocuk araştırma ödevlerini sizce nasıl yapıyor?
a) Ansiklopedi karıştırıyor
b) İnternet başında saatler harcıyor
c) Annesi araştırıyor

Sizce cevap hangisi? Tabii ki C şıkkı! Bunu herkes biliyorken bir ikinci sınıf öğrencisine "Engellilerin nasıl eğitim aldıkları, toplumda karşılaştıkları sorunlar ve çözüm yolları" konulu bir proje ödevi verilmesini benim aklım almıyor. Nedir yani bir çocuğa annesinin yapabileceği bir ödevi vermenin amacı? Hadi bizim evimizde 24 saat internet var ama olmayan ne yapacak? Burası bir devlet okulu, öyle özel okul falan da değil. "Biz okulda yeterince uğraşıyoruz al biraz da sen evde birşeyler öğret" demenin bir yolu mu bu? Araştır, bul, çocuğa özetleyerek yazdır, kısaca konuyu anlayabileceği şekilde anlat, sorular sor öğrenmiş mi diye... Kendimi yeniden okula başlamış gibi hissediyorum. Onların ödevleri beni geriyor. Ne zaman kendi başlarına yapabilecekleri ödevler verilecek bu çocuklara da ben de biraz huzur bulacağım. Okuldan mezun olalı 12 sene oldu hala ödev yapıyorum yahu.

Engelliler ödevi bitti, "ailem" konulu başka bir ödev geldi, tüm ailenin fotoğraflarını kocaman bir kartona yapıştırıp altına açıklamalarını yazdı, sonra Atatürk'le ilgili bir öykü ya da şiir yazması istendi, tabii onu da annesi internetten buldu yazdırdı. 27'sine başka bir projesi var "Atatürk ve Cumhuriyet" konulu onu da bu akşam yapacağız. Dün akşamüstü, akşam yemeği için tencereye soğan doğruyordum;
- Atatürk'ün devrimlerini öğrenecekmişim Anne, diye geldi küçük oğlan yanıma. Abisi de;
- Cumhuriyet konulu bir proje hazırlamam gerekiyor, diye konuya girdi. Hatta yarına da "Atatürk'ün doğa sevgisi" ile ilgili bir anısını yazmam gerekiyor Anne.

Gözümden akan 2 damla yaşı soğana yordular Allah'tan. Niyeyse hep en meşgul olduğun anları bulurlar böyle birşey istemek için.
- Yemek yapıyorum, 10-15dk sonra bakarız, dediğimde küçük oğlan ağlaya zırlaya odasına gitti. Büyükse;
- Anne ben yazarım Atatürk'ün anısını ama diğer proje ödevi için yarın karton almamız lazım dedi
- Oğlum sen Atatürk'ün yakın dostu musun, silah arkadaşı mısın? Nasıl yazacaksın Atatürk'ün anısını kendi kendine? Bekle, bakarız birazdan internetten deyip yolladım onu da odasına.

Ya ben çok titizleniyorum bu ödevler konusunda ya da hakikaten bu işte bir gariplik var. Biri 2 biri 3. sınıfta olan iki çocuğa böyle ödevler verilmesi çok sinirime gitmeye başladı. En gıcık olduğumsa şu fotoğraf yapıştırmamız gereken ödevler. Yahu fotoğraf dediğin hatıradır, bir anı ölümsüzleştirmek için fotoğraf çekersin. Benim için kıymetlidir fotoğraflar, böyle bir anıyı tutup ta aptal bir ilkokul ödevine yapıştırmak kadar lüzumsuz ve anlamsız bulduğum başka bir şey de yok yani. Allahtan renkli fotokopi diye birşey var, fotoğrafların renkli fotokopilerini çektirip onları yapıştırıyoruz ödevlere. En azından sınıfta oraya buraya atıldığını, üstünde birilerinin tepindiğini görmek o kadar koymuyor artık.

2 yorum:

  1. o proje ve performans ödevleri anneye ödev zaten. aslında öğretmenlerde hoşnut değil ama müfredat olunca elden bişey gelmiyor. çok yoğun çalışan anne babalar nasıl yetişir bunlara bilemiyorum. bizim macera da seneye başlayacak yani son rahat yılım :D

    YanıtlaSil
  2. Oh tadını çıkarın henüz vakit varken :)

    YanıtlaSil