30 Kasım 2011 Çarşamba

Hakkını arama

Büyümüşüm, değişmişim. Geçen gün Bağ-Kur sırasında beklerken anladım bunu. Neden mi? Eskiden ben kendi hakkını aramaktan aciz, kimseye birşey söyleyemeyen, tam da "vur ensesine al lokmasını" denilecek bir tiptim. Geçen gün Bağ-Kur kuyruğunda öğle yemeği saatine 15 dakika ve de benim numarama 2 kişi kalmışken "birşey sorucam" diye gelip memureyi meşgul eden kadına bir anda patlayıverdim. Normalde böyle aradan kaynak yapanlara hiçbir şey diyemezdim. Sus pus bekler, şimdi başıma bela almayayım diye sesimi çıkaramaz, iki kelime etmeye utanırdım. Ama geçen gün baktım kadının sorusu uzadıkça uzuyor arkada onca insan öğle tatili girmeden işimizi halledebiliriz belki diye bir umutla bekliyor, kadına "Pardon sıra sizde mi?" diye yüksek perdeden sordum. Bu pişkin pişkin döndü "Birşey soracaktım sadece" dedi. Ben de "Ama memuru meşgul ediyorsunuz, 15 dakika kaldı öğle tatiline. Yandaki memura sorun, bizim de sıramız ilerlesin hepimiz bekliyoruz burada" dedim. Ben bu kendimden beklenmeyen çıkışı yaptığımda etraftan da beni destekler yönde homurtular yükseldi kadın da sorusunu önündeki numeratör çalışmayan memura sorup diğerini meşgul etmemeye karar verdi. Sonra gerçekten de kadın gidince hop diye sıra bana geldi ve öğle tatilinden önce evrakları verip yapılması gerekenleri öğrenebildik.

Çıktığımızda o anın stresini atlattıktan ve işleri halletmiş olmanın verdiği ferehlamayla bir an düşününce yaptığım kafama dank ediverdi. Özgür'e döndüm, "Nasıl hakkımı savundum ama! Gördün mü?" diye sordum "Valla nasıl böyle bir şey yapabildin hala şoktayım, meydanı bana bile bırakmadan ağzının payını verdin kadının, gurur duydum seninle" dedi. Normalde böyle şeylere hep Özgür tepki verir, ortalığı birbirine katar sonra da haklı olduğum halde sesim çıkmıyor diye döner bir de bana kızardı. İlk defa dilim tutulmadan, utanıp sıkılmadan hakkımı arayabilmiştim. Hala daha hatırladıkça seviniyorum, en azından bu defa kendimi ezdirmedim, gerekeni yapabildim diye huzur doluyum. Böyle hissedeceğimi bilseydim çok daha önceden hakkımı aramaya başlardım. Neyse bu da bir şeydir değil mi? Bir kademe büyümüş sayıyorum kendimi. Aferin bana.

5 yorum:

  1. Hak verilmez hak alinir diyesim geldi:)
    Türkiye de yasiyorken uzun süren sessizlik yillarimin ardindan fena halde hakkimi aramaya baslamistim.Cok sesiz bir anne babanin evladi olarak büyüyünce uzun yillar kafam önde yasadim ne yazik ki.
    Özellikle Türkiye de insani heryerde öyle cok salak yerine koymaya calisiyorlar ki bir süre sonra heryerde kavga cikaran ,uyuz bir tipmiyim neyim diye endise etmeye baslamistim.Ögrencilik yillarimda saglik ocaginda doktora laf söyledim diye hemsireyle dalasmisligim bile vardir ki sonuna kadar hakliydim.
    Simdiyse almancam iyi olmadigi icin sesiz sedasiz kuzu gibi dolaniyorum etrafda.Neyse ki buralarda insanlar daha sakin daha saygili.Yine de almancayi iyice ilerletince gidip takismayi hayal ettigim bir kac adres var.))

    YanıtlaSil
  2. Seçilcim cok ta iyi yapıyormussun valla. Benim içimde uyuyan canavar uyandı resmen, çok ta iyi geldi valla. Oh be! İnsanın kendini ezdirmemesi gerek, insana acaip bir ferahlama sağlıyormuş yeni anladım. Almancanı ilerlet orada da ne gerekiyorsa yap bence de.. :D

    Bahar, çok sağol :D

    YanıtlaSil