5 Haziran 2012 Salı
Yıldönümü komedisi
Haftasonu annemde bir sürpriz bekliyordu beni. Blogumu okuyup her yerde küpe çiçeği aradığımı öğrenen annem gidip bir tane bulmuş bile. Benim için alıp bir saksıya dikmiş, pazar sabahı kahvaltıya gittiğimizde verdi. Annelerin yeri bir başka oluyor di mi? :)
Dün Özgür'le birlikteliğimizin tam 19. yılı doldu. 1993 yılının 4 Haziran'ında çıkmaya başlamıştık. 6 sene sonra 5 Haziran 1999'da da evlendik. Bugün de evliliğimizin 13. yılı bitti. Allah herkese sevdiğiyle birlikte yaşlanmayı nasip etsin inşallah, çok şükür.
Bu hafta bizim için yıl dönümleri haftası yani. Dün bunu kutlamak için romantik bir amaçla da olsa ailece, çoluk çocuk dışarı çıktık. Oğlanlar daha otoparkta arabaya doğru paralel koşmaya çalışırken ayakları birbirine dolaşıp düştüler. Nasıl başardılar bilmiyorum, ama gözlerimle gördüğüm halde inanamadım. Sonradan arabada epey güldük hallerine. Yemekten sonra biraz dolaşıp üstümüze başımıza bir şeyler alalım dedik. Epeydir Özgür ve ben kendimize bir şey almamıştık. İkimizin de yazın üzerine giyecek bir şeyi yoktu. Özgür'le ve sürekli sağa sola koşan iki oğlanla alışveriş yapmaya çalışmak öyle yorucu ki. Özgür her şeye kulp takan tavrıyla bana ve tezgahtarlara eziyet ederken, oğlanların sürekli etrafta koşuşup durması acaip geriyor beni. Daha düz yolda koşmayı başaramazlarken ne akla hizmet mağazalarda reyon aralarında koşmaya çalışıyorlar bilmiyorum. Birisine bir şey olacak diye ödüm kopuyor.
Uzunca (ama gerçekten uzun) bir araştırmadan sonra Özgür'e tam istediği gibi bir kaç gömlek bulup aldık. Çocuklara da yazlık birkaç şey seçtik. İkisi de geçen seneye göre epey boy atmışlar, Uğur'un küçülenleri Ömer'e oluyor neyse ki, ama Uğur'un hiç şortu kalmamış. Neyse seçtiklerimizle birlikte Özgür'ü kasaya yolladım o arada ben kendime bir şeyler bakayım dedim. Daha ilk tişörtü elime almış inceliyordum ki bu sefer benim oğlanlar kafa kafaya tokuştular. Ömer avaz avaz ağlamaya başladı, anında sol kaşı şişti balon gibi oldu. Ben mağazanın ortasında elimde tişört kalakaldım. O sinirle pek çok şey söylemiş olabilirim hatırlamıyorum. Ortada hiç bir şey yokken, ikisi de mağazanın ortasında yan yana ayakta dikilirken nasıl olup ta bunu başardılar inanın hiç bilmiyorum. O ilk dehşet geçtikten ve ben bu sefer de kafa kafaya tokuştuklarını Özgür'e anlattıktan sonra zaten öyle çok güldük ki hallerine bu yıldönümü de böyle hafızalarımıza kazındı. Akşamın geri kalanı çocuklarla dalga geçerek geçti zaten.
Büyüdükçe daha sakar olmalarını anlayabiliyorum ama böylesi de çok komik yahu. İnşallah birbirlerini sakatlamadan bu devreyi atlatabilirler.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Tebrik ediyorum :) Nice 19 lara...
YanıtlaSilAaaminnn! Çok teşekkürler :)
YanıtlaSil