29 Ocak 2013 Salı

Büyük gün yakın

Merhabalar herkese. Ortalarda görünmedim bi süre ama yok anacım, paniğe gerek yok, daha doğurmadım ben. Hala salon, yatak odası, mutfak ve tuvalet arasında yuvarlanarak hayatımı idame ettirmekteyim. 35. hafta anca bugün doldu. Ama gel bi de bana sor. Ben sanki 38 haftalık oldum gibi hissediyorum çoktan. Ultrasona bakacak olursak ta bebiş yaklaşık 37 haftalık. Belli zaten, eti budu yerinde maşallah, minik topuğuyla sağ kaburgamın altından tünel kazarak çıkmaya çalışıyor ne zamandır. Hazır şubat tatilindeyken gelmeye kalksa hiç bir itirazım olmaz tabi ki ama Allah'tan hayırlısı artık... Sağlıkla gelsin de gerisi önemli değil.

Çocuklar da heyecanla bekliyorlar yeni kardeşlerini. Okullar tatile girdi, karneler alındı. Ömer'inki (mükemmeliyetçi herif) hepsi 5, ama Uğur'da 2 tane 4 var. İlk dönem hiç çalışmadı ki eşek sıpası, sadece 2 tanecik 4'le yırtması bence mucize. Hem boyundan büyük hayalleri hem de öyle rahatına düşkün, sıkıya gelemeyen bir yapısı var ki nasıl olacak ileride ne yapacak hiç bilmiyorum.

Tekvandoda yeniden kuşak imtihanı oldular. İkisi de mavi-yeşil kuşağa terfi ettiler. Bu çarşamba ilk müsabakalarına katılacaklarmış. Çok ciddi bir olay değil çünkü daha kuşak itibariyle müsabık sporcu değiller. Öylesine fasulyeden bir müsabaka yani anlayacağınız ama nasıl heyecanlılar anlatamam. Babaları onlardan daha heyecanlı, "Sabah 9 daymış müsabaka ben işe gitmeyeyim bari o gün" diye geldi dün gece. Sanki 2 değil 3 oğlum var, çok komikler ya.... Hormon topağına döndüm ama aklım hala yerinde çok şükür.


Ben de bu erkek /oğlan çocuğu egemen ortamda, kendi dünyamda takılıyorum işte. Hırkam bitmek üzere. Kolları dikilecek ve yakası örülecek sadece. Kolları fazla uzun olmadı, olamadı. Çünkü ip ancak yetti ama idare eder sanırım. En azından orangutan kolu gibi de olmayacak, o açıdan içim rahat. Arada hırkadan sıkılıp işte bu şapkayı ördüm bebişe, hastaneden çıkarken belki hava soğuk olur, kalın şapkası yoktu. Utanarak itiraf ediyorum en çok ponponuyla uğraştım. Bu yaşıma kadar hiç "dur ben bi ponpon yapayım" diye bir gayrete girmemişim meğer. Hiç ponpon ihtiyacı olmamış evde niyeyse. Sonunda 4 denemeden ve 3 tane komik ve acınası ponpon leşinden sonra ancak bunu yapabildim. Sonrakiler artık daha kolay olur sanırım.


Bu aralar bu kitabı okuyorum. Evren'in blogunda şu yazıyı okuduktan sonra aydınlanma yaşadım resmen. Annem anlatır dururdu "Hakkari'de memurken hiç kakalı bezini yıkamadım, hep ben tutardım sen tuvaletini lazımlığa yapardın" derdi de inanmazdım. Meğerse çok mantıklı bir şeymiş. Yotube'da en az elli tane video da izledim konuyla ilgili. (Siz de görmek isterseniz Diaper free baby veya Elimination communication diye aratın) Azimliyim bakalım, hayırlısıyla bebiş doğduğunda nasıl acıkınca, kolik ağrısı olunca hareketlerinden mimiklerinden anlıyor insan, işte tuvaleti gelince de anlamayı başaracağım inşallah. Fırsat bulursam size de anlatırım gelişmeleri.

Bu arada kitaplarıma hiç talip çıkmadı, halen kitaplıkta toz tutmakla meşguller. Bu gidişle doğum sonrası bir kütüphaneye bağışlanacaklar. İlgilenenlere duyurulur.

18 yorum:

  1. Hayırlısıyla gelsin bakalım cici kız.Habersiz bırakma bizi.

    YanıtlaSil
  2. Metehan bir tekme atardı ki iki büklüm kalırdım, hâlâ kaburgamın o kısmını elleyemem :) Bilgehan çok nazikti ama o da doğmayı bekliyormuş, canıma okudu ve hâlâ okuyor :) Bebiş sağlık sıhhatle ve sakinlik ve huzurla gelsin.

    Bu arada alsın biri şu kitapları ama kendimi zor tutuyorum burada ben :-D

    YanıtlaSil
  3. Hadi bakalım az kalmış, sağlıkla kucağına al canım, karneleri için oğlanları tebrik ederim, müsabakalarında başarılar dilerim:))

    YanıtlaSil
  4. Ay çok heyecanlı gerçekten! Eminim çok rahat anlayacaksın ihtiyaçlarını. Oğlanları tebrik ediyorum. Ponpona da bayıldım, çok şirin olmuş. Bu arada karnındaki rutinini, varsa tabii, bir yere kaydet, çıkınca da uzunca bir süre aynı rutinde gidiyor. Bizim büyüğün herhangi bir rutini yoktu, hala da yok, küçük karnımdayken de saat gibiydi, hala da öyle :) Öpüyorum sizi. Sevgiler...

    YanıtlaSil
  5. Merhaba Selen Hanım,

    Bir kaç ay önce, oğullarınızın göz problemi ile ilgili bir yorum da bulunmuştum. Siz de cevap verirken sizin de daha önceden miyop probleminiz olduğunu ve hatta retinanızla ilgili olarak bir işlem geçirdiğinizi yazmıştınız.

    Eğer normal doğum yapmayı planlıyorsanız, yeniden damlalı olarak göz dibi muayenesi yaptırın, lütfen.
    Ağ tabaka hassas ise normal doğum esnasındaki ıkınmalar, gözde ciddi problemlere neden olabiliyor. Göz doktorunun müsade etmesi bu durumlarda şart.

    Kolay ve sağlıklı bir doğum geçirmeniz dileği ile,

    YanıtlaSil
  6. Bir de 3 ay civarinda rutinler ve sinyaller degisti biraz bizimkinin. Sanirim buyuyunce idrar torbasi da buyudu ve tuvalete gitme sıklığı azaldı (gerçi hala 8-9 kere çiş, 1 kere de kaka yapıyor :) Yeni sinyalleri anlamak için sadece bir kere, kitapta çok vurguladıkları bezsiz zaman olayına girdim ve cidden çok işe yaradı. Anında anlıyorsun. Anlayamadığın noktada, altına bir havlu serip çişini yapana kadar beklersen, ki emzirdikten kısa bir süre sonra yapıyor genellikle, mutlaka görürsün. Kolay gelsin. Sağlıklı doğumlar!

    YanıtlaSil
  7. Amin, sağol Petek Ablacım. Haber veririm söz. :)

    Handan oğlanlara hamileliğime dair hıçkırıklarından başka pek fazla şey hatırlamıyorum ben nedense. Bu sefer zorlandım ama ne yalan söyleyeyim belki yaştandır bilmiyorum ama "Allah kurtarsın" derler ya işte tam o aşamadayım artık. Kitaplar konusuna gelince valla dediğim gibi hala toz tutmakla meşguller. Ne zaman hangisini istersen bi ses ver yeter. :)

    Fadiş, Evet ya artık çoğu gitti azı kaldı inşallah. Çok sağolasın. :)

    Adsız, çok çok teşekkürler faydalı tavsiyelerin için. Ama korkulacak bir durum yok sanırım çünkü daha önceden 2 defa sezeryan geçirdiğim için kadın doğum doktorum kesinlikle normal doğuma yanaşmıyor. Bu sefer normal doğumu denemeyi istememe rağmen sanırım mecburen yine sezeryan olacağım. Her işte bir hayır vardır elbet. Belki de dediğin sebepten gözlerim açısından böylesi daha iyidir. Sevgiler..

    YanıtlaSil
  8. Evren, aslında mantıklı düşününce insanın bir süre sonra bebeğin işaretlerini anlayabilmesi çok doğal geliyor ama uzun zamandır bize özellikle de bu konuda tam tersi empoze edildiği için başta biraz endişe duymak normal herhalde. Alışılagelmişin dışında yeni bir yol deniyorsun çünkü.

    Rutini konusunda aslında "doğunca da aynı düzende devam eder mi acaba" diye aklımdan geçirdiğim çok oldu ama emin olamadığım için hiç not etmek aklıma gelmedi. Eğer gerçekten aynen bu düzende devam ederse ben yandım demektir, çünkü bütün gün kıpır kıpır içeride maşallah. Hiç öyle uzun uykuları yok. Son haftalarda iyice büyüdüğü için geceleri bile uykumun arasında hareketlerini hissediyorum artık. Adını Kıpırdak mı koysak ne?

    Aslında senin yazını okuyunca oğullarımın özellikle o bahsettiğin "emzirme sırasında durup boş boş suratıma bakarak kaka yapma" durumlarını çok net hatırladım. İnsan üzülüyor böyle bariz olduğu halde bazı şeyleri görmezden geldiğini görünce. İnsanın içgüdülerini dinlemesi her zaman daha mantıklı sanırım. İçgüdüler hiç yanıltmıyorlar insanı. Bunu en net şekilde Ömer'de yaşadım ben. Tüm yüzü egzema olmuştu ve ben kortizonlu krem sürmek istemedim 2-3 aylık bebeğime. İçimden bir ses anne sütü sür dedi ve öyle de yaptım. Her emzirmede egzemalı yerlere sütümden sürdüm ve de çok kısa sürede pırıl pırıl sağlıklı yanaklara kavuştu oğlum. İşin garibi doktoruna söylediğimde "ben anne sütü sürdüm ve de iyi geldi yanaklarına" dediğimde adam "Doğrudur öyle çok antijen var ki anne sütünde hiç şaşırmadım, iyi yapmışsın" demişti...

    YanıtlaSil
  9. Seni merak etmistim, sesin cikmiyordu. Neyse burdan almis oldum haberini; asayis berkemal :))

    YanıtlaSil
  10. Valla bizim küçük saatine saatine aynı düzen gitti, gidiyor ve büyük de aynı düzensizlik hala. Kıpırdak doğru kelime bizim büyük için de :) Kolay gelsin sana çok.

    İçgüdüleri dinlemek gerektiğine de kesinlikle katılıyorum. Bu içgüdüler özellikle tuvalet konusunda da işine çok yarayacak. Benimki arada kaçırdıktan sonra, biliyordum kaka yapacağını şeklinde oluyor :P Yani ne yap et, kendini dinle :)

    Sütümü ben de göğüslerime sürmüştüm ilk hafta çok acıyınca ve hiç krem kullanmama gerek kalmamıştı. Geçenlerde bir yazı okumuştum Moğolistan'da emzirme üzerine (http://www.drmomma.org/2009/07/breastfeeding-in-land-of-genghis-khan.html), orada aile büyüklerine de ikram ediliyormuş, sağlığa iyi geliyor diye :)

    YanıtlaSil
  11. Hindiba, iyiyim ben sağolasın. :) Her anlamda ağırlaştım, ama sonuçta dediğin gibi; şimdilik asayiş berkemal :D

    YanıtlaSil
  12. Asortik Krepçim, iyiyim ben çok şükür. En kötü ihtimalle 2 hafta sonra alacağım inşallah bebişi kucağıma. Daha ne olsun? :D Sevgiler..

    YanıtlaSil
  13. Selencim ev adresini mail atar mısın bi zahmet. Açıklama için bknz bloğuma :)

    YanıtlaSil
  14. Gönderdim canım, heyecanla bekliyorum :D

    YanıtlaSil
  15. Selencim , hala dogurmamıssan dıye başlıyorum ve öncelikle kolaylıklar diliyorum.en kısa z amanda ve sağlıkla buluşursun ins. Kuzucugunla. benım kuzu 10 aylık oldu bile :)bez bağlama konusunda o kadar dertliyim ki umarım bezsiz bebek projeni uygular ve rahat edersin.bence içgüdülerine güvenmeye devam et .bol şanş canım ,ada onbininci kez uyanmadan önce gitmeliyim:))sevgiler

    YanıtlaSil
  16. nasılsın şimdi :) geldi mi? yoksa... meraktayım :)

    YanıtlaSil
  17. Kittycim, çok çok teşekkürler güzel dileklerin için. Ada'yı öp benim yerime ne çabuk 10 aylık oldu o minik kurabiye? Bez bağlama konusunda ne dertlerin var çok merak ettim, boş zamanın olursa yazsana bana. Sevgiler..

    Bahar, İyiyim ben merak etme doğurmadım daha. Beklenen tarih 21 Şubat, ama bebiş daha önce gelmeye kalkarsa haber veririm. :D

    YanıtlaSil