30 Kasım 2010 Salı

Çalışma(ma) Hayatı

Son birkaç günde, çok uzun zamandır görüşemediğim 2-3 farklı insanla telefonda veya yüzyüze görüşme fırsatı buldum. Ortada eğitimli ama çalışmayan bir anne olunca konu hep dönüp dolaşıp bir şekilde "Çocuklar da büyüdü, madem kendi işini yapamıyorsun neden Özgür'le beraber bir şeyler yapmıyorsun?" 'a geliyor. Son 4  günde aynı mevzuyu tekrar tekrar anlatınca bir de burada yazayım ve de konuya bir açıklık getireyim bari dedim. Merak ediliyor anlaşılan.

Malum daha önce çocuklar küçüktü, İzmir'de zaten çalışmaya fırsatım olmadı ama İzmir dosyası kapanıp ta 3 sene önce biz İstanbul'a dönünce burada yeni bir şirket kurduk. Çocuklar anaokuluna başladılar. Ben de tam evde kafamı dinlemeye başlamıştım ki Özgür tutturdu, "Sen blog yazıyordun, deneyimlisin bizim yeni şirkete uyduruk ta olsa bi web sitesi yapıver, şu an ona ayıracak daha fazla para yok zaten" dedi. Web sitesi tasarımı konusunda hiçbir fikrim olmadan blogvari bir web sitesi yaptım. Bir firmadan alan adı ve hosting hizmeti aldık, sonra yalvar yakar aynı firmaya wordpressi yüklettim, sonrasına da kardeşim yardım etti, güzel bir logo yaptı bize, bizim siteye makinalarımızla ilgili bilgileri ve fotografları yükledik de birşeye benzedi. Hatta sonunda hiç te fena olmadı bizim site.

Daha sonra Özgür, "O kadar makina dizayn ediyorum, hep yeni mezun makina mühendisi alıp işi öğretiyorum, biraz konuya vakıf olunca benim proje çizimlerimle birlikte çıkıp gidiyorlar. Sen yapacaksın benim çizimlerimi bundan sonra, başkasına proje çizdirmeyeceğim. Sen de zaten yapacak iş arıyorsun" dedi ve ben günün birinde kendimi Unigraphics kursunda buldum. Ondan sonra, Solidworks eğitimi geldi. Sonrasında ben kendimi evde kocam olacak adam için sürekli makina ve kalıp projeleri çizerken buldum. 

Bir yerde çalışan olsaydım eve gelince patrondan ve de işten kurtulacaktım, evde en azından kafam dinç olacaktı. Ama kocam aynı zamanda patronum olunca, mesela evde akşam yemeğinde "O kalıpların çizimlerini yarın bitirmen lazım çünkü tornaya iş vermek gerekiyor yarın akşam" gibi bir konuşma geçebiliyordu. Ya da tam çocukları okula bırakmış, ayağımı uzatıp kahve keyfi yapacakken hop bir telefon geliyor, "Selen, hemen o son çizdiğin kalıbın boyutların vermen lazım malzeme siparişi vericez" ya da market alışverişinin ortasındayken "Bilmem hangi parçanın parasolidini al bana mail at" diye yüksek yerden bir emir gelebiliyordu. 

Bu arada da herhalde Türkiye'nin ilk ve tek, CAD bilen tekstil mühendisi ben oldum sanırım. Özgür'ün zoruyla CAM eğitimi bile aldım ama Allah'tan CNC'lere imalat proramı yazmam gerekmedi yoksa bir de "O kadar eğitimini aldın, nasıl CNC tornaya program yazamazsın?!" diye azar işitecektim. Hep kafamda canlandırıyorum, günün birinde hayalimdeki iş için mülakata gidiyorum, adamlar bana soruyorlar "Eeee? hangi programları kullanabilirsiniz? " Ben cevap veriyorum, "Windows, MS Office programları, şey, eeee... bi de Unigraphics, Solidworks ve Edge CAM" Onlar cevap veriyorlar "Solidworks mu? ... CAM mi? ahahahaha...." ve bana bi taraflarıyla gülüyorlar....

Durum böyle olunca işyerinin saçma sapan işleri de üzerime kalmaya başladı. Bir gün arıyorlar "Şuraya ödeme yapılması lazım, internetten EFT yapar mısınız?" Ertesi gün arıyorlar "Makina fotoğraflarını filanca şirkete mail atar mısınız?" ya da "Mail adresime giremiyorum bir bakar mısınız?" En başta web sitesini ben yaptım ya üstüme yapıştı o iş. Web sitesi ve mail hesaplarıyla ne zaman bir problem olsa beni arar hale geldiler. Bir gün Özgür arayıp "Web sitesinden bilmem hangi makinanın videosunda, sondaki o 10 dklık kısmı kes at, ya da aradan kes çıkar, montajla bişeyler yap artık sen, orada bizim ortak çalıştığımız firma değil de başka bir firmanın yan ekipmanları görünüyor" deyince koptum. Kendimi kaybetmiş olabilirim zira kendimi "Yeter uleyn! Ben ne anlarım film montajından, makina imalatından? Hem evin işlerini hem de makina çizimlerini yapıp 5 kuruş bile almıyorken, üstüne üstlük seni bir de patron olarak niye çekiyorum ben?" diye bağırırken buldum.

O zamandan beridir Özgür'ün tam zamanlı proje çizim kölesi olarak işimden de istifa etmiş bulunmaktayım. Bu yaştan sonra da kendi mesleğimi yapma umudum uçup gitmiş durumda zaten. Belki günün birinde kendi cafemi açarım artık. Kısmet...

3 yorum:

  1. Ben de yan dükkana kırtasiye açayım Selencim. Çocuklar da okul çıkışı birlikte oynarlar :D Diplomaları da oranın duvarına asarız artık :D

    YanıtlaSil
  2. Handan çok güldürdün beni, Allah ta seni güldürsün... :D
    Hiç fena fikir değil aslında, sevdiğimiz müzikler eşliğinde sabahtan akşama çay içer, kitap okur dururuz... :)

    YanıtlaSil
  3. İnsan hayatta başka ne ister :)

    YanıtlaSil