İç karartıcı bir tatil gününden sonra bugün bu aralar beni mutlu eden şeylerin bir kısmını yazayım dedim.
Kitaba yeni başladım, geçen sene dizisini izleyip bayılmıştım zaten. Muhteşem bir dizi, hala izlemediyseniz sakın kaçırmayın. CNBC-E yayınlıyordu geçen yaz, bu sene ATV de gördüm bir ara. Ama ben her zaman dublaj yerine altyazılıyı tercih ettiğimden internetten izliyorum. Böylece yeni bölüm için bir hafta beklemek zorunda kalmıyor insan, hem istediğiniz zaman izleyip istediğinizde durdurabiliyorsunuz. Bu sene Game of Thrones'un yeni sezonunun bölümlerini izlemeye başlamadım. İnternette 5 bölümü yayınlandı bile. Genelde kitap uyarlaması dizi ve filmler hüsran yaratıyor ama şimdi okudukça anlıyorum ki diziyi tamamen aslına uygun çekmişler. Arada çok ufak farklılıklar var mesela dizideki karakterler kitaptakilere göre biraz daha yaşlılar ama genelde kitaba bu kadar bağlı kalındığını görmek beni çok sevindirdi. Tabii kitapta ekrana yansıtılamayan ayrıntılar her zaman oluyor. O yüzden diziyi izlemiş olsanız da kitabını okuyun bence. Eksikleri tamamlamak açısından büyük faydası oluyor. Zannedildiği kadar sıkıcı olmuyor kitabı sonradan okumak.
Rüzgarın Adı ve Bilge Adamın Korkusu'ndan sonra fena gitmedi aslında. Belki de olayların çoğunu diziden bildiğim için başta sıkıldığım bazı yerler oldu ama okudukça dizide olmayan veya olsa da benim gözden kaçırdığım detayları bulmak kitabı daha eğlenceli hale getirdi. Diziyi izlerken kitabı daha önceden okumadığım için neredeyse her bölümde yeni bir şok geçiriyordum, şimdi kitabı önce okursam öyle olmayacak. O yüzden belki de ikinci sezon bölümleri izleyip ikinci cildi öyle okumaya da karar verebilirim. Henüz karar vermedim önce okumalı mı yoksa önce izlemeli mi... Ama en az birini mutlaka yapın, ya izleyin ya da okuyun gerçekten değecek göreceksiniz.
Diğer beni sevindiren şey bu minik geri dönüşüm saksı. Eskiden dondurma kabıydı. İçine toprak koyup üzerine bir kaç çıkartma yapıştırıp saksıya çevirmiştik. İçinde bir kaç farklı şey ekip tutturamadım önceden. geçenlerde bir yapı marketten aldığım fesleğen tohumlarını ekmiştim. İlk filizleri görünce çok sevindim. Ama arada bir kaç tanesi sanki farklı bir şeye benziyordu ama ben çıkartamıyordum. Belki de bir kısmı marul yapraklı bir kısmı bildiğimiz anneannelerimizin yetiştirdiği minik yapraklı fesleğenlerdendir diyordum kendi kendime. Haftasonu Uğur'un doğumgününe gelen kayınvalidem gördü bu saksıyı. "Buraya ne ektin Selen?" diye sordu hemen. Ben fesleğen deyince de güldü "Bir kısmı domates bunların" diye cevap verdi. O zaman kafamda bir ışık yandı işte. Geçenlerde tadını çok beğendiğim cherry domateslerin bir kaç çekirdeğini sokuşturmuştum o saksıya ama bir türlü çimlenmeyince de herhalde yine kısır tohumdandı yediğimiz domatesler diye üzülmüştüm hatta. Meğerse o domates çekirdekleri fesleğenleri görünce gaza gelmişler. Fesleğenlere seviniyordum, domatesleri görünce sevincim ikiye hatta üçe katlandı resmen. Şimdi tek korkum bu saksı tüm bunları besler mi beslemez mi? Varsa bir bilen aydınlatsın lütfen. Mühendis yerine çiftçi falan olmalıymışım ben sanırım.
Bu sümbülü ekeli nerdeyse bir ay oldu ama hala bundan daha fazla büyüyemedi. Yanındaki incecik filiz ne sizce? Geçenlerde deneme amaçlı saksıya sokuşturduğum mini minnacık bir diş sarımsak. O kadar küçüktü ki yemeğe koymayı bırak soymaya bile imkan yoktu. Ben de atmaya kıyamayıp, sümbüle gıcıklığına o saksıya sokmuştum. Eğer büyürse taze sarımsak yiyeceğiz inşallah. :P
Bir de eskiden bu çiçek dikme-yetiştirme işlerinde bir şey yetiştiremeyince toprak beni sevmiyor sanıyordum. Sanıyordum ki toprak adam seçiyor. Belki seçiyordur da bilemeyeceğim, ama toprağın seçtiği asıl şeyin tohum olduğunu yeni anladım. Eğer can vermeye değecek bir tohumsa, yeterince güçlü ve sağlıklıysa toprak besliyor o tohumu. Belki de kışın kaybettiğim bebek yüzündendir bu bakış açısı, sonuçta o da yeterince sağlıklı olsaydı belki daha sıkı tutunacaktı hayata. Eee sonuçta hayat bitmedikçe öğrenecek şeyler de bitmiyor değil mi? :D
Domatesleri seyreltmen lazım..Fesleğenler için idare edebilir.Olanları aradan koparacağından idare edersin ama domatesleri biraz daha araları boşluk olacak şekilde ek.Bir saksıya iki tane belki :))Bu işler için www.agaclar.net e bakabilirsin,her türlü bilgi orada mevcut.Balkon sebzeciliği başlığında olabilir.
YanıtlaSil2005 ten beri bloglardayım,ilk defa kendi yorumumu silmek istedim.Benim blogdakini- :)) Sen zaten balkon resmini koymuşsun ama ben yoğunluktan iki-üç haftadır yazı okumuyorum.Gördüm balkonu, bir inceleyeyim,sonra fikir vereyim ama zaten senin saksılar güzel gözüküyor,sadece fazla sulamışsın bitkileri gibi bir duruş var.
YanıtlaSilthe game of thorones dizinin orjinal ismi.
YanıtlaSilKitabın yazarı, dizi filmi çekilirken çok hassas davranmış. Ortam, kıyafetler, konusunda oldukça yardımcı olmuş.
Dizi çekilirken devamli setteymiş.
Ben ilk sezonnu seyretim ve cnbc-e nin sitesinden orada dizi kesilmiyor, saçmalık olarak nitelendirilen kadınların üstündeki buğulama yok.
En son diziye sibek kekilli de katıldı.
inatla internetten hala izlemiyorum.
cnbc-e de bekliyorum.
dediğin gibi çok güzel bir dizi.
kitabına bakmak ta fayda var.
Asortik Krepcim, senin tavsiyen üzerine domatesler için saksı ve toprağımı hazırladım ama bugün gözüm yemedi ayırmayı. Biraz zayıf görünüyorlar. Ayırayım derken zedelemek istemedim hiçbirini. Domatesleri ayrı saksıya ekince yine bir fotoğrafını çeker koyarım senin için, teftiş edersin yeniden. Balkondakiler fazla sulanmış görünüyorlar çünkü onları daha o gün tanzim edip dikmiştim. Bolca sulayıp öyle asmıştım yerlerine. Arada sulamayı unuttuğum oluyor idare ediyorlar o zaman. :P
YanıtlaSilHypo, hangi buğulamadan bahsettiğini anlayamadım. Ben diziyi baştan sona internetten izledim kesilen, sansürlenen bir yer yoktu. İlk bölümü CNBC-E de izlemeye kalkmıştık çok geç bir saatte başladı sonra da 5. dakikada araya reklam soktular bir daha televizyonda dizi izlemeye tövbe ettik. CNBC-E nin sitesine hiç bakmadım ama en iyisi internetteki dizi siteleri bence, istediğin saatte istediğin kadar bölüm izle karışan yok, araya reklam sokan yok. Durdur patlamış mısırı tazele, bir ara kabloyla da tv ye bağla oh mis.. Yeni sezonu acaip merak ediyorum ama biz de bekliyoruz, şöyle bir 7-8 bölüm olsun en azından, sonra başlayacağız izlemeye. Kitabını da tavsiye ederim çünkü ben bir yerden sonra kopmuştum kim kimin babasını, kim diğerinin kardeşini öldürmüş diye. Kitapla hepsi tek tek yerine oturdu.
YanıtlaSilartık cnbc-e açık sahnelere buğulandırıyor. sigaraya çiçek resmi koyduğu gibi:)
YanıtlaSilDediğim gibi internetten izlenince olmuyor böyle şeyler. Sigaranın kapatılmasını da anlamıyorum. Geçenlerde Pulp Fiction oynuyordu bir kanalda, adam ağzında sigarayla eroin hazırlıyor tüm o hazırlama aşamasını izliyorsun ama adamın ağzındaki sigara bulandırılmış. Bizim bazı yerli dizilerde de olmayan rezillik yok ama adamların sigaraları kapalı. Evlilik dışı çocuk doğurma, eşleri aldatma, her çeşit entrika, yasa dışı işler çevirmek normal de bir sigara mı tu kaka? Dünyanın başka neresinde var böyle bir saçmalık?
YanıtlaSil