Bugün 1 Mayıs nedeniyle okul tatil olunca, sabah kendi kendime "Oh, bugün çocuklar da evde. Kimseyi oraya buraya taşımam gerekmiyor, 1 haftanın yorgunluğunu evde rahat rahat dinlenerek çıkarırım" demiştim. Doğum günü telaşı ve hazırlığı yüzünden sefil olan bünyeyi dinlendirebileceğim gibi bir bir fikre kapılmıştım niyeyse. Aradan sadece 4 saat geçti ve sabah bunları düşündüğüm için cidden geri zekalı olabileceğimden şüpheleniyorum.
Uğur'un yarına yetişmesi gereken bir İngilizce proje ödevi olduğu, Ömer'in ise test kitabında sadece en sondaki 3 testin kaldığı ortaya çıktı. Onlar ödevlerini yaparken çayımı alıp keyifle kitabımı okuyayım dedim. Ama ne mümkün! Uğur dakika başı ödeviyle ilgili bir şey sormaya Ömer ise kitabın en sonundaki testlerin çok zor olduğundan yakınmaya başladı. Zamanla kitabımın her cümlesini 2 ya da 3 er defa okumaya başladım. İtiraf etmem lazım kendimi bir keyif gününe öyle hazırlamıştım ki kitap okumaya çalışmam epey uzun sürdü. Nasıl bir gaflet içindeysem artık, mevcut durumdan zevk alabileceğime iyice inandırmışım kendimi. Bünyede sıkıntı patlak vermeye başlayınca önce Uğur'a sesim yükseldi. "Oldu olacak, ver ödevini ben yapayım. Her şeyi bana neden soruyorsun? 3 saat ödev yapacaksan 3 saat ben senin sorularını cevaplayamam ki, hayatımda bir kere bile annem veya babam bir ödevime yardım etmedi benim. Otur okulda öğrendiklerin doğrultusunda kendin yap, en son bana getir, eksiklerini kontrol edelim, gerekli düzeltmeleri bir seferde yapalım bitsin. Dakika başı yeni bir soruyla yanımda bitme" diye haşladım çocuğu.
Kitabımı okumaya çalıştım tekrar, aradan yarım saat geçmeden baktım bir gümbürtü bir koşuşturma gidiyor, benimkiler oyuna daldılar. İkisinin de ödevi bitmemiş, Uğur'a bu sefer fotoğraf lazımmış. İngilizce olarak herkesi tek tek tarif etmeyi bitirmiş, fotoğraflardan ok çıkararak ödevinde anlatacakmış. Ömer zaten sorular zor olduğu için sermiş olayı. Fırlattım kitabı bir kenara sinirle, gereken fotoğrafları arayıp buldum, scannerda taratıp verdim Uğur'a. Bu arada bilgisayarı açmışken outlook'u açıp işle ilgili gelen bir mail var mı diye kontrol edeyim dedim. Baktım bir kaç şey var halledilmesi gereken, onları da aradan çıkartayım dedim. Ama bu arada arka planda hep bir bağırış çağırış devam ediyor. Ömer sorular zor olduğu için uğraşmak istemiyor, Uğur'a sataşıyor. O da ödevine dikkatini veremediği için bağırıp duruyor kardeşine. Uğur'a ödevini alıp odasına gitmesini söyledim. Böylece Ömer artık onu rahatsız edemeyecekti ve güya hesapta yalnız kalınca kuzu kuzu kalan soruları çözüp bitirecekti. Ama abisi gidince saracak tek kişi kaldı geriye o da bendim elbette.
Gelen maillere cevap yazarken sürekli dikkatimi dağıttı. Ne yazdığımı unuttum, tekrar tekrar en baştan kontrol etmem gerekti. Bir firmaya bizim şirketin banka hesap bilgisi göndermem gerekiyordu ama Ömer öyle çok gürültü yaptı ki yanlış hesap numarası verirsem doğal olarak para yanlış hesaba gideceği için bendeki gerilim had safhaya ulaştı. En az on defa uyardım, "Oğlum sessiz ol, sadece 5 dakika sessiz dur, bir şey yazıyorum yanlış olmasın" dedim dinlemedi. İnat yapar gibi sürekli konuşmaya, bir şeyler tıngırdatmaya, kısaca eli ayağı dursa çenesi oynamaya, bir şekilde sürekli sinir bozucu sesler çıkarmaya başladı. En sonunda sinirle yerimden kalkarken elimin altındaki çay bardağını da devirip kırarak çocuğa avaz avaz bağırıp odasına yolladım.
Dediğim gibi sabah mutlulukla yatağımdan kalmamla bu yazıyı yazmaya başlamam arasında en fazla 4 saat var ve şu an sabah umduğumun aksine kendimi bin kat daha yorgun hissediyorum. Zihnen tükenmiş, sinirleri allak bullak olmuş, bir haftanın yorgunluğu üstüne bir de suçluluk eklenmiş bir haldeyim. Bir yerlerde bir şeyleri yanlış yapıyorum sanırım ama şu anda onu bile düşünüp bulacak halde değilim. O kadar bezgin ve bıkkın durumdayım ki... İnsan tatillerde mutlu, huzurlu olmalı değil mi? Neden bizde hep tam tersi oluyor bir bilsem...

Bazen tatil yapabileceğim gibi bir yanılsamaya ben de düşüyürum Selencim :)Şu anda da bir tarafım ne güzel okulun kapanmasına bir ay kaldı, okula git geldi, beslenmeydi, performans ödeviydi,hepsinden kurtulacaksın diyor, diğeri ise eyvah üç ay evde ne yapacaksınız modunda :)
YanıtlaSilTamamen aynı şeyleri düşünüyormuşuz Handan :D Ben de sevinemiyorum tatil olacak diye çünkü tatil günleri bütün gün ya birbirlerini ya da beni yiyorlar evde.
YanıtlaSilKolay gelsin Selen, seni okuyunca kardeşim aklıma geldi onun da iki oğlu var büyük üçe gidiyor küçük anasınıfına. Her gün aynı telaşla yaşıyorlar onları gördükçe ayaklarım karıncalanır benim, yerimde duramam evde öyle bir enerji hakim ki sakin durabilmek imkansız hele erkek çocuklar söz konusuysa. Öperim seni ve kucaklarım sımsıkı:)
YanıtlaSilBen artık tatil günlerine potansiyel yorgunluk kaynağı olarak bakmaya başladım. İşe geliyorum ve dinleniyorum resmen. En azından çayımı soğutmadan, tek seferde içebiliyorum. Biraz düzgün giyinip saçıma başıma özen gösteriyorum. Evde sürekli pijama-eşofman ve dağınık saçlarla dolaşıyorum. Bir de çalışsan hayatın kabusa döner emin ol. En azından çocuklar okuldayken kafanı dinliyorsun. Akşam çamaşır yıkamak ve yemek yapmak gibi işlerle uğraşmak zorunda değilsin. Benden sana tavsiye: Kitap okumak ve birşey izlemek gibi şeyleri çocuklar yokken yapıp, onlar evdeyken vaktini onlara ayırmaya çalış.
YanıtlaSilSevgiler
Üzülme yaaa..bizdede öyle oluyor.. Tatil diye seviniyorum sabahlari bizim hatun kisi kizimiz sabah kahvalti masasinda basliyor ..zitlasacak birsey hep buluyor..kokusunumu aliyor ne hafta sonunun..ne olur sanki keyif cayimi bir ziriltisiz icsem.. Olmuyor..
YanıtlaSilFadiş, çok teşekkür ederim. :D Ne yalan söyleyeyim iyi geldi :) Ben de öpüyorum.
YanıtlaSilPınar, çok haklısın. Gerçekten ancak onlar okuldayken kafa dinleyebiliyorum. Hep söylüyorum zaten "siz okula gidince başlıyor benim tatilim" diye.. Normalde sevdiğim şeyleri onlar okuldayken yapmaya çalışıyorum ama insanın arada dengesi bozulunca çocuklarıyla huzurlu bir gün geçirmek istiyor ister istemez. Olmayınca da boşu boşuna asabın bozuluyor işte böyle. Sevgiler
Nar Çiçeğim, zıtlaşma her daim bizde de var özellikle küçük oğlanla sürekli problem yaşıyorum. Büyüdükçe bir de pabuç kadar dilleri oluyor ki insan arada gerçekten keçileri kaçıracak gibi oluyor. Neyse sağlıklı olsunlar da varsın zırıldasınlar ne yapalım, katlanıcaz mecbur :P
:))) selen merhaba bu yazın varya tamda 15 günlük yılık izin sonrası cuk oturdu . allahtan işe başladım bugünde tatil dönemim başlamış oldu
YanıtlaSilTria, ben de tam nerelere kayboldun diye merak etmeye başlamıştım. Senin işin daha da zor tabi 3 taneyle, Allah kolaylık versin. Gözün aydın bu arada, senelik iznin bittiği için tabi anladın sen onu :D
YanıtlaSil:)) sagol canım . valla kitap oku gel blok yaz olmadı yorum at çalışmak çok zor tabi evde çalışmak :)))
YanıtlaSil