22 Mayıs 2012 Salı
Proje Proje dedin, başımın etini yedin
Okulun kapanmasına 3 hafta kaldı ne yapsam bilemiyorum. Bir yanım bir an önce tatil gelsin istiyor diğer bir yanım "koca yaz tatilinde iki çocukla evde ne halt edeceksin?" deyip duruyor. Tek bildiğim bu proje ödevleri yüzünden içim daraldı blogcum. Öğretmeni Ömer'e Mayıs başında tam 4 tane proje ödevi ve 1 ay da süre vermiş. Benim Ömer tam bir görev adamı. Kendisine ne söylendiyse onu mutlaka yapar, hoşuna gider veya gitmez orası ayrı. İstemediği bir şeyse hem söylenir hem yapar. Kah şikayet eder, kah ağlar zırlar veya avaz avaz bağırıp çağırır ama ne söylendiyse aynen yapar. O yüzden yapması gereken bir ödev, bir görev vs varsa rahat edemiyor. Ne gerekiyorsa en kısa zamanda yapılmalı. Yoksa benim başımın etini yiyor.
Mayıs başında başladı söylenmeye. "Bugün Mayıs'ın 10'u Anne, 20 günümüz kaldı nasıl yapacağız o kadar şeyi 20 günde?" dediğinde patladım artık "Oğlum evladım, 20 gün az süre mi? Rahat bırak beni tam zamanında hepsi bitmiş olacak, güven bana. Yeter artık, stres yapma kendini de beni de germe" diye savdım başımdan ama yok her gün soruyor "Karton aldın mı?" "Neyle yapacağız evi?" "Bayraklar var bi de" "Yapboz yapacağız daha" "Akrostiş yazacağız Vücudumuzla ilgili..." bıdı bıdı ...
"Elinin körü artık,vücudumuzla ilgili akrostişi nasıl yazalım biz oğlum" dedim. Dedim ama ufaktan da gerilmeye başladım ben bu akrostiş olayını duyunca. Sonra okulda baktım çocuklar tek tük getirmeye başladılar ev maketlerini. Projelerden birisi basit geometrik şekilleri kullanarak bir ev maketi yapmaktı. Tüm o projeleri anne babaların yaptığını artık cümle alem biliyor ama bir baktım çocuğun biri elinde devasa bir şato ile gelmiş okula. Hiç abartmıyorum silindir şeklinde ince uzun kuleleri olan, en az 30-40 cm yüksekliğinde devasa bir şatoydu resmen. Yuh artık, ödevleri anne babaların yaptığını hepimiz biliyoruz da işi sidik yarışına çevirmenin ne alemi var? Tamam mimar veya inşaat mühendisi olabilirsin ama böyle basit bir makette ne demeye böyle coşuyorsun? İhaleye girmeyeceğiz ya! Altı üstü 8-10 yaş arası çocuklar bir not alacak sonra da okulda o maketlerin üstünde tepinecekler... Buna uygun bir şey yap işte, şato ne oluyor?
Bu şato olayından sonra bende gerilim had safhaya ulaştı. Çünkü çocuk diğer ödevleri gördükçe benden beklentisi de artıyor. Ama benim de kabiliyetlerimin bir sınırı var, mucize yaratamam ki. Ayrıca bir okul ödevi için ne demeye o kadar uğraşayım? Neyse, önce basit olanları temizleyelim dedik. Bayrak ve 5 duyu organı konulu ödevleri yaptık." Vücudumuz" konulu akrostişi de yazdık. Epey zor oldu ama Uğur, ben Ömer üçümüz beraber başardık. Güzel de oldu, öğretmeni çok beğenmiş hatta.
İki ödev bitince geriye kaldı maket ve yapboz ödevleri. Ömer sızlanmalarını daha da arttırdı. "Anne herkes getirdi verdi ödevini, ben kaldım. Üstelik orada 30 Mayıs yazıyor ama 28'inde notlar işlenecekmiş karnelere. 30'unda götüremeyiz yani" diye zırıldadı durdu. Dün gece artık yeter dedim, korkunun ecele faydası yok. "Yapalım da verelim şu ödevi sen de rahat et ben de..." diye giriştim maket olayına. Gördüğünüz gibi bizimkisi gayet mütevazi bir ev oldu. Çatısını biraz ilginç şekilde bağladık o kadar. Çok ta fazla bir esprisi yok, basit bir ev işte. Sonuçta bu da sözde 8 yaşında bir çocuğun ödevi değil mi? Abartmanın lüzumu yok. Şimdi bir tek puzzle kaldı geriye. Allah aşkına kim seçiyor bu proje ödevlerinin konusunu? Gelip beni bir görsün...İki çift lafım var kendisine...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
kardes
YanıtlaSilaz isin varmis gibi bir de ben sana Kiap mimi yolladim--
18 Mayista galiba ....önceden kitap mimi yaptiysan yazmasan da olur..
güzel adini blogumda bahane ile anmis oldum:))))
kolay gele sana .---selam
Nar Çiçeğim,
YanıtlaSilGördüm kitap mimini, görmez olur muyum? Konu kitaplar olunca özendim, salim kafayla, keyifle yazabilmek için fırsat kolluyorum valla. Özgür nihayet dişetinden ameliyat oldu. Ben bu son yazıyı yazarken O ameliyattaydı. Onu atlattık bu sefer iki gün okul tatil oldu, çocuklar evde bu sefer. Şu anda şu yorumu bile yazarken en az 10 tane şey sordular. İnsanda kafa bırakmıyorlar ki ağzımın tadıyla bi mim yanıtlayayım. Afedersin kabahat bende, söylemedim hiç birşey mim hakkında. Ama durum bu yani, sonraki yazı kesinlikle mim hakkında olacak, söz veriyorum. :D