Bu aralar bir de horoz sesi eşlik ediyor bize. Şehrin göbeğinde nereden geliyor bu horoz sesi diye kafayı yedik kaç gündür. Hoşumuza gidiyor gitmesine, öyle sosyetik tipler gibi "Horoz mu? Ayyy ne banaaaal!" diyecek adam yok bizim evde, çıkarsa da tepelerim gerçi ama emin olamadık ki... Gerçekten bunca apartmanın arasında bir horoz mu ötüyor yoksa biz artık betonla iç içe yaşamaktan iyice kafayı mı yedik diye uzun uzun tartışmalar yaptık. "Bak bi horoz ötüyor sanki... sen de duyuyor musun?" diye birbirimize sorup durum tespiti yaptık. En sonunda geçen gün horozu gördük te rahatladık. Oh dedik, gerçekten bir horoz varmış, kafayı yememişiz yani. Şu bize komşu spor salonunun önündeki bahçeye bir tane horoz bir de tavuk koymuşlar. Bütün gün orada tavuk önde horoz arkasında gezinip duruyorlar. Tüm bu yaygara bu fiyaka o tavuk içinmiş meğer. Nasıl havalı, nasıl kasım kasım kasılıyor, görmeniz lazım bizim horozu. Güzel de ötüyor kerata. Arada sesini duydukça birbirimize bakıp gülüyoruz. Özgür camdan uzun uzun izledi mahallenin bu yeni çiftini sonra da "Halimize bak, bir horoz sesine hasret kalmışız" diye noktayı koydu. Hasret kalmışız hakikaten. Bir horoz sesi insanı bu kadar mutlu ediyorsa başka ne olabilir?
| Bakın çimenlerin üzerinde görünüyorlar, çok uzak olduğu için flu çıktılar. |
Nedense beni de çok mutlu eder horoz sesi :)
YanıtlaSilHandan ,evet yaa.. Saçma ama insanı salakçasına mutlu eden bir yanı var nedense :)
YanıtlaSil