18 Ocak 2011 Salı

Çocuklara kereviz yedirmenin yolu


Çocuklarınız oldu mu, evdeki menüyü onların zevkleri belirliyor maalesef. Ben genel olarak sebze yemeklerine özellikle de zeytinyağlılara bayılırım. Zeytinyağlı pırasa, zeytinyağlı kereviz ya da yine zeytinyağlı yer elması en sevdiklerimdir. Ama çocuklara bunları yedirmek neredeyse imkansız gibi birşey. Çocuklar sadece zeytinyağlı fasulyeyi ya da barbunyayı seviyorlar. Kereviz, pırasa ve yer elması resmen burnumda tüter oldu. Kış günleri malum, sağdan say 1,2,3 bilemedin en fazla 5 çeşit mevsim sebzesi oluyor. Lahanadan, özellikle de kapuskadan nefret ediyorlar. Halbuki ne güzel olur, kıymalı, prinçli, üstüne biraz pul biberle. Brüksel lahanasını minik köfteler, havuç ve patates eşliğinde terbiyeli yemek yaptım, Özgür'le ben parmaklarımızı yedik ama çocuklar resmen bir daha aynı yemeği yapmamam için beni tehdit ettiler. Karnıbahara da burun kıvırır oldular son zamanlarda. Kışın severek yedikleri bir tek ıspanak. 

Hal böyle olunca dön dolaş aynı yemekleri yer olduk. Zaten her gün aynı işleri yapıp duruyoruz evde bir de sürekli aynı yemekleri yapar bulunca kendimi, deja-vu hissi gitgide bünyede asabiyet yaratmaya başladı. Canıma tak dedi gittim aldım marketten kereviz. 2 tanecik ama olsun. Bu gece 1 tanesiyle kereviz çorbası yapıp koydum önlerine ikisi de "Çok güzel olmuş Anne" diye diye içtiler çorbayı. Diğer kerevizle de kendime yetecek kadar zeytinyağlı yemek yapmayı planlıyorum yarın. Eeee dinsizin hakkından imansız gelirmiş. 

Eminim daha önce en az 100 farklı yerden duymuşsunuzdur, ne de olsa benimki bir yemek blogu değil, yemek ve sofra konusunda ise hiç iddiam yok. Ama hala hiç denememiş olanlar veya merak edenler varsa işte kereviz çorbası;
Soğanları zeytinyağında pembeleşene dek kavurun, üzerine biraz un ilave edin, bolca süt ve biraz da su ekleyin, kerevizleri küp küp doğrayın atın içine, tuzunu da ekleyip kaynayana dek karıştırın. "Unu yağda kavurmasam, hep topak topak oluyor sonra" diyenler için, unu soğuk süt ya da suya ekleyip çırparak iyice dağıttıktan sonra da tencereye ekleyebilirsiniz. Bazen benim de öylesi kolayıma geliyor. Sonra bırakın kerevizler pişsin iyice, yumuşamaya başladıklarında geçirin rondodan, mis gibi koyu kıvamlı bir çorbanız olacak, afiyet olsun.

Eğer birisi çıkar da "Bu benim kereviz çorbası tarifimdi, izinsiz almış bloguna yazmış" diyecek olursa diyeceğim şudur; Altı üstü bir çorba, zaten kerevizden basit bir çorba yapmanın kaç yolu olabilir? Sonuçta aklın yolu bir ama yine de yanlışlıkla birinin tescilli tarifini yazmışsam peşinen özür dilerim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder