14 Şubat 2011 Pazartesi

Biri beni durdursun!

Oğlanlarla evde geçirdiğim 15 günlük tatilde kafayı yememe ramak kaldı diyebilirim. Allah'tan okul açıldı da kurtuldum. Çocuklar sabahtan akşama televizyonu kah çizgi filmlerle kah Play Station oyunlarıyla zaptettikleri için ben odama kapanıp kendimi kitaplara ve örgüye vurdum. Ruh Dağı'na ek olarak aynı anda 2 farklı kitaba daha başladım. 1 tanesi cep kitabı niteliğinde olduğu için hemen bitti. Biraz da uçuk kaçıktı zaten. Diğerini ise Ruh Dağı ile eş zamanlı okuyarak bitirmeye uğraşıyorum. "Hatırla" ilginç bir kitap. Tasavvuf felsefesinin, manevi derinlikten yoksun bir türevinin biraz da parapsikoloji ile harmanlanmış hali diyebiliriz. İlginç tespitler var içinde. Bu tarz kitapları sevenler zevk alacaktır eminim.


Hani bazen yediğimiz çikolatayı hemen bitmesin diye ağzımızda tutarız, eriyip o nefis tadını dilimize bıraktıkça da zevkten mest oluruz ya, işte Ruh Dağı'nı da aynen bu şekilde, tadını çıkara çıkara okuyorum. Kitapta şu cümlenin altını çizmişim mesela. "Hayatın kendisi hiç bir mantık çerçevesine girmediği halde, neden anlamını mantık yoluyla bulmaya çalışıyoruz?"  ve bir diğeri; "Gerçek sadece deneyimde vardır, hem de sadece herkesin kendi deneyiminde ve o zaman bile, bir başkasına nakledildiği an öyküye dönüşür." Bunun gibi minik minik bir sürü güzel ifadeler var kitapta.

Ama 15 günlük tatilde daha çok kendimi el işlerine adadım diyebilirim. eski bir makarna ipim vardı kıyıda köşede duran. Örünce kendi kendine desen oluşturan ipler bana sevimsiz geliyor o yüzden onunla hırka örmeyi denemiş ama sonra beğenmeyip sökmüştüm. Yeni keşfettiğim bir modelden o iple minik bir diz battaniyesi ördüm. Örneği çıkarmam biraz sancılı oldu ama sonrası büyük keyif. Hem örülmesi çok kolay hem de çabuk ilerleyen bir model. Artık nasıl bir hırsla ördüysem 1 haftada makarna ipimden diz battaniyem bitti.


Sonra da hızımı alamayıp aynı modelden başka bir tane yapmaya koyuldum. Rengini çok severek aldığım kırmızı bir ipim vardı ama sanırım diz battaniyesinde kullanmak en doğru karar oldu. 


Sonuçta bu yeni motifi örmeyi çok sevdim. Tatilde çocuklar kafamı yedikçe ben hırsımı tığ ve iplerden çıkardım. Bu hızla daha kaç tane öreceğim bilmiyorum ama korkarım yakında birinin beni durdurması gerekecek. Zira kendimden ben bile korkar oldum. Okul tatilleri bana pek yaramıyor anlaşılan.

3 yorum:

  1. Bence seni kimse durdurmasin Selencigim hatta sen hep ör,bende bakip bakip kiskanayim belki gaza gelirim diye.
    Ellerin dert görmesin ,cok güzeller.Ilk resimdeki örnegi pek algilayxamadim ama ikincisini cok begendim nasil oluyorki öyle o?Anlamayinca böyle soruluyor kusura bakma:))
    Evde birikmis birkac sacma ip var bende degerlendireyim battaniye yapayim istiyorum ama Serra ne zaman elime tig alsam bende anne bende diye bitiyor dibimde.Anlamiyor ki anasinin örmeye ihtiyaci var:)
    Sevgiler , yine cok uzattmisim lafi.

    YanıtlaSil
  2. Eline sağlık, çok güzel olmuşlar :D

    YanıtlaSil
  3. Kitty'cim, sen bana grinotlar@yahoo.com'a bir mail atıver de mail adresini bildir, ben de sana bu örnek için, kişiye özel, resimli yapım kılavuzu hazırlayıp göndereyim. :) Böylece sen de evde deneyebilirsin bu örneği. Ne dersin? Serra'ya da bir yerlere saplayamayacağı, şöyle 8-9 numara bir tığ verir gösterirsin nasıl zincir çekileceğini bakarsın ana kız başlarsınız tığ işlerine... Terapi olur :D
    Sevgiler

    Handan, çok teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil