16 Şubat 2011 Çarşamba

Ününü bana borçlusun!

Beni eskiden tanıyanlar bilirler, eski blogumda Özgür'ü çok çekiştirirdim. İzmir'de yaşadığım dönemde Onunla didişmelerimizi bolca yazı konusu yapmışlığım var. İzmir günlerimden hala nefret ederim, o zaman yaşadıklarım, yaptıklarım, hissettiklerim hala  kalbimde derin bir yaradır. Hayatımdan silip atmak istediğim, ya da imkanım olsa bugünkü aklımla (olgunluğumla mı demeliydim?) yeniden yaşamak istediğim bir zaman dönemidir o 3 sene. İşte o dönemde Özgür'le aramız berbattı. Birbirimizi hep sevdik ama İzmir'de birbirimizi sevmekle nefret etmek arasında sürekli gidip geldik. Hatta o zamanlarda blogumu okuyan bazı aile fertlerinden Özgür'ü kenara çekip, "Rahatsız olmuyor musun? Sürekli senin hakkında şöyle böyle şeyler yazıyor bu kadın" diyenler bile oldu. Hala üzülürüm, çünkü beni eleştirip, ayıplayıp, Özgür'e şikayet edene kadar, böyle bir sevgi nefret ilişkisini (Özgür de dahil) kimselerle konuşamadığım için, yalnızlıktan doğan çaresizlik içinde internete yazıyor olabileceğim ihtimali kimsenin aklına gelmedi. Neyse geçmiş geçmiştir, değiştirilmesi imkansız. Sonuçta değiştiremeyeceğim bir geçmişle yaşamayı öğrenmek zorundayım. 

Özgür'le ben liseyi beraber okuduk. Arkamda oturur ufaladığı silgi parçalarını saçıma atar sonra da kıvırcık saçlarımın arasında kalan silgilere gülerek eğlenirdi. Lisenin son 2 haftasında başladı ilişkimiz. Üniversite'de ise sırf benimle aynı okulda okuyabilmek için Yıldız'dan İTÜ'ye yatay geçiş yaptı Özgür. O zamanlar tekstil ve makina mühendisliği bölümleri Gümüşsuyu'nda biraradaydı. Sonuçta 6 sene çıktıktan, gezip tozduktan sonra 1999'da evlendik Özgür'le. Bu sene 12. evlilik yıldönümümüzü kutlayacağız inşallah. Yani toplamda 21 senedir tanışıyoruz ve 18 senedir de beraberiz. 33 ve 34 yaşında insanlar olarak hayatımızın yarısından fazlasını beraber geçirdik diyebiliriz. Hayatımızın İzmir dönemi ilişkimizin en dibe vurduğu dönemdi.  İzmir'de geçirdiğimiz son 6 ayda ilişkimizi toparlamaya başladık. İstanbul'a geri döndüğümüzde ise büyük bir tesadüf eseri evlendiğimizde ilk defa oturduğumuz evi yeniden kiraladık. (Daha önce burada anlatmıştım) Bu ev bize ikinci defa başlangıç yapma imkanı sağladı bir anlamda. 

Eski tıfıl halimiz, Özgür'ün kafasında hala saçı varken...
Dün gece işte eski blogumdan, blogumda nasıl kendisini çekiştirdiğimden, blog sayesinde tanıştığım insanlardan falan bahsediyorduk Özgür'le. Kitty'nin maili vesile oldu. :D Konu konuyu açtı, sonunda bu tuttu bana "Ben de olmasam bloguna yazacak konun olmayacak. O blog benim sayemde ayakta duruyor. Ününü bana borçlusun resmen" dedi. Düzenli okuyucularım kaç tane emin değilim ama sadece 19 takipçiyle çok ta meşhur olmadığım ortada. Ama yine de çok güldüm Özgür'ün bu lafına. Havalara girmesin diye ufaktan eski blogtaki yazıları buraya eklemeye mi başlasam? Yoksa bunca senenin ve yeni geçmiş sevgililer gününün hatırına "Blogumdan önce beni, bir bütün halinde ayakta tutuyorsun" mu desem? ....  :)

3 yorum:

  1. Bence artık o ününü sana borçlu,sen olmasan biz Özgür'ü nasıl tanıyacaktık? :P

    Eski yazıları da çok merak ettim doğrusu...:)

    YanıtlaSil
  2. Su bloga yazip herkese duyuruyorsunculara ben de cok kiziyorum.Bana diyen olmadi ama taa Izmir den esime gelen telofandan sonra mahalle baskisi nedeniyle kaldirdigim yazilarim olmadi degil.Insan kendi blogunda bile bir rahat bunalamiyor:))Sirf bu yüzden yeni ve gizli bir sayfa acasim var.Yalnizligin ve yalnizlikla büyüyen sorunlarin ne demek oldugunu ceken biliyor herhalde ne diyelim.
    Fotografiniz cok güzel yanak yanaga:))Umarim hep daha güzel günler yasarsiniz...
    Blogunu ve seni ayakta tutan esine, yeni ama sadik bir okuyucun olarak tesekkür edelim bence:))Iyi bi koca ayni zamanda karisinin bloguna konu olabilen ve bu konuda alinganlik yapmayandir:))
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  3. Öykü,
    Biliyor musun, çok haklısın. Bir daha böyle söylerse aynen kendisine söyleyeceğim bunu :D
    Eski blogtaki yazıları derlemeye başladım. Burda yayınlarım diyordum ama işler çok karıştı o yüzden arşiv amaçlı ayrı bir blog açtım. Simdilik ilk dört yazımı ayıklayıp koyabildim oraya, kalanları zaman içinde ekleyeceğim. :)

    Kitty,
    İlk blogu yazmaya başladığımda benim hatam oldu,adıma soyadıma kadar herşeyi yazdım oraya. Gerçi bu sayede eski pek çok arkadaşımla yeniden irtibata geçebildim ama yazdıklarımı okumasını istemediğim insanlar da beni kolaylıkla buldu böylece. Neyse insan hep yeni bir şeyler öğreniyor işte. Fotoğrafımız ve ikimiz hakkındaki sözlerin için teşekkür ederiz. :) İyi bir kocanın nasıl olması gerektiği hakkındaki sözlerinin de sonuna kadar destekçisiyim :D
    sevgiler...

    YanıtlaSil