Dün gecenin bir yarısı (00:20 gibi) sitenin bahçesinde toprağı kazan bir adam gördüyseniz muhtemelen o Özgür'dür. Bizim dişi muhabbet kuşu dün çok hastaydı. İshalden sonra kendini toparlayamadı bir türlü. 2 gündür keyifsiz görünüyordu. Dün sabah bir baktım bütün gece oturduğu tüneğin altına, gece boyunca sırf su gibi çıkmış kakası. Alelacele kafesini ayırdım. Suyuna ilaç koydum, yemini kumunu taktım kafese, kaloriferin önünde bütün gün uyukladı. Akşamüstü baktım gün boyunca hiçbir şey yememiş. Avucuma aldım. Zorla bir kaç yudum ilaçlı su içirmeye çalıştım. Biraz da ekmek kırıntısı yedirmeye uğraştım. Hepsini geri tükürdü. Parmağımı da öyle bir gagaladı ki can acısından avaz avaz bağırttı beni. Çocuklar yattıktan sonra kontrole gittiğimde baktım tünekte bile duramıyor kafesin zeminine inmiş orada oturuyor. Nasıl acıdım haline anlatamam. Avucuma aldım sevdim, sevdim, öptüm okşadım, sonra Özgür aldı avucuna göğsünün üzerine yatırıp avucuyla örttü üstünü çok geçmeden orada öldü zaten. Ben koca kadın, küçücük bir muhabbet kuşu için gecenin bir yarısı hüngür hüngür ağladım. İyi bakamadım hayvancağızın ölümüne sebep oldum diye öyle üzüldüm ki... Üstelik bu bir de, "güya" çok sevmediğimiz, sevgili Boncuk'umuza gelin aldığımız kuştu. Çok aksi bir hayvandı, evde kemirilmedik yer bırakmadı. Sürekli Boncuk'u da hırpaladığı için hepimiz sinir oluyorduk bu minicik hayvana. Ama onu öyle hasta, öyle narin, öyle halsiz halde görünce nasıl üzüldüm anlatamam. Bir parça kağıt havluya sardık Özgür gecenin bir yarısı götürüp bahçeye gömdü. Bir de çocuklar hayvancağızı öyle görsün istemedik.
Sabah ilk önce Ömer sordu "Anne İnci nerde?" diye. Yapabildiğim en soğukkanlı ve şevkat dolu yüz ifadesiyle, "Dayanamadı annecim, çok hastaydı, gece öldü" dedim. Suratındaki şoku görmeliydiniz. Hemen gitti abisine söyledi. Uğur çok daha duygusal bir çocuk. Gelip yanıma oturdu ağlamaya başladı.Sarıldım ikisine de, sanki dün gece kuş için hüngür hüngür ağlayan ben değilmişim gibi "Ne yapalım annecim, ömrü bu kadarmış, Allah verdi Allah aldı." dedim. "Hayatın bir parçası bu da, hepimiz bir gün O'na geri dönmeyecek miyiz?" dedim. "En azından kafesin zemininde tek başına değil avcumuzun içinde biz öpüp okşarken öldü, kendisini ne kadar sevdiğimizi bilerek öldü" dedim. Bir kuşun ölümü üzerine söylenebilecek herşeyi söyledim kısaca. Oğlanların ikisi de çok üzüldü ama kahvaltı sofrasında biraz kafaları dağılsın diye Boncuk'u kafesten çıkarınca ikisi de onun maskaralıklarına gülmeye başladılar.
Boncuk başta arkadaşına epey seslendi ama baktı cevap gelmiyor sonrasında sofrada bizim yediklerimizden yiyebilmek için elinden gelen gayreti gösterdi. Özgür'ün krem peynir sürülü ekmeğine ayağını yapıştırdı. Biz sofrada oradan oraya kovalarken, yanından her geçişinde gözüne kestirdiği beyaz peynir kalıbından bir parça koparmaya çalıştı. Kovaladıkça sinek gibi geri gelip oramıza buramıza kondu. Parmağımızla dürttüğümüz halde gitmek istemedi. Çocukları epey eğlendirdi kahvaltıda. Böylece İnci'nin bıraktığı o efkar perdesi azıcık aralandı.
Boncuk başta arkadaşına epey seslendi ama baktı cevap gelmiyor sonrasında sofrada bizim yediklerimizden yiyebilmek için elinden gelen gayreti gösterdi. Özgür'ün krem peynir sürülü ekmeğine ayağını yapıştırdı. Biz sofrada oradan oraya kovalarken, yanından her geçişinde gözüne kestirdiği beyaz peynir kalıbından bir parça koparmaya çalıştı. Kovaladıkça sinek gibi geri gelip oramıza buramıza kondu. Parmağımızla dürttüğümüz halde gitmek istemedi. Çocukları epey eğlendirdi kahvaltıda. Böylece İnci'nin bıraktığı o efkar perdesi azıcık aralandı.
"Koca koca insanları toprağa veriyoruz da bu küçücük kuşun ne önemi var?" diyenler olabilir. O küçücük kuş, hayatın aslında ne kadar kırılgan ve değerli bir şey olduğunu, ölümünse sandığımızdan çok daha yakın olduğunu hatırlattı bize. Acıklı bir mesaj vererek gitti sessizce...
Üzüldüm Selen..:(
YanıtlaSilBizim de vardı bir Cancan Cicikuş'umuz.Ona hep bu şekilde adı ve soyadıyla hitap ederdik. :)
Vakit geçirmeden bir tane daha alın bari de Boncuk yalnız kalmasın...
Sağol Öykü, biz de çok üzüldük :( Boncuk'a arkadaş alacağız ama dişi kuş bulmakta çok zorlanmıştık öncekini de alırken. Bakalım yaşına uygun bir dişi daha bulabilecek miyiz...
YanıtlaSil