11 Kasım 2010 Perşembe

Hava güzel, hayat güzel

Bugün çok güzel bir gün. Havalar güzel gidiyor, çocuklar okuldayken, öğlen kahvemi balkonda içebiliyorum. Son zamanlarda hamile bir arkadaşım için bebek battaniyesi örüyordum. Battaniye bittiği halde uygun bir kenar motifi bulamadığımdan sürünüyordu örgü sepetimde. Geçen gün, Özgür'den gizli hazinemi, yünlerimi eşelerken, dolabın diplerinde hamileyken ördüğüm minik battaniyeyi buldum ve onun kenar motifini bu yeni ördüğüme uygulamaya karar verdim. Çok ta güzel oldu. Bitirince bir fotoğrafını koyarım meraklıları için.

Bu arada bir kaç gündür internette örgü motiflerine bakarken kendimi kaybediyorum. Galiba bu bitince bir tane de kendimize diz battaniyesi gibi birşey öreceğim. Malum bizim evin erkekleri televizyon karşısındaki koltukta uyumaya bayılıyorlar.

Bugün Carrefour'dan bunları aldım. Hepsini güzelce ekip mutfak penceresinin önüne koydum. Heyecanla bekliyorum bakalım ne zaman çıkacaklar. Ah bir de güneşli bir evim ve de kendime ait bir bahçem olsa neler yapacağımı ben biliyorum ama neyse, kısmet...

İzmir'de çiçeklerimin yanısıra koca bir saksıda da nanelerim vardı balkonumda. Nane, dereotu, fesleğen zaten en sevdiğim ve yemeklerimde sürekli kullandığım otlar. Ama ben şahsen maydonozdan nefret ederim, Özgür de nasıl olduysa bu konuda benimle hemfikir ki anlaştığımız yegane nokta da bu olabilir. Neyse ikimiz de maydonoz sevmediğimizden haliyle çocuklara yedirmek te aklıma gelmedi. Çünkü normalde marketten nane, dereotu yanısıra maydanoz da alıp dönen biri hiç olmadım. Hal böyle olunca çocukları maydonozla tanıştıran annem oldu. Hatta bir keresinde bizim ufak oğlan anneannesinin yaptığı maydonozlu köftelere bakıp şaşkınlıkla "Anneanne köfteye neden ıspanak koyduunn?" diye çığlığı basmıştı da annem çocuğumu hala maydonozla tanıştırmadığım için beni ayıplayarak oğluma "Onlar ıspanak değil, maydonoz evladım" dedi. Ben sanırım ağzımla kuş ta tutsam asla annem kadar becerikli ve hamarat olamayacağım. Onun için, markete gidince almak nasılsa hiç aklıma gelmediğinden, maydonozlarımı evde yetiştireyim bari de çocuklardan isteyen olursa yesin gönül rahatlığıyla dedim. Dolayısıyla inşallah bu mutfak bahçesi olayı iyi olur da ben de annemden birkaç artı puan toplarım.

Bir de son zamanlarda takip ettiğim bir blog sayesinde gaza gelip merdiven çıkmaya ve günde 2-2,5lt su içmeye başladım ve bir haftada 1,5 kilo vermişim bile. Çok mutlu oldum. Aynen devam edeceğim bakalım. Şimdilik sabahları çocukları bıraktıktan sonra beni eve kan ter içinde dönmüş görünce Özgür dalga geçiyor. Ama azimliyim devam edeceğim merdiven çıkmaya, hem birkaç kilo daha verirsem O'na dönüp kendi göbeğiyle dalga geçmesini söyleyebilirim.


Bu aralar okuduğum kitapsa işte bu. İyi başlamıştı ama şimdi biraz sıkıcı olmaya başladı, çakıldım kaldım. İnsan tad almayınca da okumaya devam etmek için içinde istek olmuyor doğal olarak. Bu yakınlarda bitirebilirsem okumaya değer mi değil mi söylerim size.

Şimdilik benden haberler bu kadar. Gidip balkonumda, yeni muftak bahçeme nazır kahvemin tadını çıkaracağım. :)

2 yorum:

  1. Aaa, bu yeşilliklerden ben de aldım geçen gün ama henüz dikmedim :)

    YanıtlaSil
  2. Ben ektim ekmesine de henüz tık yok, ufaklık her gün gidip bakıyor, heyecan doluyuz, bekliyoruz bakalım...

    YanıtlaSil