Bu aralar merak ettiğim bir sürü şey birikti. Biraz fazla hastalık odaklı gelirse, sinüzitime verin affedin.
Merak ediyorum insanlar sokakta neden kendileri kat kat giyinmişken yanlarındaki ufacık çocukların kısa kollu tişört ya da incecik bir sweat shirtle gezmesine göz yumuyorlar? Farkında olmadıklarından mı yoksa umrsamadıklarından mı? O küçük yavrucaklar hiç hastalanmıyorlar mı?
Ailedeki herkesin üzerine titredikleri halde kendileri hasta olunca neden anneleri kimse umursamaz? Sadece hapşırıp öksüren anneye acıyan gözlerle bakılır ve hapşırık ya da öksürük dinince hiçbir şey olmamış gibi hayat etrafınızda kaldığı yerden devam eder. Sizin hastalanmanızın etkisi bu kadar az mı olmalıdır çoluk çocuğunuzun üstünde?
Evdeki herkesten daha kötü görünürken, en çatlak ve kısık sese sahipken neden büyük oğlana telefonla doktor randevusu almak size kalır? Hele de sabah sabah telefondaki kadının kulağına cırladığınız için sesinizden ötürü özür dilemek neyin nesidir?
Kendinizi boşverip telaş içinde doktora taşıdığınız çocuğunuzun sandığınızın aksine idrar yolu enfeksiyonu ya da apandisit gibi ciddi bir şeyi olmadığını, sadece pipisindeki tahriş için doktor ve tahlillere 300 lira ödediğinizi öğrendiğiniz için mutlu mesut eve dönüp doktorun verdiği antiseptik ilacı içirmeye çalıştığınızda aynı çocuğun "O ilacı içmek istemiyorum anne hem tadı iğrenç hem de çişimi koyu yeşil yapıyor" demesi karşısında cinnet mi geçirmelidir? Çocuk mu hırpalanmalıdır? Yoksa sadece sakin kalmaya mı çalışılmalıdır?
Sinüzitinizden medeni şekilde ayrılmanın yolu nedir? Kendinizi günün birinde leblebi gibi muhtelif ilaçları içerken bulunca bunu artık yaşlanmaya başladığınıza mı yormak gerekir?
Merak ediyorum insanlar sokakta neden kendileri kat kat giyinmişken yanlarındaki ufacık çocukların kısa kollu tişört ya da incecik bir sweat shirtle gezmesine göz yumuyorlar? Farkında olmadıklarından mı yoksa umrsamadıklarından mı? O küçük yavrucaklar hiç hastalanmıyorlar mı?
Ailedeki herkesin üzerine titredikleri halde kendileri hasta olunca neden anneleri kimse umursamaz? Sadece hapşırıp öksüren anneye acıyan gözlerle bakılır ve hapşırık ya da öksürük dinince hiçbir şey olmamış gibi hayat etrafınızda kaldığı yerden devam eder. Sizin hastalanmanızın etkisi bu kadar az mı olmalıdır çoluk çocuğunuzun üstünde?
Evdeki herkesten daha kötü görünürken, en çatlak ve kısık sese sahipken neden büyük oğlana telefonla doktor randevusu almak size kalır? Hele de sabah sabah telefondaki kadının kulağına cırladığınız için sesinizden ötürü özür dilemek neyin nesidir?
Kendinizi boşverip telaş içinde doktora taşıdığınız çocuğunuzun sandığınızın aksine idrar yolu enfeksiyonu ya da apandisit gibi ciddi bir şeyi olmadığını, sadece pipisindeki tahriş için doktor ve tahlillere 300 lira ödediğinizi öğrendiğiniz için mutlu mesut eve dönüp doktorun verdiği antiseptik ilacı içirmeye çalıştığınızda aynı çocuğun "O ilacı içmek istemiyorum anne hem tadı iğrenç hem de çişimi koyu yeşil yapıyor" demesi karşısında cinnet mi geçirmelidir? Çocuk mu hırpalanmalıdır? Yoksa sadece sakin kalmaya mı çalışılmalıdır?
Sinüzitinizden medeni şekilde ayrılmanın yolu nedir? Kendinizi günün birinde leblebi gibi muhtelif ilaçları içerken bulunca bunu artık yaşlanmaya başladığınıza mı yormak gerekir?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder