Çocuklarla birbirimize sarılmış televizyon izlerken en sevdiğim şeylerden biri de, bazen elimi yakalarından içeri sokup avucumu çıplak göğüs kafeslerinin üzerine koymak. Nefes alıp verdiklerinde inip kalkan minyatür göğüs kafeslerini ve o ufacık göğüs kafeslerinin içinde atan minik kalplerini avucumun içinde hissetmek. Avucumun altında atan o minik kalpler benim için öyle tarif edilemez bir mutluluk ve huzur kaynağı ki, kelimelerle anlatamam.
Böyle anlarda o ufacık kalpleri ultrasonda ilk gördüğüm anları hatırlıyorum ve zamanın bu kadar hızlı avucumuzdan akıp gitmesine şaşırıyorum. İçim burkuluyor. Bebekliklerinde onların bana en çok ihtiyaçları olduğu zamanlarda, kendi salak bunalımlarımda kendimi kaybettiğim o günleri hatırlıyorum ve yüreğim sızlıyor. Asla kendimi affedemeyeceğim bu konuda sanırım. Ama en azından artık hayatın içindeki o özel anlara tutunmayı öğrendim. Bazı zamanlar oluyor, bana bakışları, kahkahaları ya da o çocukça sevinçle parlayan gözleri beni kendime getiriyor. O anı, Onların o zamanki görüntülerini, o anki duygularımı kafama, yüreğime kazımaya çalışıyorum. Öleceğim güne dek hatırlamak istediğim anları saçma sapan nedenlerle kaçırıp yeniden pişman olmaktan korktuğum içindir belki.
Ne kadar gurur verici olduğu tartışılır ama artık daha aklı başında bir anneyim sanırım. Keşke bir de zamanı geriye almayı becerebilseydim...
Böyle anlarda o ufacık kalpleri ultrasonda ilk gördüğüm anları hatırlıyorum ve zamanın bu kadar hızlı avucumuzdan akıp gitmesine şaşırıyorum. İçim burkuluyor. Bebekliklerinde onların bana en çok ihtiyaçları olduğu zamanlarda, kendi salak bunalımlarımda kendimi kaybettiğim o günleri hatırlıyorum ve yüreğim sızlıyor. Asla kendimi affedemeyeceğim bu konuda sanırım. Ama en azından artık hayatın içindeki o özel anlara tutunmayı öğrendim. Bazı zamanlar oluyor, bana bakışları, kahkahaları ya da o çocukça sevinçle parlayan gözleri beni kendime getiriyor. O anı, Onların o zamanki görüntülerini, o anki duygularımı kafama, yüreğime kazımaya çalışıyorum. Öleceğim güne dek hatırlamak istediğim anları saçma sapan nedenlerle kaçırıp yeniden pişman olmaktan korktuğum içindir belki.
Ne kadar gurur verici olduğu tartışılır ama artık daha aklı başında bir anneyim sanırım. Keşke bir de zamanı geriye almayı becerebilseydim...
Sen hakikatli bir annesin. Keşke babalar da böyle duyarlı olabilseler. Ben de dahil olmak üzere..
YanıtlaSilBu yazdiklariniz bana kendimi hatirlatti.Salak bunalimlarimi ve gelecekle ilgili kaygilarimi da.Sanki beni uyarmak icin yazmissiniz bu yaziyi.Tesekkürler bunun icin.
YanıtlaSilVe iyi ki ziyaret etmissiniz beni yoksa nasil okurdum sizi.
Bir de bunlari düsünüp hüzünlenen yumusak kalbiniz, evlatlarinizi sarip sarmalarken affetmelidir kendinizi de onlarin sevgisinden aldiginiz gücle.Ziyan etmeyip kullaniniz bu gücü.
Sevgiler...
Profösör, ebeveynliği zamanla ve tecrübeyle öğreniyoruz diyelim. Malum, ortada bir çocuk olmadan anne-baba olunmuyor. :)
YanıtlaSilKitty, pişmanlıklarımı buraya yazmanın birilerine ufacık ta olsa bir faydası olabileceğini duymak inanın beni çok mutlu eder. Ben teşekkür ederim bunun için. Kendimi affetme konusu üzerinde çalışıyorum hala.
Sık sık ziyaret ediyorum sizi, her seferinde daha mutlu, neşeli bir ruh hali ile yazılmış yazılar görmeyi ümit ederek..
Sevgiler :)